Son güne kadar değil
Mahşere kadar
Mahşere kalır bazı aşklar
Yeryüzü zindan olsa da
Sırat-ları müstakimdir onların
İnsan
Nasıl bir yapıya sahip olduğunu yıkılınca anlıyor
Sert tuğlaların arasında mana bulunmazdı
Özlem SABA
Hep insanlar değil ya
Bazen de şehirler düşer parmaklıklar ardına
Sıkılır, bunalırız
Yağan yağmurlar korkularımız olur
Akarken hayallerimiz sel gibi ayaklar altında
Masallara kaçıyorum ben
Paldır küldür
Koşa koşa
Kırk gün kır gece düğün merasiminden sonrası olmayan masallara
Anlatsana bana
Düşlerindeki masalı
Bakınca gözlerime, yaşadığın heyecanı
Anlat bana, geçen onca yılda
Bensizlikle nasıl başa çıktığını
bir maske var adamın yüzünde,
üzerinde binlerce sabun köpüğü.
temizleyemiyor ki onu hiç birisi.
içerde, derinlerde bir yerlerde,
Bu kadar canlıyken doğa.
Yeşilken tabiat.
Maviyken gökyüzü.
Bu kadar kara baht, yakıştı mı hiç insanoğluna?!
Ateş yaktı, gün kavurdu.
Düştü yeşilin mahzun başı.
Döndü birden kül rengine.
Bu nasıl "yeşil" kaderdir.
Yaz onu vurur, kış onu vurur..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!