bir damla su içmeden denizin yanından gelip geçmişiz.
çölün ortasında isteyerek yüz çevirmişiz vahaya.
aralık kapılar ardına kapatmışız yıllardır kendimizi.
içinde bulunduğumuz kafes önümüzdeki bir çok serüvenden alı koymuş bizi.
bir şeye bağlanmadan önce, kendimiz isteyerek bağlanmışız her şeye.
İlk acı değil bu
Son da olmayacak
Sevmenin ötesini görmek istemiştim sadece
Aşk’ın
(Narin ve onunla aynı kaderi paylaşan tüm meleklerimiz için)
...
Kaybolmuyor hiçbir şey
Siz öyle sanıyorsunuz
Acı kaybolmuyor
Kapanacak çatlaklar
Sıvanacak duvarlar
Silinecek koltuklar
Yıkanacak perdeler
Ve diğer tamirat işleri derken
Kaçırmışız hayatı
Yalandı
Uzundu Dinozorların gövdeleri
Kısaydı Aşkları
Katıydı
Kısaydı ömürleri
En büyük korkusuydu kelebeğin ıslanmak
Toz bulutu kanatları tutsak
Vaz geçip üç günlük ömründen
Dalmak isterken sevgilinin serin sularına
Bir Kelebek gibi
Hafızasız yaşıyorum kaç zamandır
Kozamı unutmak için
Kozam ki
Üzerime giydiğim
O katı yüreğinle
Kelebek kanatlarına dokunma
Dokunursan, ölür
Uçamaz bir daha
Onda izi
Kendilerine aşk, sevgi, sadakat ve gönül bağı ile bağlı insanları çantada Keklik görenler
Hiç acımadan hırpalayan, aşağılayan ve hakir görenler
Haberleri olmasa da, bu hayatta uzun vadede en çok üzülenler onlar oluyor
Çünkü; adı üstünde Keklik bu, kanatları var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!