daraldığımı söyler ucu bucağın da yok
kimsecikleri de yok sakinini sorduğun
yokluğundan görünce bilir sarıldığımı
yorduğun günlerinde karanlığında öze
değme doktor yarama esince seher yeli
dam başına uyuduğun
düş gibi yıldızlı gecem
nedensiz çıkış olduğun
taş gibi yaldızlı gecem
sağırlığından uyursan
dalından kırık ağaç çolağa benzer görse
yüküne azla gelmiş niye savurmuş hayız
güzde değmiş kızarmış utanılsa alından
çayız yeni doğmuşsa yıldızların altında
bir bahar sevincidir içimden yeşerensin
dalından tutan
salıncağın ipiydi
çocuklara bağ
sevincin an kipiydi
kanadı tutan
dalın ucunda
damlacık ışıklanır
çulun ucunda
lokmacık kaşıklanır
dilin ucunda
daldın öylece
yaralı dilinde söz
yangında gece
sessizliğindedir göz
alnına bakıp
karışlamak mı gerek
uyanmanın anı geldi geçiyor
daha ne bekleniyor bilsem
sırtımızda utanmaz
boza pişirir
gözü kapalı
aymazlığın içinde
acımadan yerden yere vurunca
yolunu şaşırdım daha ne deyim
çarşıdan beriden karşı durunca
dağların aşırdım daha ne deyim
yolumu ters yüzden geri çevirdin
akşam yola düşerken
eteğinden karanlığı
savurmuştu erken
dağlara vuruyordu başını
sevmek istersen eğer
gözlerimden kanlı yaşım
dağlanacak yüreğimden
sözlerimden çok telaşım
dağlanacak yüreğimden
umarsızlığımdan geçsen




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu