topalım aksağım kör karanlıkta
uyanıp yanmışım özlemin tüter
incinir yaprağın dal bir anlıkta
yanıp boyanmışım acısına atar
ülker vurgununa nohut evinsiz
ne diye çekersin nazına akıp
her boyayı kattı alına baksa
hediye dökersin sazına yakıp
tığ oyayı battı dalına baksa
sözüne güvensiz yalanı sever
düne onulmaz derdi
dediğinde haklısın
üne sunulmaz sardı
dediğinde haklısın
içtenliğime yandım
düştüm sevi od'una
kül oldum yana yana
koca çeşme suyuna
çöl oldum kana kana
yağsız tuzsuz aş oldum
uçuğuna patlayan
ateş parçası düşer
çocuğuna atlayan
ateş parçası şaşar
yüzü yüzüne baka
buğulu billur sesleriydi yani
çocukluk çağlarımızda kalan
anımsanır mı serseriydi tanı
çocukluk çağlarımızda kalan
ardına bakmadan geçerken
hüzün dudağında
gülümser gözlerin
karelense kanatlanan can
karede kalsın üveyik
kanatılan heyecan
sözüne döner mi sağlama alan
dereden indiğim taşlara çalma
özüne söner mi bağlama çalan
nereden sindiğim başlara alma
gülüşünde tutsak üşürdü ayaz
sözcüklerin akıştığı an
sözcüklerim gelmedi henüz
trafik durdu
doldu yollar
çöktü sanal ağları
Saksılarda saklayın beni
Kimsecikler görmez duymaz
Hâlbuki bu güzel saksılar
Dünyanın en aydınlık yeri




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu