Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • 51.bölge13.08.2006 - 23:49

    5 Mayıs 1995 Cuma günü, İngiliz Tv yapımcısı Ray Santili Londra Müzesi'nde bir basın toplantısı düzenledi. Dramatik ama kısa bir girişin ardından, elinde 16 mm. lik 14 bobinden oluşan, ABD Askeri İstihbaratı'na ait bir filmin bulunduğunu açıkladı, filmin bulunduğunu açıkladı, film ordu deyimiyle kaza geçirip düşen bir UFO'yu ele geçirme operasyonu olarak sınıflandırmıştı, kaza sonrasıyla ilgili görüntüleri ve bazı dünyadışı ya da insan olmayan canlılara yapılan otopsi sahnelerini içeriyordu. Santili, filmi 82 yaşındaki ordu fotoğrafçısı Jack Barnett'ten almıştı, film Barnett'in özel arşivine aitti. Temmuz 1947'deki Roswell Ufo kazası sırasında çekilmişti ve Barnett bir kopyasını kendisine saklamıştı. Santili ile ortak çalışan işadamı Cristopher Cory ise, aynı fikirde değildi, Barnett olayında uyumsuzluklar vardı ve filmin gizli servisler tarafından özellikle dışarıya sızdırıldığını düşünüyordu. Kaza ve otopsi ile ilgili bazı olaylar gerçekten düşündürücüdür ve Cory'nin iddiasını desteklemektedir. Önce, Santili'nin açıklamasının ardından Londraya gelen ve Haziran 1995'te filmi izleyen Taiwanlı bir ufo araştırma grubu, iki yıl önce 1993'te bir Çin UFO filminde kullanılmak üzere CIA'den satın alındığı ileri sürdü. İkinci ilginç olay, Hava Kuvvetleri eski istihbarat subayı Çavuş Dick Doty'nin iddiasıdır; Çavuş Doty, Roswell filminin daha öncelerde New Mexico'da, Los Alamos Ulusal Labratuvarı'nda gösterildiğini söylüyordu. Bu iddianın ardından 28 Haziran 1995'te, 19 senatör ve kongre üyesi (aralarında Steven Schiff'de bulunuyordu) otopsi filmini özellikle görmek istediler ve seyrettiler. Bir ay sonra, 28 Ağustos 1995'ten başlayarak özel olarak hazırlanan ' Alien Autopsy: Fact or Fiction? ' adlı video-film dünya televizyonlarında gösterilmeye başlandı. Asıl şok o anda yaşandı, tv filminde altı parmaklı, 60-70 cm, boyunda dünyadışı canlılar görülüyordu, oysa Santili'nin filmindeki yaratıklar dört parmaklıydılar ve boyları 40 cm'i aşmıyordu, bu farklılığın nedeni neydi? Farklılık, bu kadar da değildi, her iki filmin arasında tarihleme farkları da vardı; benzer olaylar farklı tarihlerde veriliyordu. Sanki iki ayrı UFO kazası anlatılıyordu.




