Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • Sevdiğim Filmler 12.02.2004 - 13:51

    bu başlığı böyle açmam hata olarak görünse bile hangi filmin hangi filmden daha iyidir tartışmasından çok şzlenmesi için tavsiye edilecek filmler olarak görmenizi isterim.

    Lakin hangi En iyi on film? En iyi on korku filmi mi yoksa romantik komedi mi... Bir sürü seçenek varken böyle genel bir başlık açmam hata olabilir. Yine de ister genel olsun ister belli bir film türüi laf olsun terim dolsun :)

  • elif noktaları12.02.2004 - 13:45

    Hans von Aiberg'ün hani bizim Hasan emminin öğretisiymiş:P

    Nette anlatımı:

    Kur'an'daki tüm şifreler tekildir (7, 11, 19 gibi) . ASAL da bölünemeyen demek. 1 sayısı ve kendisi dışında hiçbir başka sayıya. 1 sayısını asal saymazlar ama asıl ASAL odur çünkü bir sayıyı bire bölmek, Kehf sisteminde sonsuz oluyor. Daha fazla bilgi için kitaplarımdan ELİF noktasına bakınız. Evrende neyi ELİF'e bölerseniz (sehpayı, masayı vb.) sonuç ELİF-1'dir. Bu bir sayısı aslında n >>> sonsuz olduğunda, n+1 >>> sonsuz ötesindeki 1. Bu elif 1 sayısını herhangi bir sayıya böldüğünüzde sonucu sonsuz çıkar. Dolayısıyla gerçek anlamdaki mutlak 1, bizim 1 gibi asal değildir. Yani 1 gibi her sayıya bölünüp, sonucu o sayı olarak belirlemez. Elif 1 sayısı hangi rakama (Rakim) bölünürse bölünsün sonucu Elif 1'dir. Elif noktalarını sanırım Sonsuzluk Kulesi 2. Cilt’te yazmıştım. Cantor buldu, Hilbert ilerletti ve edebiyatçı sandığımız Borges de onu DENEL olarak buldu.

  • eleji12.02.2004 - 13:39

    Bir dostun veya sevilen birinin ölümünden duyulan acıyı ve üzüntüyü anlatan lirik şiiridir.

    Bir örnek:

    Lycidas* - (John Milton)

    Yet once more, O ye laurels, and once more
    Ye myrtles brown, with ivy never sere,
    I come to pluck your berries harsh and crude,
    And with forced fingers rude
    Shatter your leaves before the mellowing year.
    Bitter constraint and sad occasion dear
    Compels me to disturb your season due;
    For Lycidas is dead, dead ere his prime,
    Young Lycidas, and hath not left his peer.
    Who would not sing for Lycidas? He knew
    Himself to sing, and build the lofty rhyme.
    He must not float upon his watery bier
    Unwept, and welter to the parching wind,
    Without the meed of some melodious tear.

    Begin, then, sisters of the sacred well
    That from beneath the seat of Jove doth spring;
    Begin, and somewhat loudly sweep the string.
    Hence with denial vain and coy excuse;
    So may some gentle muse
    With lucky words favour my destined urn,
    And as he passes turn,
    And bid fair peace be to my sable shroud.

    For we were nursed upon the self-same hill,
    Fed the same flock, by fountain, shade, and rill;
    Together both, ere the high lawns appeared
    Under the opening eyelids of the morn,
    We drove a-field, and both together heard
    What time the grey-fly winds her sultry horn,
    Battening her flocks with the fresh dews of night,
    Oft till the star that rose, at evening, bright,
    Toward heaven's descent had sloped his westering wheel.
    Meanwhile the rural ditties were not mute;
    Tempered to the oaten flute,
    Rough satyrs danced, and fauns with cloven heel
    From the glad sound would not be absent long;
    And old Damaetus loved to hear our song.

    diye devam eden uzun bir ağıt...

    * Milton'un okul arkadaşı Edward King'in denizde boğulması üzerine yazdığı eleji (... Genel anlamda, insanın ölümlülüğü temasını işleyen, birbirini izleyen bir vurgulu iki vurgusuz heceli ayaklardan oluşan beşli ve altılı ölçüyle yazılan ve konuyla sınırlı olmayan şiire verilen addır. Modern batı edebiyatında bu terim şiirin içeriğinden çok ölçüsünü belirtir. Alman edebiyatında ölçü özelliği öne çıkarken, ingiliz edebiyatında şiir türü olarak tanınır. Eleji, modern şiirde de sık rastlanan önemi bir şiirsel anlatım biçimidir.)

  • eleji12.02.2004 - 13:22

    elegie, elegy...
    ağıt, mersiye...

  • edebiyat lobileri12.02.2004 - 13:19

    Medyada ki tekelleşmeye karşı olmak adına oluşturulan küçük tekkeler... daha doğrusu küçük tekeller..

