Her yuvanın düşüncesi, dileği
Yaşayıp gördüm ki bebekmiş bebek.
Yoksa da kanadı, tüyü, teleği
En gerçek, en güzel melekmiş bebek.
Elbet Hak indinde adalet esas,
Bizim de seneler seneler evvel,
Beleş ekmeğimiz, suyumuz vardı.
Ömer Asaf gibi el kadardık el
En çok iki karış boyumuz vardı.
Varımız yoğumuz sadece anne
Dünyada yeri yok kara toprağa
Konsun derim seni benden ayıran.
İlkbahar ayında kuru yaprağa
Dönün derim seni benden ayıran.
Tek isteğim; göze göz, dişe diş de
Dolaştırdı diyar diyar;
Yollar bana acımadı.
Sonunda etti ihtiyar,
Yıllar bana acımadı.
BARTIN DESTANI
Yıl '91, rüştünü ispat eder,
Ayrılır Zonguldak ilinden Bartın,
O gün bugün kendi yolundan gider
Memnundur müstakil halinden Bartın.
Sallamışsın uçurumdan aşağı,
Tutacak dalım yok elinden başka.
Yerim belli gezme bahçeyi, bağı
Kim düşer ki dağa deli'nden başka.
Sende kuru inat, bende bu ısrar
Her nasılsa işe sevda karıştı,
En çok dilim aşınmaya başladı.
Gönül ona bir küstü, bir barıştı
Halden hale taşınmaya başladı.
Bitecekti bu aşk, en son bitti de
Bitti önümdeki geniş düzlükler
Yokuşları yürümeye başladım.
Ağır geldi sırta sarılan yükler
Artık yerde sürümeye başladım.
Elde çekiç, çivi, balta, keser yok
Evlat kuş misali tüner dalına,
Etrafa neşeler saçmaya başlar.
Şu dünyanın değişmez kuralına,
Uyar da yuvadan uçmaya başlar.
Ayağına batmasın diye diken,
Yoktur sarmadığı tek köy, tek şehir
Öylesine uzun kolu bayramın.
Anlaşılsın diye İlahi emir
Müşterektir ana dili bayramın.
Bayram dindirmektir yaşlı gözleri,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!