Vicdanın Hükmü
İnsanın en büyük hapishanesi vicdanıdır.
Duvarları taştan değildir ama hiçbir taş bu kadar ağır değildir.
Kapıları kilitli değildir ama hiçbir anahtar onu açamaz.
Gardiyanı başkası değildir; insanın kendi gözleri, kendi susuşlarıdır.
Viski Kadehinde bir isyan
Şimdi ben,
Yalnızlığımı bir viski kadehine adıyorum,
Dudaklarımda bir isyan,
Kalbimde paramparça bir sessizlik var.
“Yabancı Işıkların Altında Kaybettim”
Yabancı bir kentin ışıklarında,
Beklerken…
Kaybettim seni.
Yakanızda Kalan
Sahte tebessümlerinizin ardında gizlenen bıçağın sesi hâlâ kulaklarımda,
Dostluk diye sunduğunuz kelimeler, ihanetin en ince ilmeğiyle dokunmuştu.
Bir masada paylaştığım lokmanın helalliği kadar temizdi kalbim,
Ama siz o lokmayı çiğnerken bile, kalbimi boğmaya çalıştınız.
Yalanın Depremiyle Göçtüm İçimden
Sen gittiğinde...
Ben kalmadım.
Sadece aynalarda
benden kalan kırık yankılar vardı,
Bir insan var,
sessizlikten örülmüş duvarların ardında saklanan,
kelimeleri yetersiz kalan,
ama yüreğiyle fırtınalar koparan bir adam.
O adamın yalnızlığı,
Yalnızlığın Kıyısında Sonsuz Bir Gölge
Beni tanıyan herkes,
Bir zamanlar gülümsediğimi söylese de,
O gülüşlerin ardında derin bir sessizlik vardı,
Bir boşluk, bir nehir gibi akıp giden.
Yalvarıyorum: Artık Yeter
Ben bugüne gelene dek,
kaç gece sustum duvarlara,
kaç gündüz, kendi gölgeme yabancı kaldım…
Yapbozun Son Parçasi
Ben bu gece uyumadım.
Uykum gelmedi
çünkü içimde dolaşan cümleler
sadece kelime değildi,
Yarım Kalan Hayallerin Kadını
Bir kız çocuğuydum ben,
yenilgiyle başlamıştı çocukluğum,
babasız büyüdüm,
hatırlamadığım yüzün ardında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!