Söyle sevdiğim
Nasıl ayrılacağız biz seninle
Yeşil bir yaprak gibi, bir zamanlar
En çok biz yakışırken kuru dallarımıza
Nasıl kopacağız biz seninle
hep başka baharlara kaldı aşk.
güz kapımı çalmakta.
kapı gıcırtısında,
sararan yaprakların hışırtısında kulak.
Her yolculuk bir kuyuda biter olmuş
Sanki kara kara büyüler yapılmış insanlık üzerine
Nereye baksak avcı kaynıyor
Ve en erken Aşk’ı dökmüşler pazara
İnsanlık, üç kuruşa satılır olmuş belediye tezgâhlarında.
hiç kimse;
o da sevgiyi hak ediyor demediğine göre,
ya ben gerçekten hak etmiyorumdur.
ya da, ediyorum da haramiler vermiyordur.
yasal haklarım saklı duruyor mudur acaba?
Hak etmeyene bazen verilir ama geri alınır
Kimse isyan etmesin, kul hak etmediğini kendi görsün diye
Neylersin, hayat işte
Üzülme
Neden gözlerin dalar hala
Yetmedi mi hüznün
Kalbin ayazda kalmış bir çiçek gibi
Ha soldu, ha solacak
Bugün hallerden daireyim ben
Yontturup kendimi bin kayalığa
Hiç sivri uç bırakmadım
İstesem de canına batamıyorum
Bugün hallerden yazıyım ben
Bazı kadınlar, çocuklarından önce kendini doğurmak zorundadır
Çünkü, doğan o çocuğun da adı olmayacaktır, bilir
Hele de kız çocuğu ise
Henüz doğmadan silinecektir
Düşündü ki Bilge kişi
Ve Kadın kendi kendini yalanladı
O yalanlayalı, vazgeçeli beri kendinden, kız çocukları yeniden diri diri toprağa (karanlığa) gömülür oldu
Ama herkes şunu unuttu ki
Doğduğum Ekim ayında
Biçilmenin vurgununu yedin ben
Kadın boynum düşürüldü
Bereketsiz topraklarınızda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!