Nefes alın derin derin
Dağlar kelebekler çiçekler
Bu hava bu deniz bu orman hepsi sizin
Gülümseyen yüzleriniz ile
İnsanlara tatlı sözlü diliniz ile
İnsan ayırmayan terbiyeniz ile
Dağlar nereden bilsin ,
Güneşin karları eritip ,
Nehir olup denize aktığını ?...
Ağaçlar güneşe dönüp ,
Açmasa çiçek açmış dallarını
Ne bilsin kelebekler ,
Bir zamanlar anti emperyalist üç genç vardı.
Tam bağımsız Türkiye hayal ediyorlardı .
6. Filoyu kovdular ...
Düşüncelerini suç olarak görenler ;
Hiçbir cana kıymayan gençlere ,
Üç darağacı kurdular - üç tabure koydular .
Kainatın senfonisi her yerden çalıyor;
Karanlıksa dünyanız düşmeyin çaresizliğe...
Umudun ışığı sönmez siz ölmedikçe ,
Her sabahın kucağında yeniden doğar güneş .
Bütün kapılar kapansa da yüzünüze;
Bu akşamda sessiz,
Deniz de benim gibi ;
Kıpırtısız kimsesiz.
Ritm tutuyor yüreğim,
Sandalın pancar motoruna pata... pata.... pata...
Nefes nefes içime "Sen" çekiyorum .
Seni sensiz yaşarken....
Gecenin bu saatlerinde..
Hayalin canlandı yine gözlerimde
Kadehleri parçaladım masada ellerimle,
Yaralarım görünmez merak etme
Kesikler benim sarhoş gönlümde.
Hissetmiştim martıların yokluğundan
Anlamıştım sensizliğin sessizliğini
Sevda denizinde yüzdürdüğüm
Beyaz yelkenli yoktu artık..
İpi çapadan sıyrılmış akıp gitmiş
Gece deniz çok rüzgarlıydı
Balıkçı ile sandal ,
Sabaha karşı limana döndüler .
Şimdi ikisi de maviler içinde
Bahar şarkıları söylüyorlar.
Sandal denizin koynunda,
Ey yolcu !
Zaman sana birçok yol açar.
Kimi "neme lazım" caddesidir,
Kimi "şüpheli" sokak.
Bazen de tesadüfler bulvarıdır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!