Genel kani degisimin her zaman iyi oldugu yonunde, aslinda onemli olan degismenin icerigi, her degisme gelisme demek degildir, tabii her mevcut da iyi demek anlamina gelmedigi gibi...
Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana
(Sevgili!) İçimdeki dertler ile, yaş dolu gözlerim senin için ağlayacak olsa, (gönlümdeki) gizli sırlarım (gözyaşlarıma) gâlip gelir ve (sırlar) sana aşikâr olurdu.
Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl Mûr hâlin nice arz ede Süleyman'ım sana
Sen güzellik tahtında (oturuyorsun) : bense yolunun toprağında pâymâl (ayaklar altında) kalmışım. Hâl bu iken a Süleyman'ım, sana bir karınca (denli âciz olan) durumumu nasıl arz edeyim? ' Divân edebiyatında Süleyman ihtişâmı; karınca da acziyet ve zayıflığı temsil ettiği için şair de kendini karınca; sevgilisini Süleyman olarak nitelendirmiştir.'
Şem'i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar Hoş yanar yıkılır ey şem'-i şebistânım sana
Muma da bak! Senin (bulunduğun) meclisinde ağlayıp baştan çıkmakta. Ey odamı aydınlatan! O mum senin için ne de hoş yanıp yıkılıyor. 'Mum yanarken, baştaki fitilin kenarlarından ağlıyormuş gibi akar. Şair buna gıpta ediyor ve onu sevgilinin aşkı ile baştan çıkmış veya o uğurda başını vermiş olarak gösteriyor.'
Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana
Ey ay gibi parlayan sevgilim! Benin sana karşı, aşkının yolunda sabah kadar sâdık olduğum, (doğrusu) gün gibi âşikârdır.
Dün rakîbin cevrini men' eyledin ben hastadan Eyledi te'sir gûyâ âh u efgânım sana
Dün rakiplerimin, aşkının hastası olan bana yaptıkları eziyetleri meneyledin. Galiba âh ve feryatlarım sana tesir etmiş!
Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana
Dostum! Anlaşılan o ki (bağrımdaki) ayrılık yarasının şerh etmek mümkün görünmüyor. (Bari) açık duran şu yakam, (aşkından dolayı) göğsümdeki (şerha şerha olmuş) yarıkları sana göstersin (de insafa gel!)
Eyleme gönlün gözün cevr ile Avnî'nin harâb Dürr ü gevherler verir bu bahr ile kânım sana
(Sevgilim!) Eziyetlerinle Avnî'nin gözlerini ve gönlünü harap etme! Zira bu deniz (gibi coşkun gözlerim) , sana inciler; bu maden ocağı (gibi gönlüm) de mücevherler sunar.
Turk futbolunda Istanbul takimlarina kafa tutmayi basarip alti defa sampiyon olan tek takim, ozellikle yetmisli yillarin sonu ve seksenli yillarin basinda Turk futbolunda firtina gibi esti, simdilerde genc futbolculardan kurulu, goze hos gelen bir futbol oynuyorlar, umariz sampiyonlar liginde Turkiye'yi en iyi sekilde temsil ederler...
Hem iyi hem de kotu unsurlari barindiran bir surec, butunuyle iyi veya butunuyle kotu demek cok zor, yeni bir sey degil aslinda, cografi kesifler ile basladi, Endustri Devrimi, Fransiz Devrimi ve somurgecilik ile yayildi, Ikinci Dunya Savasi'ndan sonra ve ozellikler son otuz yilda buyuk ivme kazandi, kuresellesme karsisinda guclu ulkeler ile zayif ulkelerin esit sansa sahip olmadiklari bir gercek ama kuresellesme gelismekte olan ulkeler icin de firsatlar sunmakta, mesela, kuresellesme olmasaydi benim bu yazdiklarimi siz okuyamazdiniz, sizinkileri de ben, diger bir deyisle kuresellesme olmasaydi antoloji.com olmazdi...
Dunyadaki en kotu seylerden biri, insanin vicdaniyla zitlasmasinin isareti, dogruluk ve durustlugun dusmani...
Ulkelerin kalkinmasi icin en onemli unsurlardan biri...
Masumiyet...kisinin hayat yolculugunun ilk yillari...
Azi ve ve fazlasi zarar orta sekerlisi iyi bir sey, para bir arac olarak gorulmeli amac degil...
