Başı dönen, şaşkın, sersemlemiş. / İng. She was kind of dizzy, but it was, like one of the hottest days in May. (Biraz başı dönüyordu ama Mayıs ayının en sıcak günlerinden biriydi).
Yükleme. / İt. Carico e scarico: Yükleme ve boşaltma.
il cellulare é scarico. - Prendo il caricabatterie: (Şarj aletini aldım). - lo metto nella presa (Prize taktım) - lo attacco al cellulare ( Telefonuma irtibatladım)
Para kazanmak. / İt. / Guadagnare soldi. Infinito: guadagnare Indicativo presente: guadagno Participio passato: guadagnato Indicativo presente: io guadagno tu guadagni lui/lei guadagna noi guadagniamo voi guadagnate loro guadagnano Lavoro per guadagnare soldi. (I work to earn money) / Para kazanmak için çalışıyorum. Lavoro: Çalışma, iş
Başı dönen, şaşkın, sersemlemiş. / İng.
She was kind of dizzy, but it was, like one of the hottest days in May. (Biraz başı dönüyordu ama Mayıs ayının en sıcak günlerinden biriydi).
Mahvetmek, bozmak, iflas, mahvoluş. / İng.
Sister ruins my wedding.She had to be the center of attention at the wedding
Günler geçtikçe Atatürk yaşanılan çağın hep yüz yıl ilerisine gidiyor. Yüz yıl sonra bir bakacaksınız o yine yüz yıl ileride.
Sahip olmak.
Yo cuando tenga un hijo (İsp.)
İlham verici düşünceler. / İng.
Düşünce, düşünme. / İng.
I have had much time for thought as I lay alone in my room (Odamda yalnız yatarken düşünmek için çok zamanım oldu)
Atıştırmalık. / İt.
La spuntino.
La merenda (10.00/16.00)
Atıştırmalık. / İt.
La merenda (10.00/16.00)
Yükleme. / İt.
Carico e scarico: Yükleme ve boşaltma.
il cellulare é scarico.
- Prendo il caricabatterie: (Şarj aletini aldım).
- lo metto nella presa (Prize taktım)
- lo attacco al cellulare ( Telefonuma irtibatladım)
Para kazanmak. / İt. / Guadagnare soldi.
Infinito: guadagnare
Indicativo presente: guadagno
Participio passato: guadagnato
Indicativo presente:
io guadagno
tu guadagni
lui/lei guadagna
noi guadagniamo
voi guadagnate
loro guadagnano
Lavoro per guadagnare soldi. (I work to earn money) / Para kazanmak için çalışıyorum.
Lavoro: Çalışma, iş