Gönül bu, kondu mu çiçek üstüne
Kalkmayı bilmiyor arı misali
Ses seda çıkmasın, demez küstü ne
Değirmen taşıyla darı misali
Düşman kapısında pusu kursa da
Gözlerimin çeşmesine avuç uzat içeceksen
Al eline orağını işte boynum biçeceksen
Ama, sakın bana gelme çektiğini görmek için
Sevda dolu yüreğimin yakasına ilişeceksen
Bil ki seyran yeri değil gül diyarı o meydanın
Geçmeyen günlere derdin çok uzun
Yanımda olunca gülerdi yüzün
Şimdi o yüzünde nedir o hüzün
Avucunun içi kınalı yarim
Gözlerinin nemi saklanır benden
Sıkıntım çok gönlüm darda
Gözlerim hep uzaklarda
Bu ortamda bu şartlarda
Keşke baba olmasaydım
Geçti ömrüm yürümekle
Eğer medeniyet, görülen ise
Geleceği için, gülmesin kimse
Açlar diyarında, tok sevinirse
Medeniyet onun, cehalet benim olsun
Acımak hissini, unutturduysa
Bu seven gönlümü yabana atıp
Kurtlara, kuşlara yem etme beni
Artık hatıramsın diye bırakıp
Deli deli esen yel etme beni
Canım canım a canım yel etme beni
Sende gördün bu bardağı
Taşıran o son damlaydı
Ne gözyaşı ne yağmurdu
Ne güneşti ne de ay dı
Ne ağlarsın deli gönül
Bu sevdanın akamadık suyuna
Hırpalandık acı çektik boyuna
El sözüyle adım adım oyuna
Ne gelirim nede sen gel bir daha
Bilemedik aşkımızın suçu ne
Cihan şümul olmak, ey deli gönül
Taravet çağında, ne güzel bir şey
Artık ondan sonra, bitsede ömür
Her an hatırlanmak, ne güzel bir şey
Kalemin yazmışsa, her gün okunup
Ben senin hasretinle
Mecbur muyum yanmaya
Seni sevdiğsem, beni
Ne hakkın var yormaya
Yoksa senin içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!