Bir yaz geçti şimdi buradan,
Güneş yüklü,
Beyaz önlüklü...
Bir yaz geçti şimdi buradan
Mor dağları yakarak...
Ey güzel! bağışla bana güzel ismini,
Çizdim kalbime sevgiyle kalbinin resmini.
Baldan daha tatlı geldi bana şirin sözlerin,
Hangi dünyaya baksam orada gözlerin.
Bir güneş gibi doğdun yüzüme,
Neden düşelim bu cihanda kıskaca?
Sarılmadık ki bu dünyaya sıkıca
Ömrümüzü eğitime verip ettik canımızı feda.
İstedik ki kalsın şu cihanda bizden hoş bir sada
Neden olsun hayatımız ziyan?
Hamdolsun yetiştirdik binlerce fidan…
Ben acılarla beslenen pınardan su içtim,
Gülleri solmuş kuru bir diken seçtim,
Eğildim, büküldüm,iğne deliğinden geçtim.
Hep isyana sürükledi beni sözlerin,
Sanki yüreğinin rengiydi kara gözlerin.
Dışarıdan görenler"ne sakin adam"diyorlar,
Fakat içimde hiç bitmiyor şiddetli savaşlar.
İyilerle kötüler birbirlerini yiyorlar,
Onun için kanlı akıyor gözlerimden yaşlar.
Yüzüstü çok süründüm,
Veda etmek istiyorum bu yüklere...
Allah'ım tut elimden;
Kaldır beni göklere!
Yoktur kimsenin kimseye saygısı,
Alışverişte herkesin kaygısı,
Ayıplı mal,aldatılmak korkusu.
Kalmadı kimsenin güven duygusu.
Koymuşlar teraziyi iki gözlü,
Bu gece ne kadar hoş,
Yıldızlar parlak...
Derdimin yangını sardı gölgeni.
Güller açar geçtiğin yollarda;
Güller...İri güller...Artık aşk acısını damıtır.
Sürükledi ırmak söğüt dallarını.
Kapalı çarşı”kapalı kutu”değil artık.
Sadece üstü kapalı; önden,yandan açık…
Dolanıyorum kapalı çarşı içinde
Deniz kızları geçiyor açık saçık
Esnaftan baziları şen şakrak
Bazılarının elindeki sigara uyukluyor,
Ey idareci!
Alıp eline bir ok ile bir yay,
Öğrenci üzerinden öğretmeni oklamak kolay…
Yetiyorsa eğer gücün,
Güveniyorsan bilgine,
Çık öğrencinin karşısına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!