İsmini yazmayacağım bir antoloji dostunun, berrika isimli bayan üye için yazdıkları aşağıdadır. Defalarca uyarıldı ama o yazmaya devam etti, bir bayanı taciz ederek. Bunu engellemesi gerekenler moderatörlerdi. Asıl bu insanların yazdıklarını engelleyin sevgili modlar. . ========================================================= Berrikanın Gidişi ve Nusret Abinin Dramı
Berrika, namı diğer vahşigız. Bir gece vakti çıkıp gelmişti köye vahşigız. Geçmişi ile ilgili kimselere bir şey anlatmamıştı. Köy ahalisi kendisine acıyıp, hayvanları otlatması karşılığında kendisine küçük bir kulübe yapmışlardı. Vahşigız gündüzleri hayvanların peşinde dağ bayır dolaşıyor, akşam olunca köye geliyor ve hemen kulübesine giriyordu. Vahşigızla ilgili bilinen tek şey çok güzel kaval çaldığı idi. Kulübesinden yayılan hüzünlü kaval sesi geceleri tüm öbayı kaplıyordu. Vahşigız, erkek gibi yürümesine, davranmasına ve de yaşamasına rağmen yine de gizli bir güzelliğe, esrarengiz bir dişiliğe sahipti. Köyde bunun farkında olan tek kişi nusret abi idi. Nusret Abi çoğu kez onu gizliden gizliye dağlarda takip eder ama bir türlü yanına yaklaşamazdı. Nusret abi yine ıssız bir tepede kararlı bir şekilde Vahşigızın yanına yaklaştı. Konuşacaktı onunla, vahşigıza karşı hissettiklerini yüzüne söyleyecekti. Söyledi de. Ama vahşigız olumsuz cevap verince Nusret Abi çok bozuldu. Erkeklik damarları kabardı. Nasıl olur da bir dağ kızı koskoca Nusret Abiye rest çekebilirdi. Kızdı, bağırdı, çağırdı. Ertesi gün Vahşigızın köyü terk ettiği haberleri dolaşmaya başladı köyde. Geldiği gibi köyü terk etmişti Vahşigız. Herkes köy meydanında vahşigızın neden gittiği konusunda yorum yaparlarken Nusret Abinin feryadı duyuldu
Aqzım DiLim Kan oLaydı, Git Diyen DiLim Kopaydı... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden. Açaydım kollarıma iki yana. gitme berrika, gitme vahşigız. diyeydim gitmezdi o vahıt. Benim yüzümden benim yüzümden. O günden sonra Nusret abi dağların adamı oldu. Gündüzleri dağlarda geziyor, geceleri ise vahşigızın kulübesinin damında kaval çalarak sabahlıyordu.
İşte ismini yazmayacağım bir antoloji dostunun yazdıkları. Kararı siz verin, ===================================================00 Berrikanın Gidişi ve Nusret Abinin Dramı
Berrika, namı diğer vahşigız. Bir gece vakti çıkıp gelmişti köye vahşigız. Geçmişi ile ilgili kimselere bir şey anlatmamıştı. Köy ahalisi kendisine acıyıp, hayvanları otlatması karşılığında kendisine küçük bir kulübe yapmışlardı. Vahşigız gündüzleri hayvanların peşinde dağ bayır dolaşıyor, akşam olunca köye geliyor ve hemen kulübesine giriyordu. Vahşigızla ilgili bilinen tek şey çok güzel kaval çaldığı idi. Kulübesinden yayılan hüzünlü kaval sesi geceleri tüm öbayı kaplıyordu. Vahşigız, erkek gibi yürümesine, davranmasına ve de yaşamasına rağmen yine de gizli bir güzelliğe, esrarengiz bir dişiliğe sahipti. Köyde bunun farkında olan tek kişi nusret abi idi. Nusret Abi çoğu kez onu gizliden gizliye dağlarda takip eder ama bir türlü yanına yaklaşamazdı. Nusret abi yine ıssız bir tepede kararlı bir şekilde Vahşigızın yanına yaklaştı. Konuşacaktı onunla, vahşigıza karşı hissettiklerini yüzüne söyleyecekti. Söyledi de. Ama vahşigız olumsuz cevap verince Nusret Abi çok bozuldu. Erkeklik damarları kabardı. Nasıl olur da bir dağ kızı koskoca Nusret Abiye rest çekebilirdi. Kızdı, bağırdı, çağırdı. Ertesi gün Vahşigızın köyü terk ettiği haberleri dolaşmaya başladı köyde. Geldiği gibi köyü terk etmişti Vahşigız. Herkes köy meydanında vahşigızın neden gittiği konusunda yorum yaparlarken Nusret Abinin feryadı duyuldu
Aqzım DiLim Kan oLaydı, Git Diyen DiLim Kopaydı... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden. Açaydım kollarıma iki yana. gitme berrika, gitme vahşigız. diyeydim gitmezdi o vahıt. Benim yüzümden benim yüzümden. O günden sonra Nusret abi dağların adamı oldu. Gündüzleri dağlarda geziyor, geceleri ise vahşigızın kulübesinin damında kaval çalarak sabahlıyordu.
