Yok olurken,kazma kürekle var ettiğimiz
Her karışını,kanlarımızla suladığımız
Kana doymuş bu toprakların,kana ihtiyacı
Varmı sanıyorsunuz
Elin oğlu uzayın nimetlerinden yararlanırken
Yürürken yollarda izledim seni
Her an takip edip gözledim seni
Gel artık sevdiğim özledim seni
Kara toprak beni alıncaya dek
Suçum nedir benim neden kaçarsın
Olmaz olsun, olmaz olsun varlığın
Zorluğunu, bilmiyorsun darlığın
Zevk, eğlence değil, hayat sandığın
Açlıktan kıvranıp, ölenler vardır
İnsanlıkmı, pay edinmek bebekten
Gönül bu, kondu mu çiçek üstüne
Kalkmayı bilmiyor arı misali
Ses seda çıkmasın, demez küstü ne
Değirmen taşıyla darı misali
Düşman kapısında pusu kursa da
Sıkıntım çok gönlüm darda
Gözlerim hep uzaklarda
Bu ortamda bu şartlarda
Keşke baba olmasaydım
Geçti ömrüm yürümekle
Gözlerimin çeşmesine avuç uzat içeceksen
Al eline orağını işte boynum biçeceksen
Ama, sakın bana gelme çektiğini görmek için
Sevda dolu yüreğimin yakasına ilişeceksen
Bil ki seyran yeri değil gül diyarı o meydanın
Geçmeyen günlere derdin çok uzun
Yanımda olunca gülerdi yüzün
Şimdi o yüzünde nedir o hüzün
Avucunun içi kınalı yarim
Gözlerinin nemi saklanır benden
Eğer medeniyet, görülen ise
Geleceği için, gülmesin kimse
Açlar diyarında, tok sevinirse
Medeniyet onun, cehalet benim olsun
Acımak hissini, unutturduysa
Bu seven gönlümü yabana atıp
Kurtlara, kuşlara yem etme beni
Artık hatıramsın diye bırakıp
Deli deli esen yel etme beni
Canım canım a canım yel etme beni
Vefasızın otağına
Giremedim yatağına
Bir insanın alçağına
Düşmek ne zormuş ne zormuş
Gününe gün uymayanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!