Hey, bizi yokluğu ile cezalandıranlar
Bir zamanlar 'bile isteye yalnızlığı seçmiş bir kadını
Her kim yokluğu ile cezalandırabilir ki
Sayın ki, hiç tanımadık sizi
Sayın ki, bir yandan yokluğumuzla cezalandıralım derken,
Var mıydım ki yok olayım.
Yaşasın o ilahi kudrette yokluğumun varlığı.
Sahiplenildiğini hissedemeyenler
Tam anlamıyla sevildiğini de hissedemezler
Sevişmek de hiçbir zaman sevginin ölçütü değildir
Zira cennetini cehenneme değişen Adem'in yediği elmayı
Yazgısını anlattı kadın
Hayat denilen bu zengin sofrada
Hiçbir şeye el uzatamayışını
Günahlarını anlattı adama
Bekçilerini yüreğinin
Ruhum varlığını hissetti ama
Kendini keşfetmeyi değil
Güçlü hissetmeyi öğrendim ama
Güvende hissetmeyi değil
29 Ekim Cumhuriyet demek
Cumhuriyet, İnsan demek
İnsan demek, Kadın demek
Kadın demek, güzele, iyiye gebe demek
Gebe demek, çocuk demek
Çocuk demek, gelecek güzel günler demek
Rüzgârda ilk düşen yaprak
En erken vazgeçilen yapraktır
Kansız bir ağacın dallarında...
Köklerini unut
Ve tek başına gömülmüş bir yalnızlık ol
Duyman için susman gerek
Bilmen için hissetmen
Hissetmen için dokunman gerek
İyiye, güzele 'hak' insanların yüreğine
Kışın ortasında zamansız açmış bir çiçeğin ayazdır gerçeği
Ve her ne kadar iklimine kavuşmak istese de yanıtsız kalır çığlıkları
Sadece ona güvenle açılmış bir çift avuçta birikir gözyaşları
Ve onu bir çift avuca muhtaç edenler ise hiçbir zaman kendinden utanmadı
Bazen habersiz başlar yolculuklar.
Peşine takılıp gittiğin düşler ...
Ve;
İçinde bulunduğun serüvenin hayatından neler kopardığını ansızın anlarsın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!