Aynı şehrin bir başka köşesi hazin yalnızlığımız
Dipsiz kuyularda uçurtma uçuruyor çocuklar
Evcilik telaşında örgülü saçlı kızlar
Ve şehirlerde inadına özlem
Yanık sesli bir türkücü radyoda
Arkası yarından önceki telaşlar
Önce kendine verilmiş sözlerin ülkesiydi gezdiğimiz
Hüznün paylaşılmamış sularıydı kürekler çektiğimiz
Tozlu yollarda sabırla yürür, aşkın izlerini bırakırdık
Hafızası yitik yüreklerdik, koyu gölgelerimizi izlerdik.
Kaç şafak söktü bu zemherilerle donatılı aşk şehrinde
Nice kuşları havalandırdık dilimizdeki aşk şarkılarıyla
Yüreğimdeki sevdayla, içimdeki dualarla seni bekledim
Varlığının tüm metruk istasyonlarında artık bilmeceyim.
Zifiri karanlıklarıma ağlıyorum şimdi. Açılan hiçbir eli boş çevirmeyen, çaresizlere güneş, kimliksizlere eş, arzusuzlara bir teselli gibi kendimi aşkının zirvelerine taşımıştım. Her mısramın beni küle çevireceğini, her çaresizliğimin sırtıma bir hamut gibi vurulacağını bilememişim. Gözlerimde beni görmüş, tutulmuşluğun kırışıklıklarında bir geliş şarkısıyla bulmuştuk birbirimizi.
Muammalarla örülü bir sevgi sarayıydı ördüğümüz, yıkıldık
Deli hasretler hırpaladı sevdamızı, kaynağı başından kuruttuk
Yüreğimizdeki asi basınçlarla kanıyor ellerimiz ve yüreğimiz
Biz bu aşkın rotasını hiç bilinmeyen, gidilmeyen adalara kırdık
Duvarlarıma sevdanın ağıtını sıvıyorum yakamozlar denizlerimden çekildiği zaman. Yitirilen, bir öfkeyle hurdaya atılan aşkımın kristal kavanozlarını kırdım, ufkumun en uç noktalarına yolculuğa çıktım ben. Gömütlüklerime bomboş odalarımdan götürecek resimlerin kalmadı ki, götüreyim. Çalılıklarının, yabani şiir ağaçlarının ışıklı neonlarında bir başına salınarak yürümeyi de öğreneceksin gözlerinin nehirleri ülkeme ulaştığında.
Hangi yazgının ilençli ceplerinde taşınır aşk!
Yokluk yazgılı o mor dağlara taşınır hüzün
Hicran korkulu masalların cehennem ateşi
Susacaksan, mağrurluğu kaldır gözlerinden
Hangi yokluk doyurur okşanmamış usumu
Mevsimler üşüyor parmaklarımda, yoksun
Coşkulu bir keman yayı sarılacak
Sen gelince korkuların çevrelediği lir yüreğine
Bulutlar ülkesinin düş damarlarına tutunacak kolların
En dingin duldasında ömrün, şarkılar serenada duracak
Kavuşmayan parmaklarımızın birbirine sus/kun kelepçeleriyle
Sen’li düşlerimin harman savrukluğunda her gün binlere katlanıyorsun yüreğimde sen
Her gün sevdalı ruhumda sevgiyle dönerek, yeni yıldızlara, gezegenlere dönüşüyorsun.
Sen terimde tuz, tenimde kırbaç, hayallerimdeki düş, çocuk ruhumda gülüş, uğruna ölüşsün
Gözlerindeki gökyüzü, yüreğindeki evren ve ellerindeki güvenle geçerim tüm dikenli yolları.
Binlerce çiçeğin fışkına durduğu bir mevsimde çalmıştın kapımı sevinçli merhabalarınla. Sevgiye yüreğimizi açıp, şu durmadan dönen yeryüzünden antik düşler sunmuştuk birbirimize. Koparıp koparıp attığımız sevdalarımız, ezilmiş bir gül bahçesinin üzerinden yürüyüşlerimiz, yıllardır bulamadığımız sevgilerimiz ve tutkunu olduğumuz aşk’la düşmüştük birbirimizin atlasına. Mutluluktan bir gemi yaparak bir çırpıda, yelkenlerini sözcüklerle donatarak çıkmıştık sevdanın gizemli adalarına.
Kelimelerimden sızan bir ışık ararken
Örselenmiş yüreğimden kan sızar
Sana olan rüzgarı dinmez şiirimin
Dolanır içinde bir gökkuşağı gibi
Tanrıların denize dökülen gözleri, gülüşünün mavi ahengi ve bitip tükenmez şarkılarınla bir lahit gibi kapatıyorsun yüreğini. Yağmurlar yağarken ülkeme, ürkünç ve dipsiz taşlıklarda buluyorum sen susunca kendimi.
Yüzümün önünde bir yüz gölgesi
Güvertede tuzlu ve arsız düş artığı
İnancım kıyımlarda duruşum asi
Yontularım ipotekli gelin yazması
Rüzgar öpmüş meme uçlarından




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.