bazı sabahlar
insan kendinden önce uyanır
bedeni
birkaç dakika sonra gelir
önce gözleri bulur odayı
sonra ağzı
sonra elleri
en son
neden kalktığını hatırlar
o gün de böyleydi
şehir çoktan başlamıştı
birileri perdeleri açmış
ekmekleri dizmiş
kapıları kilitlemiş
bir yerlere varmanın
önemli olduğuna karar vermişti
o
buna geç kaldı
zaten uzun zamandır
her şeye biraz geç kalıyordu
çocukluğuna
annesinin sesine
ilk öpüşüne
hatta mutsuzluğuna bile
insan bazı şeyleri
yaşarken anlayamıyor
sonradan
avuçiçinde kalan izden tanıyor
öğlene doğru
bir adam ona
hayatın böyle olduğunu söyledi
çok sakindi
insanların en korkunç cümleleri
neden hep bu kadar sakin söylediğini düşündü
hayat
böyle
olmak
üç kelime
üçünün de içi boştu
masanın üzerinde bıraksan
rüzgar götürürdü
ama insanlar
onları ceplerinde taşıyordu
sonra çocuklarına veriyordu
akşamüstü
bir şey kırıldı içinde
ses çıkarmadı
önce bunu da
diğer kırılan şeyler gibi
saklayabileceğini düşündü
olmadı
öfkesi büyüdü
göğsünden boğazına
boğazından dişlerine çıktı
bir şeyleri parçalamak istedi
ama odada suçlu hiçbir eşya yoktu
duvarın ne kabahati vardı
sandalyenin
pencerenin
ellerine baktı
bileklerine kadar
kendisine aitti
sonrası konusunda
emin değildi
bir an
iki bileğinin arasından
bütün hayatının geçtiğini gördü
ince
sessiz
aceleci
tutmak istedi
avuçlarını kapattı
hiçbir şey kalmadı
işte o zaman
çok öfkelendi
çünkü insan
kaybettiği şeyi görebiliyorsa
onu geri alabileceğini sanıyor
gece olduğunda
öfke yoruldu
her şey yorulur
nefret bile
pencereyi açtı
aşağıda
tanımadığı insanlar vardı
kimisi eve dönüyor
kimisi birinden kaçıyor
kimisi sadece yürüyordu
hangisinin özgür olduğunu
anlayamadı
belki de özgürlük
uzaktan belli olan bir şey değildi
belki kimsenin
alkışlamadığı bir vazgeçişti
bir daha aynı cümleyi
kurmamaya karar vermek gibi
bir daha
kendini açıklamamak gibi
ya da yıllardır kapalı duran
bir kapının önünden geçerken
bu kez
kapıyı açmayı
hiç istememek gibi
ellerini pencerenin dışına çıkardı
gece
avuçiçlerine dokundu
çizgileri hala oradaydı
eskiden
orada bir gelecek arardı
şimdi bakmadı
ölüm de oradaydı belki
ama artık ona
bu kadar büyük bir anlam vermek istemedi
çünkü bazı kelimeler
insanın üzerinde gereğinden fazla yaşar
sonra bir gün
onları söylemezsin
ve küçülürler
ölüm
hayat
başarı
yarın
hepsi
birer kelime kadar kaldı
sabah olduğunda
hiçbir şey değişmemişti
şehir yine aynı şehirdi
insanlar yine
bir yerlere gidiyordu
gökyüzü
kimseye özel değildi
o da çıktı
yürüdü
nereye gittiğini bilmiyordu
eskiden bu
onu korkuturdu
şimdi
ilk kez
bir yere varmamakla
kaybolmak arasındaki farkı anladı
ve yürüdü
elleri ceplerinde
bilekleri açıkta
hiçbir şeyi yenmemişti
ama artık
hiçbir şeyin
onu kazanmasına da
izin vermiyordu
Kayıt Tarihi : 15.09.2026 02:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!