Kelimelerimden sızan bir ışık ararken
Örselenmiş yüreğimden kan sızar
Sana olan rüzgarı dinmez şiirimin
Dolanır içinde bir gökkuşağı gibi
Tanrıların denize dökülen gözleri, gülüşünün mavi ahengi ve bitip tükenmez şarkılarınla bir lahit gibi kapatıyorsun yüreğini. Yağmurlar yağarken ülkeme, ürkünç ve dipsiz taşlıklarda buluyorum sen susunca kendimi.
Sen’li düşlerimin harman savrukluğunda her gün binlere katlanıyorsun yüreğimde sen
Her gün sevdalı ruhumda sevgiyle dönerek, yeni yıldızlara, gezegenlere dönüşüyorsun.
Sen terimde tuz, tenimde kırbaç, hayallerimdeki düş, çocuk ruhumda gülüş, uğruna ölüşsün
Gözlerindeki gökyüzü, yüreğindeki evren ve ellerindeki güvenle geçerim tüm dikenli yolları.
Binlerce çiçeğin fışkına durduğu bir mevsimde çalmıştın kapımı sevinçli merhabalarınla. Sevgiye yüreğimizi açıp, şu durmadan dönen yeryüzünden antik düşler sunmuştuk birbirimize. Koparıp koparıp attığımız sevdalarımız, ezilmiş bir gül bahçesinin üzerinden yürüyüşlerimiz, yıllardır bulamadığımız sevgilerimiz ve tutkunu olduğumuz aşk’la düşmüştük birbirimizin atlasına. Mutluluktan bir gemi yaparak bir çırpıda, yelkenlerini sözcüklerle donatarak çıkmıştık sevdanın gizemli adalarına.
Sesimin çığlığına tutunarak sokuldum dudağına
Unutulmuş sarılışların iç ağrısıydı arzulu öpüşün
Hangi soruydu unuttum, hangi kelepçedeydi aşk!
İhtişamı tükenmiş derelerde korkusuzdu düşümüz
Firari arzuların çılgın geminde anı kurşuna dizdik
Ruhumdaki saklanma odalarına vurdu kış güneşi
Kuşkulu hançerlerin kabzası yüreğimi deldi geçti
Dönek sevda devrindeyim, avucumda ter tükendi
Eflatun bir gök altındayım, hüznün şiirleri bitmedi.
Yüreğimin korsan harflerinden aşkı yazdım
Sustu nicedir yüreğimin arsız ulumaları
Yangın ağrıları var hüznün ormanlarında
Günlüğümün kavanozuna saklanmış rüzgâr
Ruhuma hazin bir yalnızlık nidası üşüşüyor.
Sensizliğin mevsiminde harfler üşüyor ellerimde
Aşktan artan anların rahmetiyle gümbürdüyor gök
Ezilmiş bir karınca yuvasını arıyor tozlu toprakta
Küflü kadehte içki hazin bir ayrılığın sırrını gizliyor
Mecalsiz sevilerin limanında bir kadın beni arardı.
Bir gün, mavi bir iklime taşınır senin de bedenin
Bir yaşamak türküsü büyür üzünçlü dudağında
Haylaz bir cenin/ce umutlanıyorum
Sürahide su/bardakta yanık dudak
Karanlık kanımda üşümüş lamba
Sokuluyorum kendime kırıtarak
Çarşafta bir beden umutları lal
Kendi sesimin tınılarından ayrılık işlerim gergefime
İmgelerime düşer düşlerin gelinliğini giyen bir kız
Şölenler kurulur, kadehler kırılır, öpüşlere düşerim
Bir şiir olurum en çok, yanardağ gözlerinde kalırım.
Vuslatın çıraları yanınca cemreler aya vurgun düşer
‘Öfkeli bir kalabalık oluruz bir gün, sığmaz hıncımız alanlara, soylu bir yumruk olur ineriz soysuzların kimliksiz çabalarına’…
Şahin olup yurdumun dağlarında dolaştım dün gece
Meçhul yarınlarımızın kara yazgılarını izledim sessizce
Gaziler feryattaydı, sürdüm şehit kanlarını göğsüme
Yanağımda kutsal yaş, kanlı toprağı sürdüm gövdeme




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.