Sabah, öğle, akşam kaçsan da benden,
Düşte yakalarım, düşte ben seni.
Gençsin, dinçsin koş bakalım hep önden,
Düş de yakalarım, düş de ben seni.
Meyve vermek için çiçek açsan da
Korkutmuyor güzümüzü nedense,
Ne şu beyaz kefen, ne kara toprak.
Azrail çektiği zaman el ense
Mecburen sallarız bembeyaz bayrak.
Bu gün de kurtuldum diyen serseri,
Daha dün Samsun’du bu gün baş şehir
Gezmekten hiç usanmadın, bıkmadın
Vardığın her yerde yüzlerce şiir
Düzmekten hiç usanmadın, bıkmadın.
Antep’in, Kilis’in ismini duyup
BİLAKİS
BİLAKİS
Desem de hep “gonca gülüm”
Çiçekten güzel değildin.
Demeye varmıyor dilim,
Gerçekten güzel değildin.
Geçti artık, ev ev gezip dolaşmak
Zamane mesajla kutlar bayramı.
Çok kolay her yere, hemen ulaşmak,
Sanalda yaşatır şartlar (!) bayramı.
Bayramdır; sevinci üçe katlayan
Bakmayın kesilen onca sığıra
Bu yılda bayramı kurban ettik biz.
Gelmedi akraba eş dost hatıra ,
Kalkıp yine sahillere gittik biz.
İşimiz beş değil şeş değil, hezar
Gecesiyle, gündüzüyle üç günün
Adı gibi, tadı da bayram olsun.
Kaybolmasın zevki, lezzeti dünün,
Sımsıcak dostluğa hep devam olsun.
Ramazanın bereketi, rahmeti,
Kalburlardan, eleklerden geçirdim
Anlamadım nedir türün be adam…
Kılı kırk yaran ölçekten geçirdim
Düşükmüş ayarın, kurun be adam…
Huylarını yazsam dev bir afişe
Her yuvanın düşüncesi, dileği
Yaşayıp gördüm ki bebekmiş bebek.
Yoksa da kanadı, tüyü, teleği
En gerçek, en güzel melekmiş bebek.
Elbet Hak indinde adalet esas,
Bizim de seneler seneler evvel,
Beleş ekmeğimiz, suyumuz vardı.
Ömer Asaf gibi el kadardık el
En çok iki karış boyumuz vardı.
Varımız yoğumuz sadece anne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!