Bu sevdanın deli sularından çatlasa da sarnıçlarım, bozulsa da yapılarım, sularını emecek suskun sessizliğim.
Ekmeğimden düşürdüğüm lokmaları serçeler kapar, fırtınalar azdırır denizlerimi ve içimde bir yunus ağlar.
Ruhumun talanlarında teninin yanıklarını görür, sarhoş kelimelerim başını döndürmesin diye kendi kanatlarımı okşarım
Sözlerinin kilometrelerinde ben yiter, teşekkür çiçeklerinin bahçelerinde sallanır, yalnız seninle tamlanırım.
Günahkâr sarılışların şafak esneyişleriyle sarılınca gövdeme
Sessizliğin göletlerine düşer avuçların, su yıldızlara uzanır
Derinlerdeki mezarlara güneşin ısısı değer, bulutlar kızarır
Titrek gönlünün rüzgârına tutunan yüreğim kahkahayla güler.
Sessizlik sularını yarıyor ruhum, dönence iklimlerde ellerini arıyorum
Bir yangın çığlığı bedenimde, titrek alevlerle bana gelişini bekliyorum
Aşkı sürdüm devasız tenime, sıtmalı bir yatakta sensizliği düşlüyorum
Gönlüm alıştı gelgitlere, kaçtıkça senden sevda ateşlerinde yanıyorum
font face='Book Antiqua' font size='4 pt' color='black'
Katlanmış bir ruhlayım, çoğul acılar büzüyor dudaklarımı
Kaygılı zemherilerin stokları eziyor üşümüş parmaklarımı
Gecem yitirmiş kıvılcımını, beklerken ben onulmaz harımı
Feryadım figan olur, unutulmuş bir köşede dinlerim efkarımı.
Esmer ellerinin büyüsüyle tırmanıp çıktım yüreğinin sarsıntı tepelerine
Yangınlarımızdan çıkardığımız yüreklerimiz vermedi mi kendini ele?
Baş kaldıran sözcüklerimizle girmedik mi bu tutkunun ve sevincin tünellerine?
İmgelerin kurtarılmış bölgelerinden ulaşmadık mı terimizin aktığı menzillere?
Beni yakan, yıkan, tarumar eden fırtınalar,
Sustukça dilimi kaybettiğim nice mevsimler,
Yıllardır karlar içinde üşüdüğüm kara kışlar
Bitti, bitti artık ömrümü yiyip bitiren aşklar...
Yalan düşler içindeki savrukluğunu gizle yüreğine. İçindeki yaban atlarını sal ülkenin bozkırlarına. Gözlerine çektiğin sürmeler gün olur boğarlar seni. Korku labirentlerinden geçmekten vazgeç artık. Yıllardır güftesiz bir şarkı gibi mırıldandım seni. Yıllardır yalandan kurduğun dağlara tırmandım bıkmadan.
Şimdi koptuk biz ve bir öyküyü yarım bıraktık
Hazin bir türküydü dilimizdeki, susturulduk.
Gocunduğumuz bir bakıştı yaşadığımız sevda
Bu yüce sevdanın duraklarında öksüz kaldık.
Bedeninin alevlerini süzüyorum uzaktan. Dizkapaklarından yukarılara tırmanıyor ellerim hoyrat. Bir kızıl ikindisi kavuruyor bedenimi, yüreğimin alevine karışarak. Kendimden millerce yıl uzakta, sana bir nefes kadar yakınken ben, soluğun yakıyor ellerimi tutuşuyorum. Bir volkan, ardından bir volkan daha patlıyor ihtiras düğmelerini dağıtarak. Yavaşça düşüyorsun yer yatağına çığlıklarına aldırmayarak.
Bütün düşlerimin, bütün sessizliklerimin hayalsizliklerinde
Sana en çok yüreğimdeki yorgun adamı, sevdayı sundum
Her sevda dağınık kalkar yatağından, toplamaz yer yatağını
Yarınsızlığımın kilometrelerinde yalnızım, yokum artık…
Gönlümdeki bütün alemlerin satır aralarına sıkıştırdım seni kadeh kadeh. Raksınla yuvarlandım, sevdanla havalandım, tefinle şenlendim. Öyle bir alemdeydim ki sensiz, ne yenilendim, ne efelendim. Alkoller bile yetmedi seni anlatmaya gülüm, ben tanrıdan hiç bilinmemiş, hiç söylenmemiş kainat ötesi, yıldız öfkesi sözler dilendim. Bu gece beni son kez düşün ve son kez yargıla sevdam, yarınım yok, yarınım kayıp artık.
niçin hazin bir unutuluşla
hüzünlerle eğiliriz geceye
ya da, bir çığlıkla yalanlara
sürmeler çekeriz özenle? ..
kendimi ellerine bırakınca
Bir sır yumağını okşuyor seni seven yüreğim
Çelik sabrımın alaca şafağında kırık bir güneş
Her sabah senli notlar iliştiriyorum günlüğüme
Sevginin karmaşık kirmenini çeviriyor aşklar.
Parçalanmış uykuların sorgusuz ormanındayım




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.