Ak tekneler ördekbaşı yeşilde
Güneş koca bir top
Sıradağların doruklarına bakarken tutkuydu gözünü kamaştıran
Bölük pörçük yaşamı fırtınanın eşiğinde
Düş kırıklıkları dolu çırpınan yüreği
Rüzgarları bağladı özlemlerine
Düş gören ışıklı kent,
Başka dünyaların büyüsü..
Gece iyice serinledi,
Yelkeni aç rüzgar elverişli..
Başım dönüyor,
Tuhafım tepeden tırnağa,
Akar mısralar ayın ışığından,
Yol alır pembe ırmaklar yüreğimin ortasından....
Birbirini ıslatan köpükleri kovalayan,
Ayın kirpiklerinden ışıkları toplayan,
O yaramaz çocuk yıllanmış bedenimde yaşayan.....
Hayallerde gidip gelmelerim,
Bırakıp ihanet edip nasıl giderim...
Gönlüm saraylarda,
Dikenli tellerle çevrili,
Başımda hala kavak yelleri....
Ağıradım geçiyor yüreğimdeki çöllerden,
Uzun uzun efkar yüklü kervanlar
Benim de develerin de gönlü kırık...
Kum denizine son ışık yavaşça dalıyor,
Sayfalar dolusu kum rüzgarla savruluyor
Güneş gözünü yumunca;
heryer loş...
Nasılsa bekleyecekti kırılana dek dişli..
Astı hamağını iki yıldıza
Ufacık dünyanın sahte ışıkları üstüne...
oyunun en heyecanlı yerinde gelir...
ölüm soğuk soğuk bazen....
yırtıp yüreğimi geçer zaman.....
sesler duyulmaz olur,
camlara asılı durur....
Zamanın küresinde ince bir çatlak..
Keskin ayazlı gece rüzgarı,
Öyle bakma;
Gözlerini kısarak..
Küre yakında çatladı çatlayacak....
Günü siler..
Savaşır akşamı yener.
Yanıbaşıma gelir gecem...
Göğsüne yorgun başımı yaslarım..
İpe sapa gelmez hikayelerimi yazmaya başlarım..
Darmadağın yıllarımı saydım..
yorgun yerindeyim hayatın..
ağzımın tadı naftalin....
Azılı köprülerden geçtim,
bekledi karşıda iflah olmaz gölgelerim...
NALAN KAZAZOĞLU
VE
“AYRIK OTU”
“Aynını tekrarlar bitime kadar
Ömür sürer bazıları
Dört yapraklı yoncayı arar gizliden
Aykırı ayrık otları
Ayak uyduramaz sıkılırlar gidişten…”
Nalan KAZAZOĞLU’ nun “Ayrık Otu” başlıklı şiiri, işte bu… “Çok az sözc ...