Parçalanmış bir mevsim buğusu yakıyor genzimi
Köpükler sarınıyorum ah paslanmış hücrelerime
Şehirler yokluğunun hicranlı kaygılarını gizliyor
Aşk kıvılcımlarının kör ettiği gözüm çok acıyor.
Her gece, kızılca kıyametler kopuyor ruhumda
Nicedir kahırlı gönlümde ayyaş bir şarkı
Tenhalara sürülmüş düşünüşlerleyim
Yüreğimde sureti sararmış resimler
Yalnızlık sığınaklarında dilim öksüz
Hüznün kapılarını çarpıyor rüzgâr
Avuçlarım sıvasız odalar gibi çatlak
Korkak bir gün sızıntısı var ellerimin çizgilerinde
Ruhum tavsız bir gecenin girdabında çelişkide
Bedenimin suyunu tutuştururken ah ellerin
Aykırı bir sevdanın gitme/kal arifesindeyim
Kendi haremin ıssız yurdunda aşk arıyorum
Yaşadığımız masal deryasında büyülü anlatılarımızın adını bizden sonrakiler koysun
Dualarla, dileklerle yola çıkan bu hayat gemisinin kamarasındaki asil forsalarız biz
Küreğimiz acılardan ve aşktan yontulmuş, insansız ve sevgisiz adalardır rotamız
Umudumuzun çürümüş bağlarında eski yüzlü, ürkünç hatıralardır korktuğumuz
Sarı başakları ıslatırken terimiz, aynı yürekle, aynı taslarla içeriz sevgi meyimizi biz. Yalnızlık çok eski bir oyun, biraz da düşler tarlasıdır aslında, acının kandiliyle beslenir. İncir sütü öpüşlerin, bal gözesi dudakların olmasa diner mi sızım, biter mi yalnızlığım? . Seninle, yüreğime sürdüğün büyüyle biriktirdiğim ne çok sözlerim var oysa. İpek kumaşlara adını yazsam yetmez, en uç denizlere kelimelerimi serpsem bu yürek yetinmez. Kuğu duruşlarınla, esmer yüreğinle, bu kalbe dokunuşların bilirim ki hiç bitmez.
Dudaklarım kuruyunca gelgitlerinden, sığınırım yurdunun bakir ovacıklarına
Ayaklarımın çile yumakları bedenime dolanınca seni anlatan bir dize olurum.
Kimi paylarsın haylaz yüreğimi, kimi ozan yüreğinle azarlarsın sözcüklerimi
Gecelerin kapsül uçlarında sorgularsın içimde infilak eden nice sevdalarımı.
Sancısız kederlerimizin ara taksiminde çaresiz bir tufan bozgunudur inanılmamışlıklar. Kolay sorulardan zor yanıtlar, zor sorulardan kolay anlatımlardır belki de yaşam. Uçurtmaların insan ellerinden kurtulduğu çocuksu düşlerde, nedensiz bir ruh sorgusudur özlemin dillerden gözlere dökülüşü. El ele tutuşup uzaklara, kilometrelerin sona dayandığı yerlere varmak, oralardan gerilere dönmemeyi istemektir acılara ve sevinçlere tutunmak.
Gülün yanında kan olur çoğu zaman,
Bir şafak vakti sürünerek aşarım dağları
Nasırlı ellerimle okşarım kınalı saçlarını.
Yaralarımı pazen bir geceliğe sarar,
içimdeki fırtınayı zincirlere bağlarım.
Kendim kurdum dünyamı
Çocuk ellerimde katran nasır
Bakmayın siz
Böyle gölgesiz yürüdüğüme.
Nice kör sabahlarda,
Gölgeler yürüdü peşim sıra,
Yürüdüğümüz ince çizgilerin sonu gelince
Hüznüme kahırlı bakışlar attım yeniden
Aşk'mış, sevdaymış, ölümüne sevmekmiş
Hepsi yağmurdan sonra açan güneşmiş...
Tanrılara adanmış yemyeşil adaları görüyorum gözlerine bakınca. Gülün en harikasını yaratıp yüreğimde, küçücük, renksiz, görkemsiz çiçekleri atmak istiyorum içimden. Güzelliğin, içimin ateşinde büyüyen, şiirlerime dökülen bir ışık huzmesi gibi sarıyor etrafımı. Her sabah günaydın diyorum güzel ve çirkin her şeye.
Tütün bakışlarının göğsünde uyurdum seviye
Adresi yitik caddelerde sorgulardık biz zamanı
Yakamda susuz bir gülücüktü ışıltılı bakışların
Eldesiz dünlerin hicaz aynalarında aşkı izlerdim
Gül açardı tenimizde, yorgun bakışlarımız mağrur
Tüm renklerin olgunlaşmış kavuşmalarında
Yaslayıp başımı sevdanın kırılmış omzuna




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.