Evet
Aşk da zamansızdır
Mevsim tanımaz
Bir temmuz ortasında
Düşer yüreğine kar
Sen sabahın ilk ışığında yıkanmış
Zeytin ağacısın
Ben köküne düşen bir çiy damlası
Sen dağlardan inen buz gibi berrak su
Ben kıyına sürüklenen taş
Ve biz bir ırmak olup akıyoruz
Gözlerin yasemin kokulu bir eylül gecesi
Belki dalgaların beyaz alevi ile
Açılmış bir mey gibi sarhoş
O gece, ela bir bakıştı deniz
Dalgaları dövülmüş gümüşe dönmüş
Gülün tam ortasında ağlıyorsun
Biliyorum aşkın en güzel yerinde
Gülün tam ortasında gülüyorsun
Biliyorum aşkın en acı yerinde...
Buradayım körfez
Sokakların akşamdan kalma sarhoşluğunda
Bakışın, deniz mavisi, sırlı bir çiniydi
Kırıldı içimde
Her vapur düdüğünde
Bir varmış bir yokmuş
Sen sağ ben selamet
Ara sıra çıkıyorsun karşıma
Mesela bugün gördüğüm çocuk
Sana benziyordu
Oysa kimse benzemez kimseye
Şimdi gölgen düşüyor üstüme
Yeşil bir akşam gölgesi
Ağaçların uzattığı
Serin ve hüzünlü...
O gölgede oturuyorum
l.
Bu bahar
İlkbaharın doğuşudur söylene söylene
Bir çocuk gülüşüdür filizlenen
Yüreğimde bir sevdanın sıcak izl
Biz o büyük aşkları, kavgaları yazdık
Dağlara, zindanlara, aç denizlere söylendik
Sen ise bir akşam vakti
Bir kahvede yalnız başına oturan adamın
İçini sessizce bir şiirle doldurdun.
Sen bir başka baharsın bende
Daha yanık daha hoyrat
Tenimin isyankar çocuğu
Gözlerin dağların özlemidir
Saçların firari bir nehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!