*arzu ettiğin kişiye sahip olamazsan acı çekersin işte bu aşktır,
*arzuladığın kişiyi kaybetmek üzereysen yemek yiyemezsin canın istemez bu aşktır,
*bu kişiyi kaybedersen herşeyi kaybettiğini sanırsın, dünyanın sonunun geldiğini zannedersin işte bu aşktır,
*bu kişiyi kaybedersen hiç mutlu olmayacağını zannedersin,o kişiden başka hiç kimseyle sevişemeyeceğini sanırsın, kimseyi arzulamayacağını sanırsın bu aşktır,
*ama o kişiyi elde edersen, her gün o kişi yanındaysa, sabah akşam birlikteysen o kişiden bıkarsın,hatta başkalarına yönelirsin..işte o zaman aşk ölür
**Yani…Aşk diye birşey yoktur…
SAHİP OLMAK veya OLMAMAK.. .......................GERÇEK OLAN BUDUR..^^
Sevmek diye birşey yoktur aslında dillerin ve yüzlerin altında başıboş yalnızlıklar dolaşır
uydurulmuş anılar,sahte öyküler,hiç kullanmadığım yerlerimi bıraktım onlar yine de son kapıma dayandılar kapının ardı karanlık deniz denizde masum,tetikteki sızım,son inancım gördüler onu
Artık şimdi o karanlık denizde 'binlerce hiçkimseyim'
İki karanlık orman birbirini sevse ne olur, sevmese
Ey şiir arayıcısı ey esrik kişi Şu son dönemecini de aşınca gecenin Doğacak gün artık gündüze ilişkin değil Bu ağartı ancak yürekle karşılabilir Bütün iş orda işte, ordan usturuplu geçmesini bil Tutsaksan ellerini sıvışır gibi zincirlerinden Ve balyozla vursalar mısralarına Soylu bir demir sesi yükselir Soylu büyük ve mavi bir demir sesi
Ellerim egece yatısına çağrılmış Ve Telaşsız görünmeye çalışan bir Kafka gibi
tatlı cadı Samantha gibi bir nosyon yaratılması amaçlanmış olan... ama gittiği yön doğrultusunda çocukları inanç/doğru/yalnış/hayal bağlamında ruhsal olarak yanlış yönlendirebilecek, yanında bir büyüğün olup makul ve mantıklı açıklamalar yapması eşliğinde izlenmesi uygun erişkin dizisi...
Aşk diye bir şey yoktur…
*arzu ettiğin kişiye sahip olamazsan acı çekersin işte bu aşktır,
*arzuladığın kişiyi kaybetmek üzereysen yemek yiyemezsin canın istemez bu aşktır,
*bu kişiyi kaybedersen herşeyi kaybettiğini sanırsın, dünyanın sonunun geldiğini zannedersin işte bu aşktır,
*bu kişiyi kaybedersen hiç mutlu olmayacağını zannedersin,o kişiden başka hiç kimseyle sevişemeyeceğini sanırsın, kimseyi arzulamayacağını sanırsın bu aşktır,
*ama o kişiyi elde edersen, her gün o kişi yanındaysa, sabah akşam birlikteysen o kişiden bıkarsın,hatta başkalarına yönelirsin..işte o zaman aşk ölür
**Yani…Aşk diye birşey yoktur…
SAHİP OLMAK veya OLMAMAK..
.......................GERÇEK OLAN BUDUR..^^
insanları sevmek...
para...pul...şan...şöhret...mevki..ihtişam için sevmek kolay da...
insanları sadece insan oldukları için....
karşılıksız...ve beklentisiz sevmek...
işte zor olan ve ihtiyacımız olan...bu....
ankara efelerine verilen ad...
Sevmek diye birşey yoktur aslında
dillerin ve yüzlerin altında başıboş yalnızlıklar
dolaşır
uydurulmuş anılar,sahte öyküler,hiç
kullanmadığım
yerlerimi bıraktım onlar
yine de son kapıma dayandılar
kapının ardı karanlık deniz
denizde masum,tetikteki sızım,son inancım
gördüler onu
Artık şimdi o karanlık denizde
'binlerce hiçkimseyim'
İki karanlık orman birbirini sevse ne olur,
sevmese
Cezmi Ersöz
olasılık hesabında yüzdesi düşük olan söylemlerde bulunmak...
Ey şiir arayıcısı ey esrik kişi
Şu son dönemecini de aşınca gecenin
Doğacak gün artık gündüze ilişkin değil
Bu ağartı ancak yürekle karşılabilir
Bütün iş orda işte, ordan usturuplu geçmesini bil
Tutsaksan ellerini sıvışır gibi zincirlerinden
Ve balyozla vursalar mısralarına
Soylu bir demir sesi yükselir
Soylu büyük ve mavi bir demir sesi
Ellerim egece yatısına çağrılmış
Ve
Telaşsız görünmeye çalışan bir Kafka gibi
Yüzüm giyotine abone
tatlı cadı Samantha gibi bir nosyon yaratılması amaçlanmış olan...
ama gittiği yön doğrultusunda çocukları inanç/doğru/yalnış/hayal bağlamında ruhsal olarak yanlış yönlendirebilecek, yanında bir büyüğün olup makul ve mantıklı açıklamalar yapması eşliğinde izlenmesi uygun erişkin dizisi...
the end..
yumuşak yıpratılan bir kalbin yeniden çiçek açabilmesi için bazen sonlar gereklidir...
kişide anksiyete ve strese yol açan durum..
muhakkak...