Yaban Ördeği;
Şafak vakti, yuvana doğru uçtuğunu gördüm !
Çırpınan yavrularına doğru süzülüyordun...
Ben uzaklardan evimin yoluna gidiyordum .
Silahlı adamlar saklanmıştı, seni bekliyordu.
Biz komşu ülkelerin dilini bile bilmezken,
EY.... sorumsuz ;
Sen bilmez misin kıyameti! !
Berzah DUR bekle denilen alemi .
Sırat'ı KILDAN ince köprüyü.
Mevlaya inanmaz mısın?
Cennet cehennem nedir ,
Beton bloklar altında çocukluk hatıralarım kaldı ..!
Annemin yetiştirdiği renk renk sardunyalarım,
yaprak güzellerim, begonyalarım ,ful çiçeklerim.
Vita kutularında hayallerim kaldı benim .."
Sevdalarım çok derinlerden geldi ...
Ciğerlerim süngerden vurgun yarası ..
Bir yanımda nilüfer çiçeğim "Canım eşim !"
Diğer yanımda deniz kokan "Ekmeğim !"
Adam "Sevginin ölçüsü nedir?" dedi ?
Üçüncü kişiler gururunu paspas gibi çiğnese de,
Sevdiğinin eli bırakmamaktır ;
"Sevginin ölçüsü ’ölçüsüz sevmektir" dedi Kadın !..
İşte bunun için seviyorum seni,
Kainatın senfonisi her yerden çalıyor;
Karanlıksa dünyanız düşmeyin çaresizliğe...
Umudun ışığı sönmez siz ölmedikçe ,
Her sabahın kucağında yeniden doğar güneş .
Bütün kapılar kapansa da yüzünüze;
Bir zamanlar anti emperyalist üç genç vardı.
Tam bağımsız Türkiye hayal ediyorlardı .
6. Filoyu kovdular ...
Düşüncelerini suç olarak görenler ;
Hiçbir cana kıymayan gençlere ,
Üç darağacı kurdular - üç tabure koydular .
Bu akşamda sessiz,
Deniz de benim gibi ;
Kıpırtısız kimsesiz.
Ritm tutuyor yüreğim,
Sandalın pancar motoruna pata... pata.... pata...
Nefes nefes içime "Sen" çekiyorum .
Seni sensiz yaşarken....
Gecenin bu saatlerinde..
Hayalin canlandı yine gözlerimde
Kadehleri parçaladım masada ellerimle,
Yaralarım görünmez merak etme
Kesikler benim sarhoş gönlümde.
Şu kendimi nereye koysam
Aklım en mutlu günlere gidiyor...
Geçmiş , akmış bir zaman...
Hatıralar ise hiç geçmemiş olan...
Elimizde kimin eli kaldıysa ;
Odur bize miras kalan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!