kini doldurup
dalın ucuna asın
beni kaldırıp
gül sevisine basın
hiç yakarmadan
yörük kolanı gibi uzan
alına al dala dal yazın
yığılmış bir köşeye
yumağını sarardı zaman
maviliğinde tutun
sokaklar boş hoşça kal
ayaz yağdı şaşırdık
şakaklar kırçıl sakal
beyaz değdi kaşırdık
kaçmaya inat uçun
sorgudayım sorun sorunlarımız
yarında mı bugün demi dünde mi
torudayım torun torunlarımız
derinde mi yükü damı bunda mı
beden özgücü sıktı
söz dökülmüyor yere
viran eyledi yıktı
söz dökülmüyor yere
vurup vuruşa doldum
yokuş aşağı yavaş
bayıra koşar adım
pilav fasulye lavaş
hayıra coşar tadım
güller açsın rengârenk
yokluğun içinde doğmuşum
biri abi biri aba
üçü geride altı kardeş
bir ana bir baba
bir at bir eşek
bir oda bir ahır
diz çöküp divan önünde
yazıyorum masa da yok
söz döküp havan çanında
çözüyorum tasa da yok
dağlar başı duman kaplı
küllükte otuz yıl yananı
onbeş yıl sönende buldum
otuz yılında cananı
yıllardır sinemde duydum
kaç şiir yazıldı saymadım




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu