Yeniden doğururken ağaçlar kendini her bahar,
Biraz daha soldurur rengini her mevsim insanlar.
Bırakın da kutlasın ağaçlar doğum günlerini,
Rengi solan insan için bunda sevinecek ne var?
Tükendi, tükenmez sanılan o bulunmaz hazine,
Gözden kalbe,kalpten göze bir yol vardır
Aktın gözümden kalbime yıldız gibi
Geçtin çok hassas incecik, bu dar yoldan
Girdin kalbime deldin çuvaldız gibi.
Çizdim kalbime bak kalbinin resmini
Erkenden kalkarım,kış mevsimi seherde,
Aralarım perdemi,açarım penceremi.
Köyümü görürüm tam karşımda,
Mavi ile beyazın birleştiği yerde.
Bugün kalkıyorum yine erkenden,
Çıkarabilmek için bir avuç kömür,
Eşittir bir avuç kömüre bir ömür.
O gün bulutlandı güneşin yüzü,
Ağlamaklı oldu bulutların gözü.
Kan düştü kömürün karasına,
Sabah vakti bir kızıllık var seherde,
Bir telaş,bir hazırlık var her yerde.
Doğunca güneş ufuktan,
Kalkar gözlerden perde...
Doğunca güneş hareketlenir böcekler,
“Kimimiz Ahmet Bey,
Kimimiz Ahmet Efendi;
Ya Ahmet Ağayla Ahmet Beyefendi? ”
Demiş Orhan Veli.
Ahmetlerle Mehmetler birlikte anılır hep.
Anlamadım.
Mevsim ilkbahar…
Gece yağmur yağıyor,
Gündüz güneş doğuyor.
Elimde bardak,
Çay içiyorum balkonda
Tavşan kanı…
Atlar geçiyor boynu köpüklü
Ağaçların köklerine karanlık taşıyor
Kara karıncalar sürü sürü…
Sarkmış ağaçların dallarından meyveler,
Çekilmiş suları, kuru kuru…
Saklanmış yüzün bulutların arkasına…
Zaman içinde yoktadır an
Zaman içinde bir noktadır an
İşte bu anın içindedir insan
Bu anın içindedir hayat,
Bu anın içindedir doğum,
Bu anın içindedir ölüm,
Yanar Benim yüreğim nârın közünde,
Aşkı ararım ben hep yârin yüzünde.
Aşk yüreğime çakılmış bir çividir,
Arama boşuna şikârın gözünde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!