(Alıntı-Haber) . Dün dünya çapında 1000'den fazla vakaya rastlanırken, sadece ABD'de görülen vaka sayısı 300 oldu.
Önemli bir din adamı umre ziyaretinin birkaç hafta ertelenmesi tavsiyesinde bulundu. Çin'de ilk defa bir vaka resmi olarak kabul edilirken. Kanada'da domuz itlaf ediliyor.
Dünya Sağlık örgütü geçen hafta domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüyle ilgili ikinci dalga uyarsında bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü'nün bu uyarısından bir hafta sonra korkulan ABD'de oldu. ABD'de sadece dün 300 domuz gribi vakasına rastlandı. Bu ülkede şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybederken, görülen vaka sayısı ise 2 bin 500 oldu.
Baykuş ve kara kedi de dahil olmak üzere, tüm hayvanlar Allah'ın yaratıklarıdır. At nalı, boncuk v.sd aksesuarların tamamı Allah'ın yarattığı maden ve eşyalardan insanın meydaa getirdiği şeylerdir. Hiç ama hiçbirisinin insana yarar yada zarar vermesi mümkün değildir. Aksini düşünmek, en hafif anlamıyla ŞİRK'tir. Bize şah damarımızdan yakın olduğunu söyleyen rabbimizin ise, ŞİRK'i asla affetmeyeceğini belirtmiştir.
Merdiven altından geçmek, karakedi, 13 veya diğer rakamlar, şu yada bu bitkinin uğur yada uğursuzluğu, Sarmısak, at nalı, nazar boncuğu gibi eşyaların insana yarar yada zarar getireceğini düşünmek, HURAFEDİR, BATIL İNANÇTIR. . Her gün fatiha okurken, 'Allah'ım yanlız sana kulluk eder, yalnız senden yardım bekleriz.' deyipte, bu tür şeylerin kendisine yarar yada zarar verebileceğini düşünmek, iman zayıflığıdır, daha kötüsü ŞİRK'tir.
Daltonların en uzunu ama en safı, en şapşalı. Sonuçta bir çizgi filim kahramanı ama soyguncuları sempatik gösteren bir çizgi filim kahramanı. Daltonlar yüzünden insanın soygunculara iyi gözle bakası geliyor bir anda:-]
Bayrağındaki beyaz çizgilerin içine, işgal ve tecavüz ettikleri, kan döktüükleri ülkerin adedince, kırmızı lekleler koysalardı daha şık durudu. . Ama haklılar, o kadar lekeyi nereye sığdırsılar ki! ! ! . .
İsmini yazmayacağım bir antoloji dostunun, berrika isimli bayan üye için yazdıkları
aşağıdadır.
Defalarca uyarıldı ama o yazmaya devam etti, bir bayanı taciz ederek.
Bunu engellemesi gerekenler moderatörlerdi.
