Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Mahir Demir
Mahir Demir

ŞİİR, İLAHİ BELAGATIN İNSAN SURETİNDEKİ ZUHURUDUR.

  • alevilik07.04.2010 - 17:08

    Bazıları aleviliği türklükle sınırlamış
    bazıları Hz Aliyi sevmekle sınırlamış
    Bazıları sapkınlık olarak görmüş
    Bazıları Namaz kılanları bizdendir demiş

    Bunların hepsi boş sözler boş laflar binlerce yıldır bu sözleri duymuş bir topluluğu üç beş kişinin tanımı ile tanımlayamadığı çok açıktır.

    Aleviliği tanımlamak alevi olmayanlara düşmez. Herkes kendi yoluna baksın. Biz bize yeteriz. Bizim kimsenin tanımlamasına ve tesciline ihtiyacımız yoktur.

    Saygılarımla.

  • alevilik27.04.2009 - 18:38

    Sevgili Fuzuli,
    Eleştirmesini bilmek kadar doğru için de uğraştığınızı yazdığınız bu son mesajınızda hissettim. Şahsıma söylediğiniz sözü Allahın Marifetinden yana kabul ediyorum Zira O Tek Övülendir. Şahsımda bir iyilik ve bir insanlık varsa O hakkın fıtratıma işlediği bir nakıştır.

    Kuranı Kerimde Salat ifadesinin bizlere yansıyan anlamı Hakka meyledip, yönelip,O nu Anıp Sadece Ondan ümid beslemek, yalnızca O na kulluk etmek ve bu çerçevede Hakkın iyiye ve doğru yola erdirdiği Kullarının arasında olmayı arzulamaktır ki; Fatiha suresinin bir yönü ile Salat ederken okunması veya hayatımızı bir ibadete çevirerek daima bu yol ve dilek üzerine yaşamak DOSDOĞRU YOL kavramını içselleştirmemize ve Toplumun içine yaygınlaştırılmasına yardımcı olur.

    İbadet insanın ruhuna, hayatına, nefsine nüfuz etmeli ki Temiz bir insan ve Temiz bir toplum olalım.

    Yeryüzünü kirleten ve savaşları dine alet eden BARONların kıskacında afyon almış bir dindar olmaktansa hepsini elimin tersi ile iter yeni baştan Gelmiş geçmiş tüm bilgileri süzerek Kuran Işığında bir yolu kendim çizerim daha iyi.

    Örneğin açın bakın hadis kitaplarında Ömerin Recm ayetleri hakkında söylediklerine kuranda bazı surelerin eksik olduğunu ayan beyan söylüyor ve ayetlerin Hz Aişenin yatağının altında yazılı bulunan kağıdı bir keçinin yediğini ifade ediyorlar. Bu ve benzeri bir çok yalan hadis var. Bu safsatalarla beyin bulandırmak istemiyorum.

    Alevilik ile ilgili eserleri detaylı olarak son iki senedir okuyorum.
    Bu yaşıma kadar bir çok sünni referanslı yazar, kitap okudum. Risalei Nurun tüm ciltlerini bitirdim ve cemaate de gittim. Sonra ne oldu. Sonra Hadisleri okudum içinden insan vicdanına sığmayacak türden sözler buldum. Kendi yolumu araştırmaya koyuldum O ise İNSANI ön plana çıkarıyor Allah sevgisi ile hareketi salık veriyor ve diğer mesajlarımda belirttiğim şekillerde ibadeti öğretiyor.

    Şiir sayfama bakabilirsin orada Tasavvuf kökenli şiirlerimde vardır.

    Sunni Kardeşlerimden isteğim onların yaşamlarının yeryüzünde tek doğru olmadığını görmeleridir. Ne üzerine inanırsak inanalım. Yeter ki güzel ahlaklı ve topluma faydalı olalım. Allahı her halimizde Analım.

    Aramızdaki mezhepsel farklılıkları bırakıp Dünlyanın karşısına Ortak Güzelliklerimiz ile DURALIM.

    Herkesin vicdanını Hak bilir. Değiştirmek ve yerine başkasını koymak niyetinde olmayalım.

    Saygı ve sevgilerimle.
    Eyvallah

  • alevilik17.04.2009 - 13:27

    Sevgili Fuzuli

    Eğer sözlerimden dolayı riyakarlık yaptığımı düşünüyorsanız üzgünüm. Allah ile gönül bağımdan başka ve Hakkın beni övmesinden başka (Razı olması da denilebilir) bir durumum olmadığını belirtmek isterim.

    Aleviler Ali sevgisi olduğundan alevi değildir. Böyle olsaydı sizlerde alevi olurdunuz elbette. Ancak öyle değil.

    İslam dininin özünde;
    Hakın marifetlerini tefekkür edip verilen nimetlerden dolayı Teşekkürünü (şükrünü) sunmak. Hakkı her daim, eliyle, vücudu ile ve dili ile yaptığı fiilleri güzel ahlak çerçevesinde yaparak anmak. Her işin niyetinden vukuuna kadar Hakkın terazisinde tartmak. Allah'ın bize üflediği ruhu yaratılmışlar içinde küçük düşürmemek. Nefsinin dizginlerini eline almak için bir ömür boyu oruç içinde olmak yani 'eline, beline ve diline sahip olmak'
    Malından (Zekat) , ilminden, bedeninden insanlara fayda sağlamak ve Hakkın toplumsal huzur için isteklerini uygulamak.

