Aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. Çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir. ~ Sigmund Freud fullscreen Aslında unutmak artık acıyı hissetmemektir. Çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir. Sigmund Freud
İnsan bazen kendi içinde yaşayan bir kuştur. Kanatları umut, sesi özlem, bakışı ise geçmiş olur. Gönül dediğimiz şey, görünmeyen bir gökyüzüdür aslında. Ruh o gökyüzünde özgürce uçmak isterken, kafes çoğu zaman insanın korkularından örülür. Ne gariptir ki insan, demir parmaklıklardan çok alıştığı acılara tutsak olur. Kimi sevgisini sakladığı için, kimi kırıldığı halde sustuğu için, kimi de anlaşılmadığını düşündüğü için kendi ruhuna gardiyan kesilir. Hep içine kapanır. Oysa kuşun yaradılışı uçmaktır. Ruhun yaradılışı da sevmek, hissetmek ve hakikati aramaktır. Bir gönül ne kadar yaralı olursa olsun, içinde hâlâ göğe açılan ince bir pencere taşır. Belki de insanın ömrü, o pencereyi bulma çabasıdır. Çünkü bazı kafeslerin anahtarı dışarıda değil, insanın kendi kalbindedir.
Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın!
Suskun değilsin.. Konuşarak hiçbir yere varamadığın insanları düşündükçe sessiz kalmayı tercih ediyorsun, ama anlamıyorlar..
Merilin
Aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. Çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir. ~ Sigmund Freud
fullscreen
Aslında unutmak artık acıyı hissetmemektir. Çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir.
Sigmund Freud
_Bize yaramıyor hâfız;
Ya göz değiyor, ya söz. Tamam, şimdi oldu diyoruz; ya kül oluyor, ya köz..
Hakikati arayan nasibini alarak ders çıkarır, kibir taşıyan ise yalnızca karşısındaki kişide kusur görür.
Yüreğinizdeki kini çocuklara kusmayın.!
Allah, büyüklük taslayan her zorbanın kalbini işte böyle mühürler.
Sevgili Es Alizé
İnsan bazen kendi içinde yaşayan bir kuştur.
Kanatları umut, sesi özlem, bakışı ise geçmiş olur.
Gönül dediğimiz şey, görünmeyen bir gökyüzüdür aslında.
Ruh o gökyüzünde özgürce uçmak isterken,
kafes çoğu zaman insanın korkularından örülür.
Ne gariptir ki insan, demir parmaklıklardan çok
alıştığı acılara tutsak olur.
Kimi sevgisini sakladığı için,
kimi kırıldığı halde sustuğu için,
kimi de anlaşılmadığını düşündüğü için
kendi ruhuna gardiyan kesilir.
Hep içine kapanır.
Oysa kuşun yaradılışı uçmaktır.
Ruhun yaradılışı da sevmek, hissetmek ve hakikati aramaktır.
Bir gönül ne kadar yaralı olursa olsun,
içinde hâlâ göğe açılan ince bir pencere taşır.
Belki de insanın ömrü,
o pencereyi bulma çabasıdır.
Çünkü bazı kafeslerin anahtarı dışarıda değil,
insanın kendi kalbindedir.
Mantık, ruhu kafese koymak mıdır?
İnsan evrende gövdesi kadar değil, ruhu kadar yer kaplar..
Sana bakar gibi görünen ölü gözlerden can bekliyorsun.. Çeşme başında uyumuşsun,rüya da su içiyorsun..
Rumi
Aşk; kendini unutmaktır ve hatırlayana kadar geçen zaman..
Ahde vefa