    Uyuşmazlıklar, yapaylıların göstergesi olabilirler; yanı sıra da kasıtlı olarak hatalı bilgilendirme yoluna gidildiği düşünülebilir, hatta negatif bir kampanyanın varlığı varsayabilir. 1947'deki kazadan sonra, Roswell' le ilgili olarak mantar gibi yayaılan kuşkulara bir nokta koyulması için Santili'nin filmi uygun görülmüş olabilir. Yani ortaya ikinci ama yapay ve de tanımlanmamış bir film çıkarılacak, böylece Santili'nin filmi arada kalacak ve lekelenecektir. Alternatif olarak, bunun tersinide düşünebiliriz; yani Santili'nin filmi sahtedir gerçeği özellikle gösterilirek tepkiler izlenmiş ve farklılıklarrın algı düzeyi araştırılmış veya sınanmıştır. İki filmin de sahte olması olasılığı ise, en çarpıcı olanıdır ve çok usta bir stratejinin de işaretidir; böylece genel bir kuşku yaratılacak, inanmayanlar kuşkulanıp korkacaklar ama Roswell'de bir şeyin yaşanmadığı da düşünülürken (çünkü çelişkiler çok fazladır) ötekiler yani inananlar ise uyumsuzlukları ve hataları araştırıken kuşkuların içinde boğulup gideceklerdir. 20 dakikalık filmde, grenli görüntüler halinde (net olmayan tanecikli görüntüler) , otopsi mahalinin çok iyi aydınlatılmış bir yer olduğu görülmektedir. Bu bölümde, üç otopsinin ikinci kez yapıldığı izlenimi vardır; üç insan görevli hastane ortamı bir yerdedirler, ikisi beyaz renkli radyosyon giysileri (biyolojik risk izolasyonu) giymiştir, üçüncüsü ise cam bir bölmenin ardından bakmaktadır. İzole giysiler içindeki iki görevli, siyah bir döşemenin üzerinde yatan yaratıkların bedenleri üzerinde çalışmaktadırlar. Yaratık, 60-80 cm. boyundadır, başı büyük ve bir insanın başına göre çok farklıdır, özellikle başın arka kısmı çok gelişmiştir. Yaratığın veya yaratıkların iri, siyah gözleri vardır. Şişkin veya şişirilmiş göbekleri veya mideleri vardır, şişkinlik ölüm sonrası sendromu olabilir, altışar el ve ayak parmakları vardır. Birisinin bacağında bir yara dikkat çekmektedir, bunun kaza sonucunda olduğu varsayılabilir. Kafatasında veya diğer yerlerde saç ve kıl yoktur. Ayrıca kaburga kemiklerinin olmadığı da dikkat çekicidir, kulaklar ve burun küçüktür ve eğer bir insanla karşılaştırılırsa bu organların gelişmemiş olduğu varsayılabilir, diş yoktur dudaklar belirsizdir, kulakların çene kemiğinin altında olamsı ilginçtir, ayrıca göbek deliğide görülmemektedir. Göbeğin altında bir yarıkta kadın cinsel organına benzer bir organ vardı ama yaratıkta meme yoktur. Bazı yorumlara göre bu ölü yaratık hibrid (ikicinsiyetli) olabilir yani insan/uzaylı çünkü jenital olarak yaratık değildir. Diğer filmde otopsi yapılan yaratığın, BUFARO mensubu Philip Mantle'ın anlatımına göre boyu 20cm daha kısadır, dört parmağı vardır ve beşincisi olması gerktiği yerde bir uzuv çıkıntısı görülmektedir. Farklılıklar daha artırılıp, sayılabilir fakat Kodak Film Şirketi'nin açıklaması tartışmaları kesip atmakta ve çaresiz bırakmaktadır. Çünkü filminin 1947 yapımı olduğunu resmen açıklamıştır. Hangi filmin mi ikisininde...


