Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin



Coşkulu bir keman yayı sarılacak
Sen gelince korkuların çevrelediği lir yüreğine
Bulutlar ülkesinin düş damarlarına tutunacak kolların
En dingin duldasında ömrün, şarkılar serenada duracak

Devamını Oku
Selahattin Yetgin






Kavuşmayan parmaklarımızın birbirine sus/kun kelepçeleriyle

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Hangi yazgının ilençli ceplerinde taşınır aşk!
Yokluk yazgılı o mor dağlara taşınır hüzün
Hicran korkulu masalların cehennem ateşi
Susacaksan, mağrurluğu kaldır gözlerinden
Hangi yokluk doyurur okşanmamış usumu
Mevsimler üşüyor parmaklarımda, yoksun

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yüzümün önünde bir yüz gölgesi
Güvertede tuzlu ve arsız düş artığı
İnancım kıyımlarda duruşum asi
Yontularım ipotekli gelin yazması

Rüzgar öpmüş meme uçlarından

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sustukça imgem oluyorsun, gökçül gözlerin içimde
Aşk, dudaklarınla çizdiğin resim, eflatun bir gecede
Hançer özlemin sokulur günün ilk ışıklarıyla bedenime
Avuçlarımdaki yaşam suyumsun, şafaklar söker gözlerinde.

Saçlarına gün batımları dökülünce başlardı bende özlemin. Avuçlarındaki iyot kokularını şakaklarıma hapsederek kalabalık insan gürültüsüne dalardım, sen bir vapur güvertesinde aşkla denizi izlerken. Bir martı getirirdi kokunu sonra, adımlarım geri geri giderdi. Şiir gözlerini gizlerdim içime, gecenin karanlığını serkeş geçerdim. Yanardı avuçlarım, hissederdim yeniden yüreğini ve işte o an sana olan ölümsüz sevgimi düşlerdim.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Çığlığımın nefesine sarılıyorum rüzgârın kesilince
Geçimsiz bir düşünüşün tel örgülerini aşıyorum
Gülümsemeye muhtaç yaralarımın merceğinde
Bir çocuğun yumuk ellerinde tutunuyorum aşka

Korkum yoktur yar kendi içimde kaybolmaktan

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Uykusuz bir gecenin artığı gözlerimde
İlgisiz bir vazoda üşümüş güllerim
An/lar dertleşecek birilerini arıyor
Gücüm kalmamış kendimle savaşmaya.

Çaresiz bir doku/nuş yüreğimin avatarında

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sevdanın ruletini çevirdikçe kaybetmeyi de göze alacaksın
Umut karelerine saklandıkça özlemine isimler arayacaksın
Hıçkırıklarını taşıyan raylara umutlarını yükleyip gecelerde
Göklere saldığın kuşları bekleyeceksin yüreğinin bereleriyle

İnancımı yüreğimin rutubetli girdaplarına salıp yaşamaya çalıştım yıllarca. Nice sabahlar doğdu üzerime. Nice aydınlıkları içime süzdüm, gelecek sevinçli günler için. Susuşlarımı kuş sürülerinin arasına saldım çoğu kez. Günaydın dedim sensiz, nice nice mevsimlere. Vedalar geldi soframa, aydınlık umduğum sabahlarda.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

İnsan, bazen çılgın bir ışık yılına ışınlanmak ister
Gövdesindeki kırık ışıltıları da oraya götürmeyi diler
Bir yansıma eksiktir kimi yüreğinde, belki de avunma
Çok sesli bir yakarıyla asırlar öncesini yaşamak ister

Sorgulu elim sendelerin kıraç alanıdır oysa şu hayat

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Çiçekli dallarıma da düştü sonunda kar. Karmakarışık sevdalarımın bedelini ödemek sırası geldi işte. Kaçışlarımın yorgunluğu belirdi bedenimde. Ellerim benim değil, gözlerim eskisi gibi her gülen yüze aldanıcı değil. Ayaklarım inat ediyor yalancı sevgilere yürümeye. Yüreğim, ah o yüreğim yokmu ya? . O olmasa her şey ne kolay olurdu. Ne kolay olurdu, herşeye razı olup yaşamak.
Kaçıyorum senden. Senden ve sevdandan. Kahırlı şarkılara adadım kendimi. Onlarla günümü gün ediyor, ağıtlarla sensizlik dağlarında ayine duruyorum. Nereye kadar gideceğimi bilmesem de, gözlerinden kaçmak bile güzel. Senin acılarını da katıp yüreğime, seninle, ama sensizliğe koşar adım kaçmak öylesine güzel ki, bunu bir yüreğim bilir, bir tek o yaşar o duyguları.
Seni, benim gibi kaçmak istediğin sevdalarından koparıp almıştım. Limanımın kapılarını ardına kadar açıp, seninle fırtınalara göğüs germiştik. Midye gizemli sevdalardan fal tutmuştuk. Sen seviyor'dan başlardın, ben sevmiyor'dan. Sana sevmiyor çıktı, bana seviyor. Şaşkınlığımızı yüreğimize gömdük. Zaman tünellerinde yuvarlanırken, yüreğimizdeki eski aşkların küllerini yeniden eşeledik. Sen gururunu koydun bir kenara, ben yalancı aşklarımı.
Karlar üzerinde yuvarlandık bir zaman seninle. Ellerimizin sıcaklığı ile yüreklerimizi ısıttık. Sen kaçtın ellerimden, ben de gözlerinden. Sen kaçarken gözlerimi seçtin, bende ellerini. Gözlerimiz ve ellerimizle yorgun akşamları çağırdık korku labirentlerinden. Zaman tünellerine dalıp saklambaç oynadık seninle. Sen ebe oldun, ben saklanan. Ben saklandığım yerden ebe oldum, kapattım gözlerimi, sen saklandın yüreğimden, gözlerimden, ellerimden.
Sabır ilmekleri attım yüreğime sonra. En zor hangisi ise onu seçtim. Gül bahçelerine sakladım onları. Karanfilleri severdin sen en çok, ben kır çiçeklerini. Sen dağlara güller ektin, ben yüreğine kır çiçekleri. Günlerce solmasınlar diye azmı bekledik onları. Gözyaşlarımızı bile göstermedik. Çevremize yalancı gülücükler ektik, savrulduk zamanın korkutan saniyelerinde. Gizli umutlar büyümedi, soldular bir bir, tükendiler onlarda, sevdamız gibi.
Olmadı işte. Olamazdı. Bunu sende biliyordun, bende. Kimseleri takmazdık sevmeye çalışırken birbirimizi. Korkularımızı severdik en çok. O korkuların kucağında yaşayamazdık. Korktuk ve koptuk birbirimizden. Yüreğimdeki isyanları bir ben bilirim, bir de Allah.

Devamını Oku