Sadece computing studies dersinde kopya çekerdim....hayatımın tek kırık notunu aldığım dersti...o derse rağmen o sene okul birincisi olmayı başarmıştım....onun dışında etrafım akbabalarla çevrili olurdu...
Kolejde müdür muavininin kafasına yanlışlıkla(!) 2. kattan dosyamı(kocamandı düşünüyorum da) düşürdüğümde ziyaret etmiştim ilk kez... Sonra arkası geldi.. Sınıflararası(uluslararası) su savaşları... Biology hocasına yaptığımız sicimle sandalye hareket ettirme şakası... Koridor'a artifisiel bir gayta(b.k) koyarak üzerine su serpip birisi hacetini orta yere yapmış gibi gösterdiğimiz şaka... İngilizce hocası sınıftayken yaptıgımız leblebi savaşı... Ders çıkışında yan sınıfın erkeklerini bizim sınıfa çekip una bulayıp üzerine yumurta kırma....sonra bu şakanın her doğumgünü olanın kız erkek ayırt edilmeksizin başına gelmesi gibi bir adete dönüşmesi...ayrıca şakaya diğer pasta malzemelerinin süt ve sıvı yağ dahil eklenmesi sonucu gittiğimiz disiplin soruşturmaları... Mini etek giydiğimiz ve fuları takmayı unuttuğumuz(!) için çağrıldığımız disiplin... Makyaj yaptığımız ve saçlarımıza attırdığımız minik röflelerin hesapları... Okulda spor ayakkabı giyme merakımızın bize getirileri... En son da bütün kıyafetlerimizi renkli keçeli kalemlerle imzaladığımız ve giyilmeyecek hale getirdiğimiz için çağrıldığımız disiplin...hala dolabımda saklı durur bütün kolejin imzaladığı beyaz gömleğim ve gri mini eteğim...:=))
splenik flexura aşkına...
ney çalınmaz güzelim....
üflenir....üflenir....
anne olanlara göre doğurmak şartmış o halet-i ruhiyeyi anlamak için...
nasılsın dünyanın en güzel annesi....? ..diye başlamak telefondaki cümlelere...
çünkü...
ana gibi yar olmaz...
desperate housewives...
Turban Abant Otel.....5 yıldızlıdır...ve ne zaman arasam nedense yer yoktur...
Özel bir işaretimiz vardı...
Yanağa koyulan tek parmak...a şıkkı..
2 parmak...b şıkkı...
3 parmak...c şıkkı..
4 parmak...d
5 parmak..e....
Türlü attraction yapmak gerektiriyordu..ama kopya vermeyi severdim yahu...zevkliydi baya..yasak şeylerin getirdiği adrenalini yaşatan birşey...
Sadece computing studies dersinde kopya çekerdim....hayatımın tek kırık notunu aldığım dersti...o derse rağmen o sene okul birincisi olmayı başarmıştım....onun dışında etrafım akbabalarla çevrili olurdu...
Kolejde müdür muavininin kafasına yanlışlıkla(!) 2. kattan dosyamı(kocamandı düşünüyorum da) düşürdüğümde ziyaret etmiştim ilk kez...
Sonra arkası geldi..
Sınıflararası(uluslararası) su savaşları...
Biology hocasına yaptığımız sicimle sandalye hareket ettirme şakası...
Koridor'a artifisiel bir gayta(b.k) koyarak üzerine su serpip birisi hacetini orta yere yapmış gibi gösterdiğimiz şaka...
İngilizce hocası sınıftayken yaptıgımız leblebi savaşı...
Ders çıkışında yan sınıfın erkeklerini bizim sınıfa çekip una bulayıp üzerine yumurta kırma....sonra bu şakanın her doğumgünü olanın kız erkek ayırt edilmeksizin başına gelmesi gibi bir adete dönüşmesi...ayrıca şakaya diğer pasta malzemelerinin süt ve sıvı yağ dahil eklenmesi sonucu gittiğimiz disiplin soruşturmaları...
Mini etek giydiğimiz ve fuları takmayı unuttuğumuz(!) için çağrıldığımız disiplin...
Makyaj yaptığımız ve saçlarımıza attırdığımız minik röflelerin hesapları...
Okulda spor ayakkabı giyme merakımızın bize getirileri...
En son da bütün kıyafetlerimizi renkli keçeli kalemlerle imzaladığımız ve giyilmeyecek hale getirdiğimiz için çağrıldığımız disiplin...hala dolabımda saklı durur bütün kolejin imzaladığı beyaz gömleğim ve gri mini eteğim...:=))
İyi bir dizi film ismi olurdu..
Bkz.Kurtlar Vadisi....Köpek...vs..vs...
5. ay...
Boğa burcu...
Baharın iz düşümü....