Güneş boyun eğmiş dağlara,
Çizmiş gökkuşağını boydanboya..
Dört mevsimin ortasında,
Yaşamın gerçekdışı çocukları yüreğimde at koşturur
Şamandıra gibi yalnız dağ çiçeği kar fırtınasındaysa...
Yıkılır küçücük dalgada kumdan kaleler........
bulutlar çözülür gider
hayatta hep inişler...
dar eder dünyamı
hüsran biriktirir
O koyu iz yüreğimde,
Dalgalı denizlerdeyim yaşamın içinde...
Zirvemde hiç gitmez duman,
Başım karlı her mevsimde...
İçimdeki sesi boğup
Kadehte ışıkla oynaşan şarap
Biraz da
Yakamozlarla dans et
Yanıbaşındaki merhum balığın hatırı için...
Işığın yırttığı gökyüzü,
içimde denizi arayan nehir
deniz gök eskimez...
Alın ipek böceklerini
masallar çıkışında bekleyin beni..
Bulutlarla yanakyanağa büyümüş,
Hedefi ıskaladı attığım oklar,
vuramadım yüreğinden dünyayı,
yaz ortası yine düştü karlar...
Hayatta düşmez yalnızlık
yapışmış yakama...
Gözlerimi aldı
Çarptım kuyruklu yıldıza
Yüreğimin ipiyle indim
Gezinen çoban yıldızına
Çağırdım geldi dolunay
Gözlerini yumdu aynalar
Kara gözlü notalar,
Kurdelalı sol anahtarı..
Sırtımda taşıdığım susmanın ağırlığı....
Hüznün çatal diliyle
Bir çırpıda yazabilsem gündüz gözü
Kuraklık yeşili tüketti,
Budadıkça keskinleşti çalıların dikeni
Dört kapısı bozkır yüreğim
Yüreğim bozkıra zincirli
Daha duracak mısınız gökler
Nerde yağmurlarınız......
merhamet sende saklı, sevgi sende.....
hakkını ödeyemem,
bastığın toprak olsam......
ne yapsan, ne desen haklısın.....
karada kaptan, denizde kaptan.....
NALAN KAZAZOĞLU
VE
“AYRIK OTU”
“Aynını tekrarlar bitime kadar
Ömür sürer bazıları
Dört yapraklı yoncayı arar gizliden
Aykırı ayrık otları
Ayak uyduramaz sıkılırlar gidişten…”
Nalan KAZAZOĞLU’ nun “Ayrık Otu” başlıklı şiiri, işte bu… “Çok az sözc ...