    27/29 Mayıs'da Washington'da, Sheraton otel'de üç günlük bir uluslararası toplantı yapıldı, saygın isimlerin katıldığı toplantının konusu dünyadışı bir yerden gelecek olan ziyaretçilere veya kültüre verilecek en uygun yanıtın araştırılmasıydı. ' Kozmik Kültürler Buluşunca ' adlı konferansa bilim adamları, akademisyenler, hükümet görevlkileri, profesyonel araştırmacılar, askeri yetkililer, gazeteciler ve dinsel konuşmacılar katıldı. Dünya çapındaki konferansta görüldü ki, politik, akademik, bilimsel ve medyatik çevrelerde net ve geniş bir kabul vardı, dünyadışı ilişkiye hazır olma gerçeğine ulaşmışlardı ve bir dizi zorlayıcı önlemin alınmasını hatta bir devrimin gereğini düşünüyorlardı. Arlington Ensitüsü'nden Ululsal Güvenlik Uzmanı John L. Petersen ' karşılaşmanın ' sonucunda geçerli değişim için toplumsal ve kültürel düzeydeki karışımın dramatik nedenler oluşturacağını, özellikle de enerji kaynaklarında sorunlar çıkacağını belirtiyor ve dünya dışı ilişkinin ve teknolojinin ortaçağdan bu yana yani Aydınlanma'ya kadara zaten değişime neden olduğunu ekliyordu. Antropolog ve gazeteci Michael Heseman ise, ' İlişki ' yi ikinci bir kopernik devrimine benzetiyor; Sovyet UFO dosyalarının artık kamuoyuna açıldığını, kesin ve çarpıcı olayların yaşandığını ve 1989'da yaşanan olayı ise çok önemli bir örnek olarak gösteriyordu; o yıl Sovyet nükleer sileh depolarının üzerine gelen bir UFO, iki saat boyunca dolanıp durmuş, ancak mig savaş uçağının gelmesiyle uzaklaşmıştı. Havard'lı psikiyatr Dr. John Mack, konferansta yasaklanmış özel bir video filmi sundu; filmde Güney Afrika'da bir okulun dördüncü sınıf öğrencilerinin tanıklarını görüntülenmişti; çocuklar teneffüs sırasında, okulun bahçesinin üstüne kadar alçalan bir UFO' yu tanımlıyor ve anlatıyorlardı. Bir kız öğrenci UFO'nun altında çok uzun boylu 2-3 m. bir yaratığın belirdiğini ve kaybolduğunu anlatırken, diğerleri onu onaylıyordu. Washington Post'dan gazeteci Ruth Montgomery, bugüne kadar eline geçen sayısız ve karmaşık gözlem raporlarından söz ederken; '... ama en önemlisi birçok askerin ve subayın bu konuda benimle konuşmak istemeleridir. ' diyordu. Mexico'daki ' sixty minutes ' adlı tv programının yapımcısı olan Jamie Maussan, konferans katılımcılarına Meksika'da nüfusun yoğun olduğu merkezlerde gözlemlenen Ufoları görüntüleyen filmleri gösterdi.Bantlarda araçların yapıları, UFO filoları, şeffaf bir alan (plazma mı) içinde dikey uçan Ufo'lar açık açık görülüyordu. Ama içlerinde bir tanesi çok çarpıcıydı; ilk görüntüde gece karanlığında neredeyse yere inmiş gibi duran bir Ufo vardı, ardından peygamber devesine benzer bir yaratık ortaya çıkıyor ve kameraya dönerek sanki çekimi engeller gibi davranıyordu. Toplantıda söz alan bir diğer araştırmacı Sümer Kültür uzmanı Zecharia Sitchin'dı, ünlü araştırmacı antik Sümer tabletlerinden örnekler göstererek, dünyadışı canlıların modern insanın atalarıyla ilişkilerini anlattı. Kozmik Kültür Konferansı'nın orgazizatörü Dr. Scott Jones, konferansı video - bantlar haline getirerek Kongre üyelerine ve Beyaz Saray'a sundu; sunusunda akademik, profesyonel ve medyatik ortamlarda doğru ve düzeyli bilgilenmenin önemi ve dünyadışı yaşam gerçeğinin kabulü kesin çizgilerle vurgulanıyordu.


