Alın terinin ekmeğini yiyen,
Zor zamanların
Savaşlarından geçen,
Bana yaşımı sorma !
Bazen 10 sene öndeyim...
Bazen 20 sene geride...
En ağır yoksunluk nedir dediler ?
Sevgisizliktir dedim ;
- Farzet ki kendimizi deniz kenarında,
Göz alıcı bir manzara karşısında buluyoruz.
Rengarenk masalar ve sandalyeler etrafımızı süslüyor ve dört bir yanımız çiçeklerle çevrili.
Bu güzel manzaraya rağmen,
Yürekten sevmek silahsızdır !
Ondandır diğer duygulara karşı ,
Sevgi taşıyanların ,
Böyle savunmasızlığı ..
Ağır yaralar alıp saçlarının ağarması ..
Bir an evvel büyüyelim ,
Gelecek günlere koşalım diyorduk ;
Büyüdük de ne oldu ?
Mahallemizdeki ağaçlar kesildi ,
Güzelimiz evlerimiz yıkıldı ,
Yerlerine apartmanlar dikildi ..
Bize çocuken büyüklerimize ve akrabalarımıza inanmamız gerektiği öğretildi.
Büyüyünce anlıyoruz ki ;
Güven ve saygıyı herkes beklese de çok az insan hakkediyor !..
Insanlar kötü !..
İnsanlar menfaatçi !..
İnsanlar iki yüzlü !..
Dünya da
Birçok şeyden eksik bırakılmamız dışında bazılarımızın başına gelen en büyük şans ;
Özlediysen söyle bana...
Bir martıyla
Ya da rüzgârla.
Dışarıda yağmur var sevdiğim.
Havada mis gibi deniz kokusu,
Bir anlamı olduğu sürece
Bir ses fısıldar vicdanına gizlice
Kelimeleri kısar susar aklın
İzlemeye koyulur yüreğin
Cesaretle yaşamış insanları düşününce .
Kırılgan ruhlu insanlar ;
Küsecek kurbanlar seçerler.
Özenle, sevgiyle, sımsıkı sarılsanız da
Kollarınızı bir kere çözmeniz yeterli.
Bu yapıdaki insanların mantığı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!