Cihan şümul olmak, ey deli gönül
Taravet çağında, ne güzel bir şey
Artık ondan sonra, bitsede ömür
Her an hatırlanmak, ne güzel bir şey
Kalemin yazmışsa, her gün okunup
Ben senin hasretinle
Mecbur muyum yanmaya
Seni sevdiğsem, beni
Ne hakkın var yormaya
Yoksa senin içinde
Hiç ağlama, can ciğerim boşuna
Zaman bitti, artık bizden iş geçti
Bu bir gerçek, gitmesede hoşuna
Ölümüne sevmek için, yaş geçti
Sen nazlıydın, ben havalı bir zaman
Sevdalı gönlümün, dermanı sendin
Terk edince sanki, murada erdin
Nerde kaldı sözün, nerde inancın
Seninle ölüme, giderim derdin
Beni bir tebessüm, bir merhabaya
Güneş kadar sıcağım
Ay kadar güzelim ol
Dalından ayrılıpta
Düşmeyen gazelim ol
Sar bünyemi bırakma
Ey sevgili bundan böyle sağ değil
Yücesine erişilmez dağ değil
Gün aşırı bülbül öten bağ değil
Gül görmemiş köy merası say beni
Dışlanınca çok saydığım ahiden
Öğle bir kale’ki, girmek imkansız
Gönül kapısında, kaldım amansız
Sazım feryad eder, duyup insafsız
Sur dışından, sur içine almıyor
Gök kubbe titriyor, intizarımdan
Komşunun çayırlarına
Girmiş elin inekleri
Taze taze kan emiyor
Yeni dünya sinekleri
Ortadoğu elden gitti
Unut gisin o’nu unutta anma
Divaneler gibi her şeye kanma
Aklını başına topla da yanma
Olmuyor o’nunla olmuyor işte
Budur deseler de sevmenin çağı
Allak pullak ettin beni giderken
Ellerimden tutup veda ederken
Canım neye yarar canım sen yokkan
O gün bu gün anlamsızlık var bende!
Güneş bile aynı yerden batmıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!