doktor yüzünü açmadı
gerek yokmuş
masadaki adam hakkında
yüzünden daha çok şey biliyorlardı zaten
boyu ölçüldü
kilosu yazıldı
Senin evin büyüktü anane
ama mutfak senden biraz küçüktü
duvarlarında yılların yemek buharı
fayans aralarında sararmış yağ
tezgahta un
soğan kabuğu
ilk başta küçük şeyleri sattım
üçüncü sınıftaki öğretmenimin yüzünü
eski bir otelin kokusunu
bir şarkının neden güzel geldiğini
hepsi beklediğimden az etti
ama yerleri boş kalmadı
bugün güneş çok güzel doğdu
perdelerin arasından içeri usulca girdi
sanki evin içinde kimse eksilmemiş gibi
masa örtüsü temizdi
bardakta su vardı
ekmek sıcaktı
gece indi
ben kalkmadım
üstümde bir ağırlık vardı
biri ölmemiş de
ölmeyi yarım bırakmış gibi
kimseye anlatmadım seni
bazı sabahlar
insan kendinden önce uyanır
bedeni
birkaç dakika sonra gelir
önce gözleri bulur odayı
sonra ağzı
bir masa ağlıyor,
üzerinde intihar notları
kağıt değil, deriyle yazılmış
ve mürekkep: içeriden sızan bir unutuluş
duvar soluyor
üstünde gözbebekleri var
bugün her şey yolunda gitti
gökyüzü kimseye kin tutmuyordu
bir çocuk kırmızı bisikletiyle geçti önümden
zili o kadar neşeli çaldı ki
sanki dünya gerçekten onarılmıştı
manav portakalları dışarı dizmişti
evin içinde bir kapı vardı
kimse o kapıyı kullanmazdı
önünden geçerken sesimizi alçaltırdık
sanki içeride uyuyan biri değil de
bizi rüyasında gören eski bir felaket vardı
perdeler gündüzü içeri almıştı
küçük gökyüzü
ve sana rağmen kocaman bir ay
yanağındaki gözyaşını kurutan bir yaz
inanmıyorum
kendim için yaşamak istiyorum
düşüncelerimde kaygı var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!