Boş ver kaybedişlerini
Belki de gerekliydi!
Derslerden biriydi!
Açılır ruhunun kapısı,
Yeniden fısıldar hayat.
Dağ köyünde doğmuştu,
Nedeni yoktu, olamazdı...
Erkek olsa da önemli değildi !...
Lastik ayakkabılarındaki kelebek resmiydi farkları...
Engebeli dağların yamaçlarıydı onların oyun alanları...
Annesi ona kırkılmış koyun yünü verirdi,
Kalp , hayal kırıklığı yaşatanları değil ! ..
Ruhumuzu rahatlatanları taşır .
Gelin basit bir tercih yapın.
Gücü olanları değil! vefalı olanları seçin.
Herkesin kapısı biraz kendine benzer
Aslı kapıdır ama huyu insana benzer
Yorgun düşer zamanla ağırlaşır
Vücut ölçüleri değişir sığmaz yerine
Her zil sesi varlığın müjdesidir
Bazen ulaşılmaz olur çilingir ister
Karlı yollar .
Puslu yollar.
Sisli yollar .
Islak yollar .
Asfalt yollar .
Bu yol nereye gider dediğimiz.
Bugün yeşeriyorum diye güvenme !
Fazla param var diye övünme .
Yaprak olmak var hepimizin kaderinde .
Ne zaman koparsın dalından bilinmez !
Güçlü görünmek bir fayda etmez .
Beklenmedik sonbahar ,
Şahane manzaralı bir evde oturuyordu;
Ne şanslısın manzaran harika dedim.
- Sen görüyorsun ama ben göremiyorum dedi..
Nerede yaşarsan yaşa ;
Huzurun yoksa bomboş yaşarsın .
Ne fırtınalar gördü bu denizler
Ne imbatlar, ne tuzaklar
Ne ateşler yakıldı sevdalara.
Esip kopup gitmeleri bilir
Yalnız başına sakin durmayı da
Deniz için üzülme, kendine üzül.
Bizim çocukluğumuzda ,
Evlerimizin kapıları kilitlenmezdi .
Kapı önlerinde ikindi çay sofraları ,
Bahçede toplanıp yerdik yaprak sarmaları ...
Her bir komşu teyzemiz,
İkinci annemiz gibiydi .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!