Sonbaharın ilk ayak sesleri duyulduğunda
Sararmaya başlayan otlar gibi
Hasat zamanı gibiydi ömrüm yokluğunda
Sonra seni buldum
Yağmur sonrası aydınlığına dönüştün karanlığımda
Sen de seviyorum demiştin
Ellerimi ellerinde biraz ısıtsaydın da
Öyle çekseydin Crisan
Hem bak
Aylardan Kasım
...
usulsüz aldanışların,
usulüne uygun terk edişlerindeyim…
ondan sonra,
hiç sonramın olmadığını anladım.
Bırakın hiç kimse gül dökmesin yolunuza
Hayatın kendisi gül döksün yollarınıza
Günaydın Hayat
Günaydın Kâinat denilen büyük bir Ailenin yaşamayı
Mutlu olmayı hak eden her bir ferdi
Günaydınım benim
Gülüşünde bin Yılkı
Bakışında bin Kurt
Kokusunda cennet saklı sevdiğim
Düşeli beri Aşk'ının ellerine
Gün batımına döndüyse eğer gözlerin
Yağmurlu bir gecede
Serilerek gökyüzüne
Son bir kez daha öpüşmeliyiz o sahilde
Kaçamıyorum yakamozlarından
Kaç gecedir gözlerimi sana kapatıyorum korkuyla karışık
Bilmiyorum
Bildiğim tek şey
Uyur uyumaz içimde bir yolculuğun başladığı
Takıp aklımı düşlerime
Sürüp aşk kırmızısı rujumu
Kıyıdan bakanlara göstermez Deniz
Derinliğini
Bir içimlik suda bile
Boğdurur bilmeyene kendini
Eğer sevdiğiniz insana karşı gururunuz kazandıysa
Muhtemelen siz kaybetmişsinizdir
Özlem SABA
Bir ilişkideki en büyük denge sanırım güvenmiş. Sadakat, hoşgörü, arzu, tutku vs. Gibi duygular kişinin kendine olan sevgisi ve beklentileriyle ilintili bir talepken, güven öyle bir şey değilmiş. Güvenin bir karşılığı ya da bedeli yokmuş. Onun sadece virgülleri varmış. Her şeye rağmen seni seviyorum diye bilmekmiş kişiyi güvende hissettirebilmek. Bazen bir ilişkide ağırlıkları alan taşıyıcı kaya hep bir tarafken, diğeri zayıfladığında öbürünün kaya olabileceğine, her şeyi sırtlayabileceğine inanmakmış gevende hissetmek. İşte bu yüzden bütün psikanalisttik söylemlerin başında hep güven gelir, (Buna aslında barınabilme, her şeye rağmen varlığını o şeyde sürdürebileceğine inanmak da denebilir) Çünkü bir birliktelikte kimse birbiriyle sürekli mutlu olmaz ya da bulutların üzerinde dolaşmaz. Gelgitler, kırgınlıklar, çatışmalar, mesafeler ve daha bir çok şey girebilir araya. Fakat bunun sonucunda kişilerde kendiliğinden kaybetme duygusu gelişiyorsa kişi kendini güvende hissetmiyor demektir ve bu sağlıklı, devamlılığı mümkün olan bir ilişki değildir. Çünkü en nedensiz ve beklentisiz anne ve babaları sever insanları. Neden? Çünkü şartlı bir sevgi değildir o. Koşulsuzdur, tartışmasız ve mutlaktır gerçek sevgi. İşte böyle bir dengeyi yakalayabilen birlikteliklerde asla sarsılma olmaz ve 'en'lere ihtiyaç duymaz. Çünkü 'en' ler çok sevilen olduğunu bilir kişi.
Deme ki ne imiş; kişinin kendinin, duygularının veya birlikteliğin güvende olduğunu hissedebilmesi bir ilişkinin en değerli olmazsa olmaz yapı taşıymış.
Bana, kendimi her şeye rağmen güvende olduğumu hissettiren ve de hissettirebilecek herkese selam olsun...
Sevgilerimle...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!