Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • hatice06.10.2006 - 20:54

    Her namazdan sonra
    tiziano ferro nun
    müslüman olması için
    ona dua edecek kadar onu seven birini çağrıştırdı bana..

  • anlamak06.10.2006 - 20:50

    Herkes anlayabildiği kadar yaşar,
    ve anlayamadığı şeyleri umursamadan göçüp gider..

    by 'va mişkun'

  • Bade06.10.2006 - 20:41

    1- olmuş, olgun,
    2. şarap

  • nefret06.10.2006 - 20:34

    irkilti, tiksinti
    ürkek olma, insandan kaçma

  • karl marx06.10.2006 - 20:26

    Karl Marx, Engels'e yazdığı 6 Haziran 1853 tarihli mektubunda şöyle diyor:

    - 'Birkaç hafta Şark işleriyle uğraşmaya mecbur olunca, Farsça'yı öğrenmek için bu fırsattan istifade ettim. Arapça'dan çekiniyorum. Bu, evvelâ Samî dillere karşı duyduğum fıtrî nefretten, sonra uzun bir zaman kaybetmeden 4000 huruf-ı asliye'yi ihtiva eden ve iki-üçbin yılı kucaklayan bir lisanı öğrenmeye imkân olmayışındandır. Buna mukabil Farsça öğrenmek çocuk işidir. Hep birbirine benzer 6 harfi bulunan ve sadâlı harften mahrum olan netameli Arap alfabesiyle yazılmasaydı, bütün Fars gramerini 48 saatte öğrenebilecektim. Nihayet üç hafta çalıştım...'

  • sekte06.10.2006 - 20:23

    'sükût' ile aynı kökten
    sessiz kalma anlamına geliyor
    ayrıca arapçada 'kalp krizi geçirme' anlamında da kullanılıyor.
    arapların
    olaylara verdikleri isimlere hayranım. kesinlikle hiçbiri uydurma değil.
    bozulmadan
    dışarıdan kelime ihrac etmeden kendini koruyabilmiş ender dillerden..

  • batıl inanç06.10.2006 - 20:01

    T.C Kültür Bakanlığının inegöl halkından derlediği batıl inançlar.

    Ayakta pantolon giymek yoksulluğa işaret sayılır.
    Akşam karanlığında kimseye süt verilmez, verilirse hayvan sütten kesilir denir.
    Ayva çok olan yerin kışı azgın olur denir.
    Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır
    Bir kimseye süt verilirken içine küçük bir kömür parçası ya da bir yeşil yaprak atılır, atılmazsa hayvanın sütünün kesileceğine inanılır
    Cumartesi ve Salı günleri çamaşır yıkanmaz.
    Çocuk yalnız bırakılmaz, bırakmak gerekirse yanına bir süpürge konulur
    Ezandan sonra komşuya ekmek mayası verilmez.
    Erkek çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, babasının cebine bereketi artar inancı içinde konur
    Gece çamaşır yıkanan yerden geçilmez, çamaşır sularının üzerine basılmaz.
    Gece kapı arkasında oturulmaz, oturanın iftiraya uğrayacağı düşünülür.
    Gelin ayakkabısının altına mahalledeki kızların isimleri yazılır, düğün sonunda kimin ismi silinmediyse önce onun evleneceğine inanılır
    Hıçkırık tutunca; “Bir kimse andı” denir ve “dostsa ansın, düşmansa çatlasın” diye söylenir
    Mahalle halkından ölen olursa dolu su kapları boşaltılır

  • batıl inanç06.10.2006 - 19:57

    Dört yapraklı yoncayı bulanın talihinin açılacağına inanılır

    çocukluğumda eski ismi osmanlı bankası
    yeni ismiyle garanti bankası hakkında bir takım rivayetler ortaya atılmıştı.
    'dört yapraklı ganca getirene verilen ödül'
    diye bir söylenti vardı vardı ve goncalar arasına teker teker yaprakları saydığımı bilirim.
    tabi ki maksadım
    çok zor bulunduğu iddia edilen bu dörtlüyü bulup
    zoru başarmaktı.. parayı pulu düşündüğüm mü vardı o zamanlar.
    bulamamıştım tabiki..
    çocukluğumun üzücü hatıralarından biridir.
    fakat bunun batıl inançla bir alakası yok tabi...

  • koşmak06.10.2006 - 19:39

    iki şeyi yana yana getirmek, yakıştırmak, yakınlaştırmak
    bağlamak..
    bknz.
    çift koşmak, ortak koşmak
    hatta 'koşul' (şart) kelimeside
    'koş' (çift,çifte) kelimesinden türemiş..

  • fahişe06.10.2006 - 19:38

    yüklemi sabit, aynı; öznesi sürekli değişen cümle

    gibi bir şey..

    bakmayınız:
    dilbilgisi