    13 Nisan 1995'te, Dr. Jesse Marcel Jr, Montana Eyaletin'de Helena'da bir açıklamada bulundu. Dr. Marcel, Hava Kuvvetlerinden bir haberalma subayının oğlunun 1947 Roswell Ufo kazasıyla ilgili açıklamalarda bulunduğunu iddia ediyordu. 1991 yılında Dr. Marcel Washington'a bir davet almıştı, daveti yapan Senatör Robert Byrd adına çalışan Ulusal Güvenlik Görevlisi Dick D'Amato'duydu, Senetör Byrd aynı zamanda da Ulusal Güvenlik Konseyi'nin üyesiydi. Dick D'Amato, Dr. Marcel ' le özel bir güvenlik odasında buluşmakta ısrar etmişti, Dr. Marcel buna karşı çıkmış ve 1 bir şey söylememe ve konuşmama ' sözü vermişti ama D'Amto ısrarını sürdüyor ve güvenlikle ilgili konuların tartışılmayacağını söylüyordu. Buna rağmen buluşma gerçekleşti; D'Amato ilk olarak, Dr. Marcel'i Roswell Kazsı ile ilgii olarak bilgilendirdi. Dr. Marcel, yaşamında ilk kez Hükümetin UFO kalıntısının şu anda nerede olduğunu sordu ama ajan; ' Bunu biz bilmiyoruz ' cevabını verdi. D'Amato'nun sonraki sözleri ise çizgi dışıydı, Ufo gerçeği ile bilgiler serbest bırakılabilirdi fakat inanılmaz bir güç vardı; bu gücün adı ' Kara El ' 'di ve Hükümet'e bağlıydı; sır kesinlikle saklanıyor ve çok büyük paralar harcanarak yasadışı işler yapılıuyor hatta insanlar susturuluyordu. D'Amato, Dr. Marcel'e ulusal güvenlik konseyinin bu insanları bulmaya çalıştığını ve hala neden gizliliğin sürdürüldüğünü anlamaya çalıştıklarını belirtiyordu. Dr Marcel'in açıklamasından sonra, Dick D'Amato ile buluşan Ufo araştırmacısı Stanton Friedman tüm bu iddiaları onayladı. Bir diğer Ufo belge araştırmacısı olan Timothy Good hemen harekete geçerek, Dick D'Amato ile Washington'da ve Londra'da birer görüşme yaptı. Good da iddiaları onaylıyor ve yakında yayınlanacak olan kitabında bu görüşmeye özel yer vereceğini söylüyordu. 2 Temmuz 1995'te Londra'nın önemli gazetelerinden olan The Mail'de Britanya Savunma Bakanlığı Havacılık Bürosu Özel Araştırma ve raporlar esli Sekreteri Nick Pope ile yapılan bir söyleyişi yayınlandı. Pope, bir ufo inanıcısı olduğunu belirtiyor ve Ufo'ların resmen açıklanmasından vazgeçildiğini, kendisinin de bu yüzden işinden istifa ettiğini ve Savunma Bakanlığı'nda üzerinde çalışan sayısız resmi Ufo raporu gördüğünü söylüyordu.


    Ufo gerçeği'nin ifşa edilmesini engelleyen baskıcı ve zorlayıcı çeşitli etkiler karşısında ve ABD Başkanı'nın seçim yılı nedeniyle görülen luzüm üzerine, Kongre üyesi Phil Graham ve Senatör Bob Dole, iyi bir hazırlık yaparak Demokratik Parti'ye karşı rastlanmamış bir tür ' Ekim sürpirizi ' oluşturdular. Ama bu bir düşünceden öteye geçemedi, aslında iki partinin amacı da Ufo gerçeği'nin politik malzeme haline getirmekti. Buna karşın, bir diğer Ufo uzmanı olan Dan Smith, Dole ve Graham'ın seçim ekibiyle ilişkiye girerek, Dole ve Graham'a iletilen Ufo bilgilerinin minimize edildiğini, bir Başkan adayının önceden kör edildiğini uyutulduğunu belirtiyordu.Güvenilir kaynaklara göre, gerek Cumhuriyetçi, gerekse de Demeokratik Partiye bağlı komisyonlar, ne olursa olsun Ufo'lar üzerinde gizlilik perdesini aralamak amacındaydılar; kısmen de olsa elde edecekleri her tür gizli Ufo bilgisi, politik kulvarlarında çok önemli yararlar ve sonuçlar getirecekti. Sırf bu iş için Cumhuriyetçi Parti'den Hailee Barbour görevlendirildi ve yanında çalışan görevliler birçok astronotla görüşerek, onların Ufo'lar hakkında ne bildiklerini öğrenmek istediler. Demokratik Parti ise ülke çapında bir Ufo araştırmasını özel bir komite aracılığı ile başlatarak, toplumun ilgi ve düzeyini ölçmeyi amaçladı; sonuçlar seçim için malzeme olacaktı. Aslında her iki partinin dışında, üçüncü bir aday da Ufo konusunu izliyordu; bu aday Ross Perot'du; 1992 yılı boyunca süren seçim kampanyasında bir çok kez geri dönüşler yaparak, Ufo soruşturmalarını gündeme getirdi. 17 Eylül 1995'te Ufo kampanyası resmen başladı ve başlangıç noktasında iki ulusal isim kullanıldı; eski Başkan Jimmy Carter'a Ufo'lar sorulduğunda, Carter'in cevabı şasırtıcıydı; eski Başkan bu konunun CIA ile ilgili olduğunu söylüyor ve gizli bir Amerikan uçağının söz konusu olduğunu belirtiyordu. İşte örtü buydu, tüm gizli servisler bunu yapıyorlar ve en son noktada bu yönteme ya da gizlilik nedenine sığınıyorlardı. Aynı hafta Başkan adayı Bob Dole, Başkan Clinton'un ekonomik politikasını eleştiriken; Bu, Hava Kuvvetleri'nin Ufo'larn imkansız olduğunu söylemelerine benziyor diyordu.

