Dünya yarılsa içine düşsem diyorum
Yaram sarılsa aşkını içsem diyorum
Kapım kırılsa kulpunu seçsem diyorum
Yapım kurulsa kendimden geçsem diyorum
İçim burulsa yaşamdan kaçsam diyorum
İzniniz olursa öte diyara gidiyorum
Cigaradan nefes aldı ateş çaktı ciğerine
Yaşamı içinden aktı karıştı sıcak terine
Mapusane günlüğüne bir çizik daha atacaktı
Kaderi kör bıçak gibi saplandıkça tenine
Özgürlüğü şeker yapıp çay demine kattı
Dağlarda çığ olan çığlıklarım
Haykırıyorum güzelim seni.
Rüzgar dağıtıyor sevgi sözcüklerim
Kuşlar bile biliyor seni sevdiğimi.
Sevgi ırmağı çağlayan içimde
O kadar seviyorum ki seni
Anlatamaz şairlerin derinl,iği
Ulaşamaz tanrıların yüceliği
Haykıramaz bebeklerin tazeliği
O kadar acıtır ki beni
Bir gül tomurcuğu açıldı
Çiçekli bahçelerin birinde
Kuşlar neşeyle cıvıldadı
Kutlu olsun, kutlu olsun diye.
Bir gül, serpildi, gelişti, büyüdü
Ayaktayken bir düş gördüm
Yarim halin pek hoş gördüm
Al yanaklar gül açarken
Gözler içi gülmüş gördüm
Yarin sesi kulağımda
Bir armağan, bir gülücük, ağlama
Akışları, bir yaşamdan diğerine bağlama
Masumiyet onda sayıp, sevinç ile çağlama
Minik bebek zor dünyaya hoş geldin
Yumuk gözler bakılmaya doyulmaz
Nerede kalmıştık ayrılırken senle
Esen meltemde
Kavrulan çölde
Belki şimdi bilinmeyen yerlerde
Nerde kalmıştık ayrılırken senle
Zaman susmaz salar hükmünü
Eski otuz beşlikler kavrulur
Plaklar şaşar şarkılar söylemez olur
Zaman durmaz veriverir talkımı
Yeşil yaprak sararır da sallanır
Kokun sinmiş yastığına
Adın sinmiş yatağına
Düşündüğüm her anımda
Canımdan da canımdasın
Uzaklarda olsan bile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!