Sahi neydi yaşamak batıda bir çocuğun Fransızca eğitimi alırken doğudakinin koyun gütmesi arasındaki fark mı ya da ne bileyim işte aristokrat bir ailenin piyano çalan çocuğu mu yoksa şarkın sazlıklarından mızıka yapan mı sahi neydi yaşamak şaşalı yerlerde şık kıyafetlerle salınmak mıydı bir yerlerde çift sürmek miydi toprağı hissetmek mi nasırlaşan ellerde yaşamayı ak mı düşmüş sanmalı saça yoksa bir sevdada mı boğulmalı nefes nefese Sahi ne yapmalı yaşamak için hiç uyumasak mesela! hatta, ayakta uyutulmalarımızı saymasak hiç bütün bunları çıkarsam hayattan Sadece ilk çeyrek kadar mı yaşamak yaşamak ne usta yaşamak ne ağlamak mı gülmek mi mutlu olmak mı sadece acı, gök gürültülü geçişlerden mi ibaret gördüklerim simülasyon mu söylesene nazım ömrüme boydan boya zeytin diksem yaşamış olur muyum He abidin çizebilir misin benim yaşımı
Erdem hocaya Ayşe'den ayrılmak çok zor geliyordu. Genç adam ne yapacağını şaşırmıştı çünkü onu bekleyen şeyleri tahmin edebiliyordu.
Narsist bir kişiden kurtulmak o kadar da kolay olmayacağını uzun aradan sonra aldıkları telefonla anlamıştı. Aslında onu korkutan yaşayacağı zorluklar değil Ayşe'nin yanında olmayacağıydı. Haklıydı da dedi ve kendine çok kızıyordu. Erdem hoca kendini çok iyi tanıyan ve narsist yapıdaki insanların neler yapabileceğini iyi bildiğinden iletişimi sıfırlamıştı ama bunu hiç düşünememişti ne yapacağını nasıl davranacağını planlamıştı beklenmeyen bu durumunda üstesinden gelebileceğini biliyordu. Şimdi tek derdi; Ayşe'yi nasıl ikna edeceğiydi. diğer tarafta; Ayşe' de çok üzgündü ve günlerdir kararsızca okula gidip geliyordu. Ayşe' ye ilk defa yaşadıkları çok ağır gelmişti. Tıpkı bir film şeridi gibi yaşadıkları gözünün önünden geçiyordu. Güveni bu olayla birlikte o kadar sarsılmıştı ki başına gelen her şeye rağmen ayakta kalmayı başaran o dirayetli kız gitmiş yerine adeta yıkılmış, yıpranmış neredeyse pes etmiş daha önce hiç bu kadar mutsuz ve umutsuz hissetmemişti. Ansızın bir düşünce kapladı içini daha önce böylesi bir nefret duygusu hissetmiyordu. Babasına karşı inanılmaz bir kızgınlık vardı içinde. yaşadığı o korkunç günden iğreniyor ve kendini çok kötü hissediyordu. Ayşe yaşadığı olaylardan dolayı maalesef ağır bir depresyona girmişti. " Depresyon sebepsiz yere olmaz" yaşanılan olaylardan dolayı zaman zaman hepimizin başına gelebilecek tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ayşe bu süreçte okulunu epeyce aksatır.
Kalabalıklar var içimde, Yoran, üzen bir dolu haksızlık içinde Kırgın, hatta biraz da kızgınım kendime Yollara, yıllara Bedenlenmiş; İnsansız; insafsız! umarsız! ruhlara… Kırgınım işte…
Sahi neydi yaşamak
batıda bir çocuğun
Fransızca eğitimi alırken
doğudakinin koyun gütmesi arasındaki fark mı
ya da ne bileyim işte
aristokrat bir ailenin piyano çalan çocuğu mu
yoksa şarkın sazlıklarından mızıka yapan mı
sahi neydi yaşamak
şaşalı yerlerde şık kıyafetlerle salınmak mıydı
bir yerlerde çift sürmek miydi
toprağı hissetmek mi nasırlaşan ellerde
yaşamayı ak mı düşmüş sanmalı saça
yoksa bir sevdada mı boğulmalı nefes nefese
Sahi ne yapmalı yaşamak için
hiç uyumasak mesela!
hatta, ayakta uyutulmalarımızı saymasak hiç
bütün bunları çıkarsam hayattan
Sadece ilk çeyrek kadar mı yaşamak yaşamak ne usta
yaşamak ne ağlamak mı gülmek mi
mutlu olmak mı sadece
acı, gök gürültülü geçişlerden mi ibaret
gördüklerim simülasyon mu söylesene nazım
ömrüme boydan boya zeytin diksem yaşamış olur muyum
He abidin çizebilir misin benim yaşımı
Ata kızı
Hayat denizinde; kendi geminin kaptanı olmak mı? Yoksa gemide sıradan bir yolcu olmak mı?”” “Yaşamak”
KARDELEN
Erdem hocaya Ayşe'den ayrılmak çok zor geliyordu. Genç adam ne yapacağını şaşırmıştı çünkü onu bekleyen şeyleri tahmin edebiliyordu.
Narsist bir kişiden kurtulmak o kadar da kolay olmayacağını uzun aradan sonra aldıkları telefonla anlamıştı. Aslında onu korkutan yaşayacağı zorluklar değil Ayşe'nin yanında olmayacağıydı. Haklıydı da dedi ve kendine çok kızıyordu. Erdem hoca kendini çok iyi tanıyan ve narsist yapıdaki insanların neler yapabileceğini iyi bildiğinden iletişimi sıfırlamıştı ama bunu hiç düşünememişti ne yapacağını nasıl davranacağını planlamıştı beklenmeyen bu durumunda üstesinden gelebileceğini biliyordu. Şimdi tek derdi; Ayşe'yi nasıl ikna edeceğiydi. diğer tarafta; Ayşe' de çok üzgündü ve günlerdir kararsızca okula gidip geliyordu. Ayşe' ye ilk defa yaşadıkları çok ağır gelmişti. Tıpkı bir film şeridi gibi yaşadıkları gözünün önünden geçiyordu. Güveni bu olayla birlikte o kadar sarsılmıştı ki başına gelen her şeye rağmen ayakta kalmayı başaran o dirayetli kız gitmiş yerine adeta yıkılmış, yıpranmış neredeyse pes etmiş daha önce hiç bu kadar mutsuz ve umutsuz hissetmemişti. Ansızın bir düşünce kapladı içini daha önce böylesi bir nefret duygusu hissetmiyordu. Babasına karşı inanılmaz bir kızgınlık vardı içinde. yaşadığı o korkunç günden iğreniyor ve kendini çok kötü hissediyordu. Ayşe yaşadığı olaylardan dolayı maalesef ağır bir depresyona girmişti. " Depresyon sebepsiz yere olmaz" yaşanılan olaylardan dolayı zaman zaman hepimizin başına gelebilecek tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ayşe bu süreçte okulunu epeyce aksatır.
12. Sayfa
Ne kadar da çıtkırıldım sevdalar, baharların habercisi papatya sanki.
Sana ne!
Çok haklı ve güzel bir tespit.
Giysiler dinsizdir.
Kalabalıklar var içimde,
Yoran, üzen bir dolu haksızlık içinde
Kırgın, hatta biraz da kızgınım kendime
Yollara, yıllara
Bedenlenmiş;
İnsansız; insafsız! umarsız! ruhlara…
Kırgınım işte…
Ata kızı