bazı geceler pencerenin önüne küçük bir parıltı konuyor
yeşile çalan yorgun biraz da kırılmış
dokunmuyorum
çünkü bazı şeyler dokununca büyüsünü değil yarasını bırakır insana
gözyaşın ben yaşında
korkuyorsun
uyanmak zor
ağladığını görmek
zor sesim titrer
görmezden gelip devam edeceğim
uzun zamandır
bana ait olmayan sonuçların
altında imzam var
bir taş yerinden oynasa
bir çocuk ateşlense
iki yabancı aynı kavşakta karşılaşsa
gecenin içinde ıslak bir diş
dişin içinde unutulmuş bir oda
odanın duvarlarında insan sıcaklığı
ama insan yok
yalnızca deri
yalnızca tırnak
seni yanlış organımla bekliyorum
göğsümün arkasında bir merdiven ekşiyor
basamaklarına bastıkça
yukarı biraz daha içime kaçıyor
senin olduğun kat
binadan çıkarılmış
dünyada artık kimse o dili konuşmuyor
sadece ben
onu da tam sayılmaz
bazı kelimeler önce eşyaları terk etti
sonra insanları
ekmek vardı
henüz sen yoksun
bu yüzden dünya seni yanlış hatırlıyor
bir yerde doğum tarihin silinmiş
bir yerde mezar taşın hazır
ikisi de aynı memurun masasından çıkmış olabilir
zaman böyle bir şey
önüme bir dosya koydular
iki yüz
bir soyadı
bir ülke
bir tarih
birkaç kalıtsal arıza
bu sabah pencerenin ağzında
boş bir sandalye vardı
oturmadım
çünkü bazı sandalyeler
insanın ağırlığını değil
kararını taşır
beden
insanın içine kapatıldığı
ıslak bir torba
dışarıdan bakınca
deri
içeriden bakınca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!