  • templar11.02.2004 - 16:05

    Tapınak Şovalyeleri

  • tapınak şövalyeleri11.02.2004 - 16:04

    bkz. Baphomet

    Knights Templar (Tapınak Şovalyeleri) ile ıilgili daha çok bilgi için:
    http: //www.templarhistory.com

  • eleştirmek09.02.2004 - 19:50

    bizler eleştiri adı altında aç sırtlanlar gibi aslanların bıraktığı leşlere ya da Meriç'in dediği gibi ''kızıl şal görmüş İspanyol boğası gibi, her düşünceye ve düşünene... '' saldırıyoruz...

  • murphy yasaları09.02.2004 - 18:52

    bir şey ters giderse her şey ters gider..

  • lord of the rings / yüzüklerin efendisi09.02.2004 - 17:01

    6 bölüm ve 3 kitaptan oluşan Yüzüklerin Efendisi serisi esasında Tolkien'ın yarattığı on binlerce yıllık Orta-Dünya tarihinin sadece 3 yılını kapsar.

    İlk basımda çoğu kişi, Tolkien'ın serisinde kimin kim ya da ne olduğu, ya da nerede veya ne zaman geçtiğini açıklamadan ve sayfalarca yazdığı bir kişinin potresini ya da yerlerin tasvirini okuyucu sıkacak, romandan kopartacak riskler olarak görmüşlerdir... Başarısından sonra oynadığı kumarı kazandığı düşünülmüştür. Lakin ortada bir kumar yoktur çünkü Yüzüklerin Efendisi roman ya da basitçe yazılmış bir kitap değildir. Büyük Resmin sadece küçük bir kısmını detaylı olarak anlatır ve okuyucunu kafasında soru işaretleri bırakarak, Orta Dünya'ya ilgi duymasını sağlar.... Tolkien'ın esas resmi Orta-Dünya tarihidir, bu tarihi yazmasındaki amaç İngiltere'nin Keltler'den veya Angalo Saxon'lardan başka kendisine ait bir tarihi olmadığını görüp, bu boşluğu doldurmak için kollarını sıvar.

    Kendi deyimiyle ''belki saçmada olsa'' ortaya İngilizler'e hediye edeceği mitoloji yaratır. Elf, Cüce ve Rhoan gibi değişik diller yaratır, hatta bazı notlarını bu dillerle tuttuğu için bazıları hala çevrilelememiştir. Yarıtılıştan karaların yer değişmesine kadar diller, bitkiler, haritalar, destanlar, şarkılar, şiirler, sanatlar, dinler, ırklar, değişik canlılar, çoğrafyalar, yönetimler ve bir sürü olguyu yaratır. Silmarillion kitabı ile özetlediği bu mit, malesef ölümü ile tamamlanamamıştır, yine de oğlu tarafından düzene sokulmaya çalışılan notlarından bugüne kadar 12 cilt ve değişik kitaplar çıkartılmıştır. Orta Dünya tarihi bu emeklerin ortasında ilgi gören LOTR'den bize bakıp göz kırpar...

    Tolkien yazdıklarını referans olarak kendisini değil, kendi yaratığı tarihteki insanları verir... Mesela LOTR Frodo Baggins'e aittir, Hobbit kitabı ise Bilbo Baggins'a aittir, fakat Lost Tales gibi başka kaynaklardan da, LOTR kitabında, olanları farklı şekillerde okuyabilirsiniz... Bunun sebebi Tolkien, mitoloji yaratırken, tarihte, birden fazla ve farklı kaynakların olduğunu bilir... Mesela bazen bir yere giden Gladriel olurken, başka kaynakta bu Cindar olabiliyor....O yüzden LOTR serisi hikayenin sadece bir versiyonudur... Mesela Gandalf'ın kulede başına gelenler LOTR de yazmazken, notlarında üç dört versiyonu bulunabilir... ama tabi ki Tom Bombadil kim olduğu gibi boşluklar çoktur diyebiliriz fakat onlarda kasıtlı olarak yapıldığı ortadır mesela Numenorla ilgi bilgiler ada ile battığından o tarihte gelişen olaylar hakkında çok detaylı bilgilere sahip değiliz der ya da Faramir'in tuttuğu notların büyük kısmı savaşta kayboldu gibilerinden dip notlara bile karşılaşabilirsiniz. Uzun sözün kısası LOTR sadece hayal gücüyle değil büyük birikimler sayesinde ortaya çıkmştır.

    Melkor varken onun öğrencisi Sauron'ı, Faramir varken Aragorn'u, Cevherler Savaşı varken Yüzk Savaşı'nı okumak... Yani elimde Middle Earth ansiklopedisi dururken LOTR'yi nereye koyarsınız size kalmış ama Tolkien'ın ömrü uzun olsaydıTurin'in açıklı öyküsü gibi bir çok destanı LOTR gibi daha detaylı yazabilirdi. Hiç bir eseri basite alınacak ya da küçümsenecek çalışmalardır diyemem.

    Fİlmi, serisinin yanında havai fişek gösterisi olarak nitelendirebilirim

    Uzun uzun burada karakterlerin, yerlerin ve diğer tüm olguların nerden ve ne olduklarını yazmak isterim ama ansiklopedilere bile zor sığıcak bu bilgileri bir oturuşta yazamam ama size tavsiyem kitabını okurken elinizde ''Guide To Middle Earth'' gibi Orta Dünya sözlüğünü bulundurmaya çalışın derim...