Herkesin kapısı biraz kendine benzer
Aslı kapıdır ama huyu insana benzer
Yorgun düşer zamanla ağırlaşır
Vücut ölçüleri değişir sığmaz yerine
Her zil sesi varlığın müjdesidir
Bazen ulaşılmaz olur çilingir ister
Çocukluğumuzdan bu yana
Kim bilir, kaç kez ilikledik kıyafetlerimizi.
Tek bir düğme kopsa,
Tüm ahengimiz bozulurdu ,
Utanır kapanır saklanırdık .
Dağ köyünde doğmuştu,
Nedeni yoktu, olamazdı...
Erkek olsa da önemli değildi !...
Lastik ayakkabılarındaki kelebek resmiydi farkları...
Engebeli dağların yamaçlarıydı onların oyun alanları...
Annesi ona kırkılmış koyun yünü verirdi,
Gençliğini yaşarken usandığın bu hayat,
Yarın geç kaldığın için doyamadığın bir özleme dönüşecek.
Eksilen her yüzde, veda ettiğin her insanda
Ve 'bizim' sandığımız her şeyde;
Kaybolacağı günü bekleyen birer emanet taşıdığımızı anlayacaksın.
Gelin basit bir tercih yapın.
Gücü olanları değil! vefalı olanları seçin.
Kalp , hayal kırıklığı yaşatanları değil ! ..
Ruhumuzu rahatlatanları taşır .
Karlı yollar .
Puslu yollar.
Sisli yollar .
Islak yollar .
Asfalt yollar .
Bu yol nereye gider dediğimiz.
Karanlığın aydınlığa,
Fırtınanın sakinliğe,
Baharın ormana,
Çiçeklerin güneşe,
Martıların denize,
Gerçek dostlar,
dünyaya boşa gelmediğimizin
en güzel nedenleridir.
Bugün yeşeriyorum diye güvenme !
Fazla param var diye övünme .
Yaprak olmak var hepimizin kaderinde .
Ne zaman koparsın dalından bilinmez !
Güçlü görünmek bir fayda etmez .
Beklenmedik sonbahar ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!