Genel kani degisimin her zaman iyi oldugu yonunde, aslinda onemli olan degismenin icerigi, her degisme gelisme demek degildir, tabii her mevcut da iyi demek anlamina gelmedigi gibi...
Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana
Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana
(Sevgili!) İçimdeki dertler ile, yaş dolu gözlerim senin için ağlayacak olsa, (gönlümdeki) gizli sırlarım (gözyaşlarıma) gâlip gelir ve (sırlar) sana aşikâr olurdu.
Mesned-i hüsn üzre sen ben hâk-i rehde pâymâl
Mûr hâlin nice arz ede Süleyman'ım sana
Sen güzellik tahtında (oturuyorsun) : bense yolunun toprağında pâymâl (ayaklar altında) kalmışım. Hâl bu iken a Süleyman'ım, sana bir karınca (denli âciz olan) durumumu nasıl arz edeyim? ' Divân edebiyatında Süleyman ihtişâmı; karınca da acziyet ve zayıflığı temsil ettiği için şair de kendini karınca; sevgilisini Süleyman olarak nitelendirmiştir.'
Şem'i gör kim meclisinde ağlayıp başdan çıkar
Hoş yanar yıkılır ey şem'-i şebistânım sana
Muma da bak! Senin (bulunduğun) meclisinde ağlayıp baştan çıkmakta. Ey odamı aydınlatan! O mum senin için ne de hoş yanıp yıkılıyor. 'Mum yanarken, baştaki fitilin kenarlarından ağlıyormuş gibi akar. Şair buna gıpta ediyor ve onu sevgilinin aşkı ile baştan çıkmış veya o uğurda başını vermiş olarak gösteriyor.'
Subh gibi sâdık olduğum gam-ı aşkında ben
Gün gibi rûşen durur ey mâh-ı tâbânım sana
Ey ay gibi parlayan sevgilim! Benin sana karşı, aşkının yolunda sabah kadar sâdık olduğum, (doğrusu) gün gibi âşikârdır.
Dün rakîbin cevrini men' eyledin ben hastadan
Eyledi te'sir gûyâ âh u efgânım sana
Dün rakiplerimin, aşkının hastası olan bana yaptıkları eziyetleri meneyledin. Galiba âh ve feryatlarım sana tesir etmiş!
Zahm-ı hicrân şerhi çün mümkün değildir dostum
Sîne-çâkinden haber versin girîbânım sana
Dostum! Anlaşılan o ki (bağrımdaki) ayrılık yarasının şerh etmek mümkün görünmüyor. (Bari) açık duran şu yakam, (aşkından dolayı) göğsümdeki (şerha şerha olmuş) yarıkları sana göstersin (de insafa gel!)
Eyleme gönlün gözün cevr ile Avnî'nin harâb
Dürr ü gevherler verir bu bahr ile kânım sana
(Sevgilim!) Eziyetlerinle Avnî'nin gözlerini ve gönlünü harap etme! Zira bu deniz (gibi coşkun gözlerim) , sana inciler; bu maden ocağı (gibi gönlüm) de mücevherler sunar.
Avnî (Fatih Sultan Mehmet)
Turk futbolunda Istanbul takimlarina kafa tutmayi basarip alti defa sampiyon olan tek takim, ozellikle yetmisli yillarin sonu ve seksenli yillarin basinda Turk futbolunda firtina gibi esti, simdilerde genc futbolculardan kurulu, goze hos gelen bir futbol oynuyorlar, umariz sampiyonlar liginde Turkiye'yi en iyi sekilde temsil ederler...
Hem iyi hem de kotu unsurlari barindiran bir surec, butunuyle iyi veya butunuyle kotu demek cok zor, yeni bir sey degil aslinda, cografi kesifler ile basladi, Endustri Devrimi, Fransiz Devrimi ve somurgecilik ile yayildi, Ikinci Dunya Savasi'ndan sonra ve ozellikler son otuz yilda buyuk ivme kazandi, kuresellesme karsisinda guclu ulkeler ile zayif ulkelerin esit sansa sahip olmadiklari bir gercek ama kuresellesme gelismekte olan ulkeler icin de firsatlar sunmakta, mesela, kuresellesme olmasaydi benim bu yazdiklarimi siz okuyamazdiniz, sizinkileri de ben, diger bir deyisle kuresellesme olmasaydi antoloji.com olmazdi...
Turk demokrasisinin kalbi...
Oryentalizmin yilmaz elestirmeni....