EY.... sorumsuz ;
Sen bilmez misin kıyameti! !
Berzah DUR bekle denilen alemi .
Sırat'ı KILDAN ince köprüyü.
Mevlaya inanmaz mısın?
Cennet cehennem nedir ,
Bin yıllardan yayılan baharın kokusu,
Aşkın buğusu;
ipek bohçalardan,kanaviçe oyalardan;
Nenemden hatıradır, LAVANTA...
İnsan var yaprak gibi,
İnsan var taş gibi...
Biz sevgiyle büyüdük,
Yüzümüz hep dönüktü güneşe...
Her sevdiğimize yeşerdik.
Düştük dalımızdan
İnsanlık ışığını iyi gör yaşamında
Hayallere çarptırıp durma kendini,
Gerçekçi ol yaşananları iyi anla !..
Bezgin yılların rüzgarına kapılma ...
Görüşün yokmuş anlamaz bunu fener
Gelsem sarsam kollarıma sana
Diğeri gönül koyup küsüyor...
İki nikahlım var benim:
''Biri deniz ' biri mavi...''
Bir zamanlar anti emperyalist üç genç vardı.
Tam bağımsız Türkiye hayal ediyorlardı .
6. Filoyu kovdular ...
Düşüncelerini suç olarak görenler ;
Hiçbir cana kıymayan gençlere ,
Üç darağacı kurdular - üç tabure koydular .
Kainatın senfonisi her yerden çalıyor;
Karanlıksa dünyanız düşmeyin çaresizliğe...
Umudun ışığı sönmez siz ölmedikçe ,
Her sabahın kucağında yeniden doğar güneş .
Bütün kapılar kapansa da yüzünüze;
Bu akşamda sessiz,
Deniz de benim gibi ;
Kıpırtısız kimsesiz.
Ritm tutuyor yüreğim,
Sandalın pancar motoruna pata... pata.... pata...
Nefes nefes içime "Sen" çekiyorum .
Hissetmiştim martıların yokluğundan
Anlamıştım sensizliğin sessizliğini
Sevda denizinde yüzdürdüğüm
Beyaz yelkenli yoktu artık..
İpi çapadan sıyrılmış akıp gitmiş
Birçok yelkenlim var .
Katlayıp atıyorum yüzüyorlar .
Yelkenlerini açmış gidiyorlar ...
Rüzgarda ne güzelde gidiyorlar
Bazıları gözyaşlarıyla
Bazıları kahkahalarla yazılmış . ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!