Yorulmanın ötesinde bir şeydi benimkisi.
Vaz geçme...
Neden ve kimden geçtiğimi bilmeden.
Sanırım kendimden geçme...
Gerçeklikten uzak
Başı boş düşünceler
Duygularla yoğurulmuş bir günden
Elimde tek kalan
Ağız dolusu bir esneme şimdi
Sevebilmek beklemeden
Dilemeden
Sadece verebildikleriyle
Onlara da göz dikmeden
Asilce
Ben, iyi niyetimi anlatmak için çırpınırken
Karşımdakilerin bana saldırmak için kılıç, kalkan kuşandığını gördükçe
Sustum
Ben, onca haksızlığa set çekmeye çalışırken
İnsanların, vazgeçmem için aramıza buz gibi duvarlar ördüğünü gördükçe
Ve ansızın başlar yolculuklar
Kimi kendine gelir
Kimi kendinden geçer
Başkaları için diyeceğiniz bir şeyiniz kalma
'... ah o eşsiz tablolar.
asılacak bir duvar kalmayınca,
bulamayınca kendilerine,
‘kayboldular!’
Güzelliğin çok göreceli bir kavram olduğuna
Göreceli bir Adamı sevince inandım
Aşk’ın bir yüreğe ilmek ilmek nasıl dokunduğunu
Ve yaş kaç olursa olsun
Gözlerden bakan çocukluk heyecanlarının Aşk odluğunu anladım
Tabii ki ben kazanacağım ey sersem
Eyy şeytanın sofrasında insanlık yiyenler
Ben kazanacağım elbet
Kaostan beslenip
Bir şey var, beni ona çeken
Sanki, hayatım boyunca tüm kaybettiklerimi
Ya da özlemlerimi
Bir anda bulmuş gibi
Çocuk gibi
Bir seyir alemi madem bu devran
Bizler de en büyük tanık
Ama unutma ki, senin en büyük tanıklığın
Kendine olan tanıklığın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!