Asıl bu insanların yazdıklarını engelleyin sevgili modlar.
.
=========================================================
Berrikanın Gidişi ve Nusret Abinin Dramı
Berrika, namı diğer vahşigız.
Bir gece vakti çıkıp gelmişti köye vahşigız. Geçmişi ile ilgili kimselere bir şey anlatmamıştı. Köy ahalisi kendisine acıyıp, hayvanları otlatması karşılığında kendisine küçük bir kulübe yapmışlardı. Vahşigız gündüzleri hayvanların peşinde dağ bayır dolaşıyor, akşam olunca köye geliyor ve hemen kulübesine giriyordu. Vahşigızla ilgili bilinen tek şey çok güzel kaval çaldığı idi. Kulübesinden yayılan hüzünlü kaval sesi geceleri tüm öbayı kaplıyordu. Vahşigız, erkek gibi yürümesine, davranmasına ve de yaşamasına rağmen yine de gizli bir güzelliğe, esrarengiz bir dişiliğe sahipti. Köyde bunun farkında olan tek kişi nusret abi idi. Nusret Abi çoğu kez onu gizliden gizliye dağlarda takip eder ama bir türlü yanına yaklaşamazdı.
Nusret abi yine ıssız bir tepede kararlı bir şekilde Vahşigızın yanına yaklaştı. Konuşacaktı onunla, vahşigıza karşı hissettiklerini yüzüne söyleyecekti. Söyledi de. Ama vahşigız olumsuz cevap verince Nusret Abi çok bozuldu. Erkeklik damarları kabardı. Nasıl olur da bir dağ kızı koskoca Nusret Abiye rest çekebilirdi. Kızdı, bağırdı, çağırdı.
Ertesi gün Vahşigızın köyü terk ettiği haberleri dolaşmaya başladı köyde. Geldiği gibi köyü terk etmişti Vahşigız. Herkes köy meydanında vahşigızın neden gittiği konusunda yorum yaparlarken Nusret Abinin feryadı duyuldu
Aqzım DiLim Kan oLaydı, Git Diyen DiLim Kopaydı... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden. Açaydım kollarıma iki yana. gitme berrika, gitme vahşigız. diyeydim gitmezdi o vahıt. Benim yüzümden benim yüzümden.
O günden sonra Nusret abi dağların adamı oldu. Gündüzleri dağlarda geziyor, geceleri ise vahşigızın kulübesinin damında kaval çalarak sabahlıyordu.
Aç'a dokuz yorgan örtmüşler, yinede uyuyamamış.
....................................................(Türk Atasözü)
İşte ismini yazmayacağım bir antoloji dostunun yazdıkları.
Kararı siz verin,
===================================================00
Berrikanın Gidişi ve Nusret Abinin Dramı
Berrika, namı diğer vahşigız.
Bir gece vakti çıkıp gelmişti köye vahşigız. Geçmişi ile ilgili kimselere bir şey anlatmamıştı. Köy ahalisi kendisine acıyıp, hayvanları otlatması karşılığında kendisine küçük bir kulübe yapmışlardı. Vahşigız gündüzleri hayvanların peşinde dağ bayır dolaşıyor, akşam olunca köye geliyor ve hemen kulübesine giriyordu. Vahşigızla ilgili bilinen tek şey çok güzel kaval çaldığı idi. Kulübesinden yayılan hüzünlü kaval sesi geceleri tüm öbayı kaplıyordu. Vahşigız, erkek gibi yürümesine, davranmasına ve de yaşamasına rağmen yine de gizli bir güzelliğe, esrarengiz bir dişiliğe sahipti. Köyde bunun farkında olan tek kişi nusret abi idi. Nusret Abi çoğu kez onu gizliden gizliye dağlarda takip eder ama bir türlü yanına yaklaşamazdı.
