Ağaçların damarlarında dolaşır hâlâ kanım,
Ruhumun gözünden fışkıran nehirdir canım.
Çocukluğumda boyumu ölçtüğüm o kapı,
Güçlükle duruyor ayakta o eski yapı.
Taş kalpli dumanlı dağlar hatırladı beni,
Gecenin ikinci yarısında
Kervan yola düzülür.
Önde büyükler ve atlar,
Arkada küçükler ve eşekler…
Baykuş sesleri yankılanır dağlarda
Ürperir içimiz…
İlkbaharın ardından bütün sıcaklığı ile geldi yaz,
Gitti soğuklar; yağmur,kar,tipi,ayaz...
Çekiyorum üstüme yorgan gibi göğün maviliğini,
Hayal ediyorum bütün dostlarımı,sevdiklerimi.
Mehtap durgun suya yansıtırken aksini,
Büyülü ve mehtaplı bir gecede,
Buluşalım yıldızların altında.
Adının yazıldığı üç hecede,
Konuşalım yıldızların altında.
Şiirsel büyüyle düşelim yola,
Âşık oldun mu senin olmayacak birine bile bile?
Göz yaşların yağmurun göz yaşlarına karıştı mı hiç?
Yıldızların altında mehtapla dertleştin mi,
Gözlerin hayalinle yarıştı mı hiç?
Bakıyorum umutsuzca hayalimdeki kara gözlerine,
Yürüyorum karanlık bir sokak ortasında,
Sevgisiz hayat,
Edepsiz edebiyat
Gibidir…İkisi de yavandır.
Tat alabilmek için hayattan ve edebiyattan
İçlerine birer tutam sevgi katmak gerekir.
Çok seviyorum seni.
sevmek suç mu?
Bir yâr sevenin gözü tok da
Yâr üstüne yâr sevenin
Gözü aç mı?
Sigara içersen inan
Keyif verir belki bir an
Belki sen duymazsın ama
Hüngür hüngür ağlar anan.
Parasını eller alır
Bir astınız,
Bir daha asamayacaksınız.
Bir zehirlediniz,
Bir daha zehirleyemeyeceksiniz.
Bir kovdunuz,
Bir daha kovamayacaksınız.
Senin dışında varsın kopsun fırtına,yağsın yağmur;
Eğer senin gönül bahçende ilkbahar ise mevsim,
Ne çiçeklerin solar ne de dökülür yaprakların.
Batmaz güneşin,doldurur içini her zaman bir nûr.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!