Sabah erkenden gelirsin derse,
Günaydın dersin herkese.
Başlarsın derse,sokarsın bizi strese,
Anlat,fakat uyandırma bizi be hocam.
Pencere dibi serindir,
Ruhumda beyaz bir gülüştür papatya.
Damarlarımda bir akıştır papatya.
Beyaz gelinlikler içinde, konuşur
Sabah yeliyle, sır vermeden papatya.
İlkbaharın gülen yüzüdür papatya.
Yıkılmış koca gökdelen
Park yapılmış yerine
Görünür belki uzaydan…
Serin bir meltem esiyor denizden
Hafif hafif sallanıyor ağaçlar,
Yemyeşil çimenler…
Netekim öldü evren;
Fakat yaşıyor hâlâ koyduğu yasa.
İştirak etmeyecekmiş kimse cenazesine,
Ne tasa…
Netekim,
Düzenleyecektir kendisine bir tören
Ne Mecnun Leyla'yı sever,
Ne Kerem Aslı'ya yanar;
Ne de Âdem Havva'yı sever,
Benim seni sevdiğim kadar.
Sevdim ben adam gibi seni,
Ölüm hörgüçlü bir kara deve
Vakti gelince çöker her eve
Dün geçti,takılıp kalma düne
Bu güne bak, sadece bu güne.
Hiç belli değildir,yarın var mı?
Gençliğine de güvenme,sakın
Bu dünyadan göçen bir daha gelmeyecek.
Ölümsüzlük iksiri aradılar asırlarca,
Ölümdür ölümsüzlük iksiri,
İçen bir daha ölmeyecek.
Verdi Allah insanlara şeref ve şan,
Lütfedip üstün kıldı hayvandan.
Yaşarsa eğer yaratılışına uygun,
Meleklerden de üstün olabilir insan.
Gündüzde ve zifiri karanlık gecede,
Yükseldi dağlar gibi köpüklü dalgaların,
Ne varsa çekti içine azgın halkaların.
Ey deniz! Nedir bu öfke,bu nefret,bu kin?
Cehennem gibi fokur fokur kaynadı için.
Benim gibi haksızlığa mı uğradın,ne var?
Kömür gözlerini sevdiğim dilber
Senle konuştuğumu görenler var
O güzeli “sevme, bırak” diyorlar,
Sevmem için sayısız nedenler var.
Temmuz güneşi gibi yaktın beni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!