    Amerika'nın yerlileri olan Kızılderililerin ruhsal liderleri, ancak şimdilerde beyazlara açıkladıkları yüzyıllar öncesinden kalma antik Kızıderili söylenceleri dünyadışı ziyaretlerle ilgilidir. Bu ziyaretlerde, Kızılderililere yararlı bilgiler öğretilmiş ve hastalıklara karşı önlemler gösterilmiştir. İlk kez Haziran 1996'da bir araya gelen Kuzey, Orta ve Güney Amerika Kızılderili ırklarından ruhsal liderler veya şamanlar, bazı dünyadışı yaşam araştırmacılarını davet ederek, kollektif bilgi çemberi hakkında bilgi verdiler. Dünyadışı varlıklar dört element sistemine dayanan bir tür yöntemi göstermişlerdi; yöntemin amacı onların varlıklarının açıklanmasıydı. Bu aslında karmaşık bir konu, daha doğrusu bir başka yazının konusu. sonraya bırakarak günümüze dönelim. 1995 yılı Ufo/Uzaylı gözlemlerinin artış gösterdiği bir yıldır. 9 Temmuz'da Missouri'de Versilles'da iki hava kuvvetleri görevlisi ve yanı sıra da bir düzine tanık çok büyük üçgen şeklinde cisim ve dört disk gördüler, her birisi hemen hemen bir futbol sahası büyüklüğündeydi, yerde 20 veya 25 dünyadışı canlı görülmüştü, tanımlar üç ayrı türü gösteriyordu. Koca kulaklı,eflatun renkli kısa boylu olanlar, şekil belirsiz ışık veya enerji varlıklar ve insanımsı, tuluma benzer giysileri olan yaratıklar, 6 Ağustosta Bakersfield, California'da birçok insan neredeyse Ufo bulutlarına tanık oldular, olay Bakersfield gazetelerinde yayınlandı. 7 Eylül'de öğleden sonrasında gümüş renginde, sigar biçiminde küçük bir uçak büyüklüğünde bir ufo ortaya çıktı. Ufo inatla, o bölgede (Seattle) yer altında bulunan FEMA ' Federal Acil Durum Ajansı ' merkezinin üzerinde bir saate yakın süre dolaştı ve birkaç kez yere iniş yapar gibi davranışlarda bulundu. 20 Eylül'de Blackshear, Georgia'da iki polis memuru 911 no'lu acil yardım telefonunu arayarak 6 veya 8 farklı tipte Ufo'yu haber verdiler. Bir polis, aracına atlamış Ufo'yu izlemeye kalkmıştı; bu arada 911'in görevlileri bürolarının dışına çıktıklarında, gökte farklı şekillerde ışıklı Ufo'lar görmüşlerdi; ışıklar yere alçaldıklarında kırmızıdan yeşile dönüşüyordu; o kadar yakın ve belirgindilerki, tam ortalarındaki kuşak benzeri çizgi veya şekil dahi görülüyordu. 21 Eylül'de Salina, Kansas'ta yine iki polis memuru ufo'larla karşılaştılar ve video'ya kaydettiler. 22 Eylül'de Redmond, Seattle'da kırsal alanda birisi profesyonel astronom olan iki kadın gökte büyük bir cisim ile karşılaştılar, cisim nabız gibi atan kızıl ışıklar saçıyordu. Kasım ayı başlarında, gündüz saatlerinde Salida, Colarado'da çok büyük sigar biçimindeki Ufo'lar profesyonel tv kameramanları tarafından görüntülendi. 11 Haziran 1995'te Washington, Langley'deki CIA merkezi üzerinde bir ufo görüldü, olay Virginia'daki The Washington Post gazetesinde yayınlandı, Ufo merkezin üzerine doğru çok parlak bir ışık yansıtmış ve sonrada kuzeye Great Falls,Virginia ya doğru gitmişti. O anda, CIA'in ufo masası sorumlusu Ron Pandolphi,evindeydi. Acaba Ufo'nun amacı neydi? Yoksa CIA'e zamanı geldi mesajınımı veriyordu?


