Kültür Sanat Edebiyat Şiir

dil oyunları sizce ne demek, dil oyunları size neyi çağrıştırıyor?

dil oyunları terimi Cem Nizamoglu tarafından 28.05.2003 tarihinde eklendi

  • Merlin Xn
    Merlin Xn07.08.2006 - 12:57

    Bence 'Kelime oyunları' tabiri daha makul olacaktır.

    Paulo Coelho'nun tanrısı olduğu mahir.

  • F
    F08.04.2004 - 11:25

    İzzet yasar'ın son şiir kitabı.

  • Adsa Dasda
    Adsa Dasda24.02.2004 - 15:46

    vallahi öpüşmek geliyor...ne gelicek...

  • Periru Gogen
    Periru Gogen03.02.2004 - 23:49

    sil gözyasini, catlatma sabir tasini, bir ben unuttum mazinin muhtesem tadini...

  • Cay Keyfi
    Cay Keyfi03.02.2004 - 18:57

    Dil oyunları, söz sanatları şeklinde kullanılsa idi daha güzel olurdu sanırım... Belki benim anlamadığım kadar geniş bir kullanımı var bu konu başlığının...
    İlk başlığı gördüğümde şu geldi aklıma...
    a) Siyaset
    b) Diplomatik dil
    c) Çatal dilli olan insanlar...
    d) Hicvetme de bir dil oyunu sayılabilir.
    e) Divan edebiyatının diğer bölümleri de girebilir işin içine...

  • Cem Nizamoglu
    Cem Nizamoglu28.05.2003 - 01:35

    Dil Oyunları

    Kelimeleri oynamak her zaman insanları ilgilendirmiş, oyualamıştır. Bu oyunlar biraz da kullanılan dilin yapısıyla bağlantılıdır.

    Dil oyunları, kimi bulmacalarla edebi ürünlerde başvurulan ilginç bir uygulamadır. Bu oyunların bir bölümü eşseslililği ve ündeşliğe dayanır (mesela yüz sözcüğü: 1) surat 2) yüz sayısı 100 anlamlarında kullanılabilir) .

    Bazı sözdizimsel yapılar da oyun niteliği gösterir (mesela, Anastas mum satsana sözü sondan başa doğru okununca da aynıdır) , .

    Örnekseme yoluyla üretilen bazı anlambirimler de bu çercevede değerlendirilebilir (mesela, otomatik sözcüğü örneksenerek dokunmatik, basmatik türetilmiştir) .

    Halk tekerlemeleri de dil oyunlarının ilginç örneklerini verir (kırk küp kırkının de kulbu kırık küp) .

    “Bavul sözcükler” (ilk sözcüğün son hecelerinden oluışturulur) aracılığıyla da bazı dil oyunları yaratılmaktadır (mor ve lacivert: morcivert; geri ve zekalı: gerzek; suni ve tahta: sunta) .

    Şairlerde zaman zaman çeşitli kelime oyunlarına başvurular. Mesela, bir kelimeyi çeşitli yerlerinden bölüp iki aynı anlama gelecek şekilde kullanırlar. (Behçet Necatigil, en/cam 1. en cam 2.encam (Farsça) : son, bile/yazdı: 1. Dahi yazdı 2. Az kalsın bilecekti.)

    Cinaslı uyuk da bir tür söz oyunudur (Gehveri: - Kalem böyle çalınmıştr yazımı/ Yazım kışa uymaz, kışın yazma – dizelerinde “yazı”: 1) alınyazısı.2. yaz mevsimi.)

    Akrostişler de yukarıdan aşağıya okunduğunda şiirin adandığı kimsenin adını verir (Cahit Sıtkı Tarancı’nın bu türdeki bir şiirinde Vedia adı çıkar.)

    AKROSTİŞ

    Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar.
    Elden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var.
    Dünyada aşkımız ölüm gibi mukadder.
    İnan ki bir daha geri gelmez bu günler.
    Alemde bir andır bize dost esen rüzgar.

    Cahit Sıtkı Tarancı
    __________________________________________________________

    Başka dillerden çevirmede istenilen anlamaları vermek nerdeyse olanıksızdır çünkü dil oyunları hece seslerine ve tonlara dayanır. Çeviri yapanın çevirdiği metni çok iyi anlaması gerekir ve en baştan konuya sadık verilmek istenilen espriyi iletmesi gerekir. Bu açıdan çevirmenleri en çok uğraştıran dilin şiirselliği ve zorluluğundan başka en çok uğraştaran konulardan birisi de “komik dengeyi” bulmaktır, çünkü bunların büyük bir çoğunluğu dil oyunlarına dayanır. Shakespeare’in – Hamlet oyununda olduğu gibi)
    __________________________________________________________

    Dil Oyunu ve Paradigmalar - (www.dergi.org/052000/1501.htm)

    Felsefe tasarıma bağlı olarak dil oyunları oluşturur. Felsefenin kavramlarının dizgeleştirilmesi önermelerinin dizaynı Wittgenstein'a göre bir dil oyunudur ve bu oyun aslında bizim dünyamızı oluşturur.
    __________________________________________________________

    OHAL ile Kritik - (www.bianet.org/2002/11/30/14976.htm)
    OHAL, 'Kritik'ten daha sıcak bir tanım, bir kere 'OHAL Gitti, Bu Hal Geldi' gibi dil oyunlarına müsait. Kritik daha 'modern', daha 'sosyete' bir kavram, 'hal'i de anlatmıyor. Ama muktedirler böyle bir 'Hal'i uygun görmüşler, ne diyelim?
    __________________________________________________________