Gelin dostlar gelin yarenlik edelim
Saz çalıp türkü şarkı meşk edelim
Kaval çalıp klarnet ney üfleyelim
Dünya âlem duysun muhabbetimizi
Mısra dökelim Kıta kıta ölü Hayal’e
Resim renkli boy pos gölge
Sürmüş sürüştürmüş bir de
Huriye benziyor cennette ki
Dokunsan kırılacak çerçeve
Öyle endam ki nefes kesiyor
İyi yere dükkân açmış bu bahar
Göz ’de gözlük rengi koyu kara
Sabit bir noktaya takılmış nazarı
Başını almış aklı gitmiş ardı sıra
Güzeller renk renk desen desen
Kır çiçekleri içinde,
Uzanır dağlar.
Kara taşlar arasında,
Buz gibi berrak,
Sular çağlar.
Gül dalında
Hatırladın mı Anne?
Karnı burnunda yüklüyken,
Bir yaz günü,
Dönerken tarladan eve,
Sancın tutmuştu,yolda.
Doktor yok!
yaprak taze dalda
anaya gül gonca
soldu açmadan
koklamadan ana
bir gece yarısı ansızın
Bir hafta sonu
Tatil düşlemiştim ikimize
Küçük bir koyda
Kara taşların üstünde
Seyrederken mavi suları
Uçan martıları
Daha dün gibi
Anılar hafızamda dip diri
Gittim yarım yüzyıl geri
Anlatacaklarım masal sanki
Taştan yapılmış iki göz oda
Duvarları ak toprak sıva
İki genç kız yanımda
Biri sağımda biri solumda
İkisi de bir birinden güzel
Aynaya dönüp baktığında
Omuz omuza yürüdük
Gideceğimiz istikamete
Felekten bir gün çalayım istedim.
Ve kendimi alıp, yola çıktım.
Yanımda vardı hayat arkadaşım.
Yolculuk pek zor olmadı
O benim zevkli işim.
Giderken sür'atle asfalt yolda
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!