eylül sancılı
ve soğumağa başla
sıcaktan kaçıp
bir kuş vur iki taşla
hem sevinç hemi hüznü
tarla tepkili kesek
toz olunca tırmığa
elimin ucu tümsek
az dolunca tırmığa
tırnaklarımla hiçten
çiçek kokusuna tazecik bahar
yanındaysa yarin otursun emi
esnedikçe döker incecik zahar
yanındaysa yarin otursun emi
gündüzüne gece düşler yaşatır
kimi varsıl kimi yoksul
karada yüzenimiz var
kimin hakkı kimde kalır
bell’olmaz düzenimiz var
taş nasıl konur tekere
kardelenlere aydınlık gece
yıldızlara uykularda demlenmiş
an yokluğunda başı dönmüş
yüreğimde tepserir yorgunluğun
gelincik tarlalarında seslice
her akşam kıyılara
gidebilsem ne var
kıyı kıyımda değil
en yakını yüz seksen km
kumsala yatarım
cana yüktü kederim
acısından bizlendik
ilk önce sağlık derim
gecesinden izlendik
girip sevgi bağında
hüzünlü iç çekişmelerin kök saldığı yerler
tan ağartısında uzayan sessiz gölgelerin aldırmadığı yerler
yüreğim düştüğü izdüşümlü yerler
bugün geldiğince yarında aynı gelecek
dakikanın ardından dakikalar geliyor
onulmaz derde düştüm
kapanalı kapılar
acıyla yandım piştim
kapanalı kapılar
çölden çöle sürüdüm
yanıcı bir öpücük
sıcak bir sarılma
yalnızlanan yüreğim
birlikte çarpsa
iki kumru sevecenliğinde




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu