Gül dediğin nedir ki?
Kırmızı bir anı
Dikenli bir ömür
Koklanır ve unutulur
Ama yaşamak
Hangi sarhoşluk bu, bilmem ki neyin nesi?
Gözlerim ufukta, aklım denizde...
İçmedim ama başım dönüyor,
Bir gülüşün var, yokluğun denizde.
Hangi sarhoşluk bu, şaraptan değil?
Ellerinde İzmir kokusu,
Gözlerinde yılların yorgunluğu.
Bilsen,
Seni bir eylül sabahı gibi özledim.
Yapraklar dökülürken sarı ve kahverengi,
Ve bir çocuk ağlarken arka sokakta.
Seni sevmek
İçimde bir memleket haliydi
Hangi mevsimde açtığını bilmediğim
Ve dağların ardında kaldığı için
Hasreti çekilen
Bir çiçek gibi...
Ben siyah sen beyaz
İki farklı renk olsak da
Birbirimizi tamamlayınız
Ne yalnız karanlık
Ne yalnız aydınlık
Hayat hep siyah beyaz başlar
Zaman içinde zaman kaybolur
Anılar dipsiz kuyulara çekilir
Hafızaları bulanıklaşır
Yaprak döker insan ilkbaharda
Unutulur saklı sevdalar
Ve gün gelir silinir tüm hafıza
Hüznünün rengini sordular, deniz dedim
Kokusu dediler, akşamüstü bir balıkçı barınağı
Peki sesi?
Bir çocuğun camdan bakıp
"Babam gelmeyecek" dedi andır
Ben en çok o anı yazamıyorum şiirlerimde
Bir yıldız uyandı avuçlarımda bu gece
Adını kış koydum
Üşüyen sokakların soluğundan öğrendim gecenin rengini
Kar ağır ve sessiz
Bir yüreğin derininden geçer gibi yağıyordu
Bir düş gibi gelme
Uyanırsam kırılır her şey
Gel de kal
Gel de kal ki
Zaman senden yana aksın biraz
Sabahları içime uğramıyor
Gözlerim açılıyor zifiri bir karanlığa
Zaman geçmek bilmiyor
Başka hayatlarda buluyorum kendimi
Susmanın bile sustuğu bir hali düşünemiyorum
Düşünsem de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!