    Çeşitli denenmiş güvenilir kaynaklar beklenti içideler, gerek hükümet tarafından, gerek sede sivil uzmanlar tarafından yapılacak olan resmi bir açıklama artık beklentininde ötesinde, Ufo gerçeğinin gelecek beş ay içersine resmi düzeyde, kanıtlarla birlikte açıklanması Ufo olayını her konunun ötesinde görebilen uygar ülkelerin en büyük beklentisi..... Söz konusu kaynaklar, insanlarla, dünyadışı canlılar arasındaki resmi ilişkinin 1996'da başladığını belirtiyorlar, içinde bulunduğumuz yıldaki ve 1998'deki olaylar görülen açıklamaların alt yapısının oluşturulması doğrultusunda gelişecek gibi görülüyor; yapılacak ilk açıklama, dünyadışı canlıların resmen kamuoyuna sunulması şeklinde olacak ve kaynaklara göre bu açıklama 1998'de de yapılamayacak. Yani biraz daha zaman gerek; anlaşılan inkarcı güçleri ve Kara El'i susturmak için daha epey çaba gerekiyor.

  • yecüc-mecüc13.08.2006 - 23:47

    yecüc: AMERİKA
    mecüc: İSRAİL
    ? ? ?

  • iran11.08.2006 - 23:48

    Ben onu bunu bilmem ama amerika için gerçekten zor bir düşman.Dikkat edin 4600 yıldır orda yani mezopotamyada sabit yaşıyorlar(PERSLER) yunanlılar,osmanlılar dışında yenilmemişler.
    Artı, şu gün pekte göstermeselerde 3000 yıldır düzenli ve disiplinli orduları var.Rusyanın en büyük silah pazarı orda ve kendi silah sanayisi var.Nükleer faaliyette cabası(URANYUM ZENGİNLEŞTİRMESİ=ATOM BOMBASI) .

  • üç şey14.07.2006 - 23:27

    İdare edilecek 3 şey; Dilimiz,Huyumuz,Hareketlerimiz
    Sevilecek 3 şey; Cesaret,Nezaket,Yardım
    Nefret Edilecek 3 şey; Kin,Kibir,Nankörlük
    İstenen 3 şey; Sağlık,Huzur,Dostluk
    Düşünülecek 3 şey; Hayat,Ölüm,Sonsuzluk

  • Silah12.07.2006 - 23:11

    Silah bence kendine güveni olmayan korkak insanların kullandığı,kapitalist ülkeleri cahilliklerin den ötürü zengin etmekte olan bir canlı yoketme aracıdır.Ayrıyeten tarihin en lüzumsuz icadıdır.