Nusret abi yine ıssız bir tepede kararlı bir şekilde Vahşigızın yanına yaklaştı. Konuşacaktı onunla, vahşigıza karşı hissettiklerini yüzüne söyleyecekti. Söyledi de. Ama vahşigız olumsuz cevap verince Nusret Abi çok bozuldu. Erkeklik damarları kabardı. Nasıl olur da bir dağ kızı koskoca Nusret Abiye rest çekebilirdi. Kızdı, bağırdı, çağırdı.
Ertesi gün Vahşigızın köyü terk ettiği haberleri dolaşmaya başladı köyde. Geldiği gibi köyü terk etmişti Vahşigız. Herkes köy meydanında vahşigızın neden gittiği konusunda yorum yaparlarken Nusret Abinin feryadı duyuldu
Aqzım DiLim Kan oLaydı, Git Diyen DiLim Kopaydı... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden... Benim Yüzümden. Açaydım kollarıma iki yana. gitme berrika, gitme vahşigız. diyeydim gitmezdi o vahıt. Benim yüzümden benim yüzümden.
O günden sonra Nusret abi dağların adamı oldu. Gündüzleri dağlarda geziyor, geceleri ise vahşigızın kulübesinin damında kaval çalarak sabahlıyordu.
DEHA, imkansızda mümkünü görebilmek demektir;
Gemilerin karada da yüzebileceğini sezmek,
Mehmetlerden birini 'FATİH' yapar.
........................(Selahaddin ŞİMŞEK)
Gerçekleri tarih yazar,
tarihide Galatasaray
(Alıntı-Haber)
.
Dün dünya çapında 1000'den fazla vakaya rastlanırken, sadece ABD'de görülen vaka sayısı 300 oldu.
Önemli bir din adamı umre ziyaretinin birkaç hafta ertelenmesi tavsiyesinde bulundu. Çin'de ilk defa bir vaka resmi olarak kabul edilirken. Kanada'da domuz itlaf ediliyor.
Dünya Sağlık örgütü geçen hafta domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsüyle ilgili ikinci dalga uyarsında bulunmuştu. Dünya Sağlık Örgütü'nün bu uyarısından bir hafta sonra korkulan ABD'de oldu. ABD'de sadece dün 300 domuz gribi vakasına rastlandı. Bu ülkede şimdiye kadar 3 kişi hayatını kaybederken, görülen vaka sayısı ise 2 bin 500 oldu.
Baykuş ve kara kedi de dahil olmak üzere, tüm hayvanlar Allah'ın yaratıklarıdır.
At nalı, boncuk v.sd aksesuarların tamamı Allah'ın yarattığı maden ve eşyalardan insanın meydaa getirdiği şeylerdir.
Hiç ama hiçbirisinin insana yarar yada zarar vermesi mümkün değildir.
Aksini düşünmek, en hafif anlamıyla ŞİRK'tir.
Bize şah damarımızdan yakın olduğunu söyleyen rabbimizin ise,
ŞİRK'i asla affetmeyeceğini belirtmiştir.
Merdiven altından geçmek, karakedi, 13 veya diğer rakamlar, şu yada bu bitkinin uğur yada uğursuzluğu,
Sarmısak, at nalı, nazar boncuğu gibi eşyaların insana yarar yada zarar getireceğini düşünmek,
HURAFEDİR, BATIL İNANÇTIR.
.
Her gün fatiha okurken,
'Allah'ım yanlız sana kulluk eder, yalnız senden yardım bekleriz.'
deyipte,
bu tür şeylerin kendisine yarar yada zarar verebileceğini düşünmek, iman zayıflığıdır, daha kötüsü ŞİRK'tir.
Daltonların en uzunu ama en safı, en şapşalı.
Sonuçta bir çizgi filim kahramanı ama soyguncuları sempatik gösteren bir çizgi filim kahramanı.
Daltonlar yüzünden insanın soygunculara iyi gözle bakası geliyor bir anda:-]
Bayrağındaki beyaz çizgilerin içine,
işgal ve tecavüz ettikleri, kan döktüükleri ülkerin adedince,
kırmızı lekleler koysalardı daha şık durudu.
.
Ama haklılar, o kadar lekeyi nereye sığdırsılar ki! ! !
.
.