Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Nicedir gönlümün hüzün ovalarında yağmurları bekliyorum
Fırtına öncesi bir suskunluk var avuçlarımın atar damarında
Ve sen kendi savaşımla benliğimi baş başa bırakan bir aşksın
İçten bir gülüşün tablosu sallanıyor aşkın yoksul duvarlarında.

Ruhumun yatay aynalarında sevdanın romanını okuyor bir kadın

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Çarşaf yırtığı gözlerinde aramak seni
Kuşkucu çocuklar gibi düşlerine gizlenip
Yüzünün yakınında ürkek bir düşünüşçe
Seni aramak yanık zaman türkülerinde
Sığınmak kuşluk gözlerine, ürkekçe
Tünemek asil yüreğinin gizlilerine

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kangren gönlümdeki efsundur kokun, uzak limanlarda beni beklerken aşk
Gölgesiz düşünüşlerimin yağmursuz ormanıdır yaşamak, kanatır yokluğun
Kısacık anların yelesinde yüreğim üşüyor, biçare sığınağım olur yar öpüşün
Hüzünlü çehreyim sana, seni düşündükçe vedalar yüreğimi uzaklara götürür

Adına hasret denilen tutkuların penceresinde aşk yolumu gözleyen bir kaçak, özlem dumanlı gözlerinde hırpalanmış bir yıldız alacası, yorgun yüreğimde bekleyişlerin delirmiş sancısı. Umut yanık ovalar gibi yağmurları bekler, seven göğsümden fırlarken sonsuzluğa kavuşmanın yalın duası. Gecemin yakasında kokun var gülüm, sabret çıkacak elbet bu kahırlı günlerin de yasası.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

İncecik bileklerinden damlayan terli andı vakit
Aşk soluksuz kavrayışların dilaltındaki pastildi
Soğuktu utangaçlığın, yalancı masaldı aklındaki
Üşümüş bir yaprak gibiydi gövdendeki diri laleler
Eskimiş vapurlar geçiyordu kasvetli bakışlarından

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Aşina bir şiirim sana, kanayan yerlerimde sen varsın
Dilerim ki, gözlerin çiviliyken ruhuma, zaman aksın
Kaç bahar varsa ömrümde, sensiz olacaksa uğramasın
Çırılçıplak gel gecelerime, o an isterse, kıyamet kopsun

Sular çarpınca yüzüne göz kapaklarını aralarsın düşünüşlerin. Soruları raflara dizer, yüreğinin bağlarından koruk üzümler toplamaya çıkarsın. Her sabah taze umutların güneşiyle ışır yeryüzü, her gün devrilimiyle hüzün istila eder anlayacağın yüzü. Sevdanın ayrık otlarıyla yeşillenen bahçelerde mevsimlerin ruleti hep fesat yüreklerde estirir güzü.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Ters bir rüzgâr sokulur az sonra yüreğimden içeri, arar yosun gözlerini
Unutuluşun şarkılarıyla kükrer için, süpürür çöpçüler yitmiş düşlerini
Gıcırdar aşkın köhnemiş kapıları, haylaz bir özleme dönerim yönümü
Kıymıklara karışıp denizlere açılırım, aşka adarım şu yorgun ömrümü.

Kırık bir rüzgâr sızar birazdan yüreğine, sarar bir ürpertiyle bedenini

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Çatal bir yol ayrımında rastladı azrail’e,
Kesildi Kıvırcık Ali’nin birden özü sözü
‘Gül tükendi, ben tükendim,’ gönül öksüz
Şafak sökecekti birazdan, türküler durdu.

Uzun geceden çıkmış, yorgundu ruhu

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Farklı bir yüreğin sevecen sarnıçlarında konukla beni
Ufuk çizgileriyle donat seven yüreğimin kafeslerini
Takma, ne sözün ülkesini, ne de gözyaşının zerresini
Dünlerini geri getirmez anılar, yıpratmasın acılar seni
Yarın hep olacak unutma, kır paslanmış tüm saatlerini
Aşk ki, eninde sonunda ıslatacak kurumuş kirpiklerini.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Hüznü parçalanmış kırlangıçlar gibi,
Gülümsercesine yaşamak şu hayatı,
Yıkık duvarlarıma çamur taşır kuşlar,
Aşk çok derindir, asla onarılmaz.

Oynar durursun yüreğimde durmazsın,

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sana kurulmuş saatlerin zembereğine yağmur düştü, ıslandı anılar
Yasaklı günlerin prangaları eskidi gülüm yokluğunda, neredesin yar
Hicran yüklü gemilerimiz fırtınaya tutuldu, alabora oldu bak aşklar
Bir masal artığı oldu aşkı sensiz yaşamak, tükeniyor yârim umutlar

Suskun günlerin özlem kokulu yastıklarına düşünce yalnızlığın gölgesi, biz ağrılı parçalara verirdik tüm dikkatimizi. İçli dalgalar çarpardı içimizin tortulu kayalarına, umarsız bilmecelerde kaybolarak uzaklara gideriz ve çekip giden günlerin arkasından sessiz ağrılarla el sallarız. Yorgun geceler kalır karanlık içimizi yakarken ve dudaklarımızdaki özlem isimsiz bir şarkının adıdır, sular kayar gövdemizden ve işte o an bir ateş avuçlarımızdaki kabullenişin tortulu anahtarıdır.

Devamını Oku