Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin





Her sabaha dünden kalan asi bir sarhoşluğun mahmurluğuyla uyanırım sana
Yüreğinin perdelerini açarak sevdanın en renkli entarilerini giydirirsin bana

Devamını Oku
Selahattin Yetgin





Işıklarla çevrili bir kule gülümsüyor geceme
Hayat sularıyla yıkanıyor gönlümün isli saçağı

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Hüzünlerin sarı odalarında umarsız masalların kitaplarını okuyorum
Serüvenler sürdüm dudaklarıma, aşkın yeşil ovalarından geçiyorum
Yangınlar büyüyor ruhumda, sarhoş nidalarla kendimi avutuyorum
Sevinçlerin denizlerine ay düşmüş, ben yakamozlarla sevişiyorum

Hercai düşünüşlerin kutup yıldızına uzattıkça bizler avuçlarımızı kayıp bir dest/anın iç sesi vurur kıyılarımıza, derin bir ırmak alabora olmuş aşkları s/aklarken koynunda. Oysa ardından baktığımız, hıçkırıklara boğulduğumuz sevda sızılarının yangınları yamandır, bütün düşlerin yanakları al al olunca içimizdeki o al/az şarkılar kanayan bir düş yumağıdır. Tutuşur gönlümüz, göğsümüzdeki enginlere sıçrar yaşayamadıklarımız ve dudaklarımızdaki titreyişler kaybolan anların sarhoş nidaları gibidir.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Deli savaklara sarılıyor bedenim her gece, ölümcül bir sevda sızısı var göğsümde
Çıkrığımın kanadı kırıktır aşktan, vurgun kelimeler biriktiriyorum şu ozan gönlümde
Sürtünür ruhumun azgın sarmaşıkları, bir çığlık gibi dolanırlar kifayetsiz ömrüme
Okşar usumu anılar, sarar gecemi yangınlar, müptela bir sevda götürürken ölüme

Yakınmasız bir ömrün duraksız sığınaklarında güneş yakar yüreğimizin ilmeklerini, an sevimiz olur. İçsel nidaların kayıp krallıklarından soylu resim çıkarır simyacılar, sonsuzluk ruhumuzda zamansız yanan meşale olur. Her dokunuşun miadı inadına eskidir, kapımızdaki rüzgâr bir gün yüreğimizi teğet geçerek ellerimizi üşüten yel olur.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

O ılıman iklimli vakitlerin penceresinde hercai unutulmuşluklar zemherisini içer aşk, ufku tırnaklarıyla okşarken…
O sığ denizlerin kayıp medeniyetlerinde bir sebep ararız bu kahredici yolculuğa ve yalnızlığımıza, vakit düşünüş olur…
O kekre mevsimlerin yanaklarından içsel sevilerimiz akar, yosunlarla çevrili bu sevda denizinde sancımız sabrımız olur...
O raflarda gününü bekleyen gönül davalarımızın kararsız dudağından dökülen asil sözdür aşk, sevdikçe kahrımız olur…

Çoğul bekleyişler sürmüş ellerine bir kız. Ufuk çizgilerini birbirine ekleyerek, mağrur bekleyişlerin mor iksirlerini bir dikişte içerek ve umudun o hazin resmini aşkın kalemiyle çizerek. En koyu karanlıkları, en enlemsiz çarpıları ve ezberi bozulmuş pişmanlıkları birbirine çarptığın zaman şafakları çağıran o soylu sorguyu istemektir aşk, yanı başımda. Işıltılarla biçimlenen bir güneşin, ışıklarla harmanlanan bir gülüşün içinden süzülerek bana geliyordun, ben dudağımdaki sevgi sözcükleriyle yokluğuna içerken.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Ruhumun gökyüzüne sabrın döşeğini sererim usuma sarılınca
Uğranmamış kervansaraylarım göçer, yollarını eşkıyalar basınca
Üzgün dudaklarımda bir türküsün, yıldızlara sır veririm uluorta
Bakışları yasemin kokar bir kadının, aşkı ve sevdayı konuşunca.

Ağlama sabırsız gökyüzüm, yağmurlar baladında ıslanırsan üşürsün

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yorgun bir ırmak gibi yüzüyorum kendi içimde
Amonyak ve sidik kokulu sularda bitkin kulaçlar
Anıları asıyor insanlar güneşin yanık rahmine
Kör bir adam nara atıyor bomboş sokaklarda
Korkunun kitaplığında şövalye ruhlu insanlar!

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Şerha yüreğinin çöllerinde bekle beni, yenibaharlara yürümektir seni sevmek
Karşılığını bulan bir duadır yüreğinde olmak, asil bir yolculuktur sana gelmek
Gövdemdeki coşkuların adresidir varlığın, mutluluk dilinden döküleni dinlemek
Seninle yaşamak sayıklamalı bir düş, seni sevmek bir ömrün içinde gülümsemek

Gözlerinin yağmur ormanlarında kıyım bir yalnızlık fermanı yazar falcılar, iç yalnızlığımı es geçerek, gölgemi çiğneyerek ve ömrümü didikleyerek bir hicran kasabasında aşkın kazanlarına atarlar beni. Ömrümün en fırtınalı mevsimini yaşasam da seninle, gönlümün en rüzgârlı tepesinde sokulsam da göğsüne o yalnızlık kefenini giymem, bil bunu böyle. Ben şerha yüreğinin çöllerinde seni aramaktayım gülüm, ruhumun karabasan haramilerini al götür yine unutulmuşluğun çöllerine.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Hoyrat günlerin terkisinde mevsimler geçti, eskidi günlüğümüzde düşler
Çözülmedi düğmeleri aşkın, yorgun bir şafakta eskidi resimlerde sevgiler
Senli bekleyişlerin sahilindeyim, dudağımda hüzzam ezgili mor türküler
Asi bir rüzgâr ıslığıydın sen, dökülsün sevda testisinden sunduğun meyler
Yüreğimin delirmiş dalgalarına uzanınca ellerin, gövdemin yangınlarla şahlanan katmanına sarıl ve gönlümün hicaz ovalarında aşkın kelepçelerini açınca bak gözlerime. Firari yaşanmamışlıkların urbalarını sıyırayım teninden, ruhunun gelgitli düğmelerini çözeyim dilimle ve er şafaklarda yine sana, hep sana uyanmak için ömrünün çığlıklarıyla restleşeyim,
Yüreğimin kasırga mevsimlerinden gelip geçen asi bir rüzgâr ıslığıydın sen, umarsız hallerimin penceresinden beni gözleyen. O fırtınalar kalburüstü bir zaman meyhanesinde bir kadeh şarapla değiş tokuş edildi, eşkıya yanımızı birbirimizden habersiz günlere yükledik ve o günlerin üzerinden aylar yıllar geçti. O yorgun sarmalda, o düş vanalarını sonuna kadar açmada ve o telaşlı sarılışların sahillerinde uzandık bir iniltinin bağrına. Soluksuz bir delirmişliğin kıyımlarında çırılçıplak kaldık ve er sabahlara ter içinde uyandık.

Devamını Oku