Uykusuz bir sokağın ikiye bölündüğü yerdeyim
Sağdaki ev yangın, soldaki boşluk
Kapı aralığında unutulmuş bir anahtar
Kim bilir hangi kapıyı açacak
Hangi yanlış anlamayı
Bir akşam üstüydü seni sevdiğim
Güller bile boynunu eğmişti
Sen geçince sokaklardan
Kalbim bahar olmuştu…
Ay soyunur damarlarımda
Ve gece üryan kalır
Derin bir uçurumdan süzülür
Tenime vurur çıplaklığın cam kırıkları
Rüzgar omurgamda parmak izlerinle uyur
- O kendini bilir -
Yalancıdırlar
dilinin ucunda
zehir çiçekleri açar
Şafak söküyor
Bir çocuğun gözlerinden süzülen
İlk ışık
Uykunun kıyısında unutulmuş bir rüya
Şimdi avuçlarımda çırpınıyor
Elimden tut çocukluğum
Gitme perişan olurum
Issız bir sokağın
Karanlığında unuttum gözlerini
Gece vakti çalındı uykum
Kabusunun içinden uyandım
Güneş avuçlarına sığan bir sevinçle doğardı
Sabah koşan rüzgarın eteğine tutunan neşeydi
Gökyüzü oyuncak renkler dökerdi kalbe
Ve dünya gülmelerden
çiçeklerin doldurduğu bahçelere dönüşürdü
Uçurtma ipten kopsa da gökyüzünde
Düşer bir gün elma ağacına takılıp
Dizlerinde yara izi kalır bazılarının
Bazılarının kalbinde sessiz bir sızı
Çocukluk, sadece gülmek değil
I
Yaşadığım yerin en güzel yanı
Senin de burada yaşıyor olman
Çünkü aynı gökyüzüne bakıyoruz
Belki aynı anda...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!