    Bu çerçevede bir ruha sahip olmaya çalışmak ve hep bu eksende kalmak.
    Sizce kötümü. Şekilsel zorunluluk diye dayatılan eğilip kalkmak, açkalmak, ziyarete gitmek (Hac) içinde nasıl bir samimiyet aranılabilir. Eğer bunları zorunluluk olarak değilde benim bahsettiğim çizgide yapıyorsanız hak karşısında zaten ideal kulsunuzdur. Bu çerçevede ibadetini yapan sünni kardeşlere benim 'Riyakar' demem haddimi aşmam demektir.

    Sonuç olarak;

    'Sizin inancınız size, bizim inancımız bize'

  • alevilik21.03.2009 - 13:07

    Sevgili Fu_zu_li
    Söylediklerimi kabul etmek zorunda değilsiniz, Aşık olan ateşi de görmez çölü de.
    İkna olmak zorunda da değilsiniz. Sizi inandığınız gibi yaşamnızdan alı koymak gibi bir düşüncemiz ve fiilimiz de yok.

    Hakikat ehli olanlar anlar cümlelerimi.

    Daima güzel görmelidir, tatlı söylemelidir insan. Hakikate eren birisi diken batırmazki? cennet ve cehennem hesabına girip Allah ile cennetinden dolayı muhabbet etmek RİYAKARLIĞIN kendisidir ey kardeş. Allah ile dost olan Yunus Pirim gibi dile gelir ' Ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu, Bana seni gerek seni' bu pencereden meseleye düşüncelerimizi açarsak hakiki iman elde etmenin esas mesele olduğunu kavrarız sevgili can. Öyleyse büyük bir alimin dediği gibi der insan 'Milletimizin îmanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım: Çünki; vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.'

    Esas meseleyi ruhumuza işlemeden başkasını irşad etmek ve nefsin dürtülerini kelimelere dökmek yeryüzünün halifesine yani bana yani sana yakışmaz dost. Yine denilirki kendi nefsini ıslah edemeyen başkasının nefsini ıslah edemez.

    Benim özüm onun varlığının tezahürlerini keşfetmek. İlk emir olan Ademe secde ile emredilen şeytan gibi olmamak ve birbirimizin gönlündeki Hakka gönülden eğilmektir salatın ifadesi bizim için budur.

    Hak ile hu.

  • alevilik10.03.2009 - 11:48

    Alevilik, Kuran ve Peygamberin sözlerinin özünü yaşamına prensip olarak geçirmektir. Şekilcilikten uzaktır. Kalben yapar ibadetlerini yani batınidir. İçsel olarak özden ve samimiyetle yapar iyiliklerini, ibadetlerini.

    Salat ibadeti(dilimize namaz olarak girmiştir.) , Muhabbet bağları ile Allahı anmak, Onun aşkı ile semah dönmek, gönül gönüle (Allahın kürsisinin bulunduğu makamdır gönül) , cemal cemale secde etmektir. (Kabede bile daire şeklinde secde eden kişilerin ortasından kıbleyi görmezsen insanların halka şeklinde gönül gönüle secde ettikleri görülür.

    Oruç ise aç kalmaktan ötedir bizim için, eline- beline ve diline ömür boyu sahip olmaktır. Bu sebeple bizim orucumuz 30 gün değil ömür boyudur. Ömür boyu 4 kapı ve 40 makam ritüelleri ile yoğrulan ruh bir kemale erer ve bunun adı 'İnsanı Kamil' dir.

    Allah ile aramızda samimiyete ve sevgiye dayalı bir bağ vardır. Korku, cehennem gibi şeylerden dolayı değildir Allaha olan bağlılığımız.

    Cennet,sevap gibi durumlarda bizim çıkarcılığımız değildir. Biz Hakkı gönlümüzde taşırız ona karşılıksız (cennet) , ve korkusuz (cehennem) bir sevgi duyarız.

    Sevaplarımızı saymayız, öyle bir iyiliği yüze çıkarma riyakarlığımız olmaz.
    Sakal sıvazlayıp insan kandırmayız.

    Bizim ibadethanemiz bence cem evi veya cami değildir. İbadethanemiz gönülhanemizdir.

  • alevi10.03.2009 - 11:45

    Alevilik, Kuran ve Peygamberin sözlerinin özünü yaşamına prensip olarak geçirmektir. Şekilcilikten uzaktır. Kalben yapar ibadetlerini yani batınidir. İçsel olarak özden ve samimiyetle yapar iyiliklerini, ibadetlerini.

    Salat ibadeti(dilimize namaz olarak girmiştir.) , Muhabbet bağları ile Allahı anmak, Onun aşkı ile semah dönmek, gönül gönüle (Allahın kürsisinin bulunduğu makamdır gönül) , cemal cemale secde etmektir. (Kabede bile daire şeklinde secde eden kişilerin ortasından kıbleyi görmezsen insanların halka şeklinde gönül gönüle secde ettikleri görülür.

    Oruç ise aç kalmaktan ötedir bizim için, eline- beline ve diline ömür boyu sahip olmaktır. Bu sebeple bizim orucumuz 30 gün değil ömür boyudur. Ömür boyu 4 kapı ve 40 makam ritüelleri ile yoğrulan ruh bir kemale erer ve bunun adı 'İnsanı Kamil' dir.

    Allah ile aramızda samimiyete ve sevgiye dayalı bir bağ vardır. Korku, cehennem gibi şeylerden dolayı değildir Allaha olan bağlılığımız.

    Cennet,sevap gibi durumlarda bizim çıkarcılığımız değildir. Biz Hakkı gönlümüzde taşırız ona karşılıksız (cennet) , ve korkusuz (cehennem) bir sevgi duyarız.

    Sevaplarımızı saymayız, öyle bir iyiliği yüze çıkarma riyakarlığımız olmaz.
    Sakal sıvazlayıp insan kandırmayız.

    Bizim ibadethanemiz bence cem evi veya cami değildir. İbadethanemiz gönülhanemizdir.